X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bebeğinizin gözleri sürekli yaşarıyorsa dikkat!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bebeğinizin gözleri sürekli yaşarıyorsa dikkat!

  • Giriş Tarihi: 23.9.2014 15:36

Özellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinen ve tedavi edilmediğinde körlüğe kadar uzanan sonuçları olan glokom hastalığı bebeklerde de görülebiliyor. Akraba evliliği yapan ailelerde daha sık görülen hastalık ile başa çıkmanın en önemli adımı ise erken teşhis.

Bebeğinizin gözü olduğundan daha büyük ve sürekli yaşarıyorsa, vakit kaybetmeden mutlaka bir doktor kontrolünden geçmesi gerekir diyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, bebeklerde görülen glokom hastalığı ile ilgili şu bilgileri verdi:

Glokom ya da halk arasında tam olarak doğruyu yansıtmamakla birlikte bilinen ismi ile "göz tansiyonu ya da karasu " hastalığı, görme sinirinde sebebi tam olarak bilinmeyen bir nedenden dolayı sürekli bir şekilde hasarlanmaya ve tedavi edilmediği takdirde de zaman içerisinde görme alanında yaygın kayıp sonucu körlüğe neden olabilen birçok değişik tipte hastalık için ortak olarak kullanılan bir terimdir. Glokom adı altında toplanan tüm hastalıklarda ortak bulgu görme alanında kayıp ve körlük gelişimidir.

Genellikle 40 yaş üzerinde daha sıklıkla görülen glokom hastalığı, yeni doğan ve 2 yaş altı çocuk yaş grubunda da görülebiliyor. Bunlara "konjenital glokom" adı verilir.

AKRABA EVLİLİKLERİNDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Bebeklerde glokomun görülme sıklığı çok nadirdir. Yaklaşık 10 bin canlı doğumdan birinde konjenital glokom izlenmektedir. Ancak bazı etnik gruplarda konjenital glokom daha sık olarak izlenmektedir. Bu nedenle konjenital glokomun ortaya çıkmasında akraba olan kişilerarası evlilikler ve genetik faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir.

AİLEDE ÖNCEDEN GÖRÜLDÜYSE MUTLAKA KONTROLE

Glokom tedavi edilmediği takdirde körlükle sonuçlanan bir hastalıktır. Glokom hastalığında yitirilen görme fonksiyonunu geriye kazanmak maalesef mümkün değildir. Bu nedenle tanı konulduğu andan itibaren tedavinin amacı geriye kalan görme potansiyelini korumaya yöneliktir.

Akraba evliliği yapan çiftler bebek sahibi olduklarında mutlaka en erken dönemde bebeklerini göz hekimlerine kontrole getirmelidirler. Özellikle ailede glokom hastalığı varsa ya da yakınları arasında glokomlu bebek mevcut ise bu konuda daha titiz davranmalıdırlar. Ülkemizde yapılan çalışmalarda konjenital glokom ile ilişkili bazı genler tanımlanmıştır. Bu nedenle doğum öncesi genetik tanı yöntemlerinden de yararlanmak mümkündür.

GÖZLERİ SÜREKLİ YAŞARIYORSA DİKKAT

•Glokom hastalığında erken tanı çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle anne babaların yeni doğan bebeklerinin davranışlarını iyi gözlemlemeleri gerekiyor.
•Bebeğin gözünün olağandan daha büyük olması (buftalmus),
•Işıktan bebeğin çok rahatsız olması ve gözlerini ışıktan sakınması,
•Gözyaşı salgısında artış ve yaşarma şikayetlerinin olması olası bir hastalığa işaret ediyor olabilir.
•Bu bulgular mevcut ise göz hekimleri bebeği genel anestezi altında muayene eder. Bu sırada göz içi basıncı ölçülür, kornea çapları ölçülerek göz boyutlarında artış somut olarak ortaya konur ve eğer kornea bulanıklığı engel teşkil etmez ise, optik sinir ve göz açı bölgesi muayenesi yapılarak tanı konulur.

SÜREKLİ TAKİP GEREKİR

Bebeklerde görülen glokomun tedavisinde tek seçenek cerrahi yöntemlerdir. İlaç ve lazer tedavilerinin pek başarı şansı yoktur. Ameliyat sonrası göz içi basıncı düşürüldüğü takdirde hastalık kontrol altına alınmış olur. Ancak bu hastaların yaşam boyunca glokom uzmanlarınca takip edilmesi ve göz içi basıncı yükseldiği takdirde ek ilaç, lazer girişimleri ya da yeni bir cerrahi yöntem kullanmak suretiyle glokom hastalığını kontrol altına alması gerekmektedir.

GLOKOMLU ÇOCUK KORUYUCU GÖZLÜK KULLANABİLİR

Glokom hastalığı olan ve bu nedenle cerrahi müdahale uygulanmış çocukların tüm yaşamları boyunca bir glokom uzmanı tarafından hastalıkları takip edilmelidir. Eğer hastalık nedeniyle ciddi görme kaybı gelişmiş ise geride kalmış görme rezervinden en yüksek derecede yararlanması için az görenlere yardım ve görme rehabilitasyonu açısından uzmanlaşmış kurumlardan yardım alınmalıdır. Bunun yanı sıra çocuklar göz bölgelerine ek travma olmaması açısından ebeveynleri tarafından dikkatlice yetiştirilmelidirler. Mevcut görme fonksiyonunu riske sokacak her türlü travma ya da girişimden kaçınılması uygun olacaktır. Bu amaç ile koruyucu gözlüklerden yararlanmak yerinde olacaktır.