X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erken tedavi ile Alzheimer'dan korunmak mümkün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Erken tedavi ile Alzheimer'dan korunmak mümkün

  • Giriş Tarihi: 23.9.2014 14:59

Alzheimer, çağımızın en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. En belirgin özelliği unutkanlık olan bu hastalıkta erken tanı ve teşhis oldukça önem taşıyor. Böylece hastalığın seyri yavaşlatılarak, semptomlar azaltılabiliyor. Ancak her unutkanlığın Alzheimer ile karıştırılmaması gerekiyor.

Central Hospital'dan Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Gamze Eroğlu Arığ, 18-24 Eylül Alzheimer Haftası dolayısıyla, hastalık hakkında merak edilenleri ve yapılması gerekenleri anlattı.

Halk arasında bunama olarak bilinen demans, yaşla birlikte beyin işlevlerinde ilerleyici kayıplarla seyreden hastalıklara verilen genel bir isimdir. En sık karşılaşılan çeşidi ise Alzheimer hastalığıdır. Alzheimer; yaş ilerledikçe unutkanlıkla birlikte ortaya çıkabilen, genetik yatkınlığın da olduğu, geri dönüşümü olmayan ve gün geçtikçe ilerleyen ciddi bir hastalıktır.

65 YAŞ VE ÜZERİ HASTALAR RİSK ALTINDA

Alzheimer olan bir hastanın hafıza ve konuşma gibi durumlarında belirgin sorunlar yaşanır. Bu kişiler ne yazık ki günlük yaşamlarında yapmaları gereken birçok işlevi düzgün olarak yerine getiremezler. Hastalık genellikle 65 yaş ve üzeri kişilerde görülür ve cinsiyet farkı yoktur. Ancak erkeklere nazaran kadınlarda daha sık görüldüğü de saptanmıştır. Alzheimer ayrıca nadiren de olsa 40-50 yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Alzheimer'ın en belirgin özelliği unutkanlıktır. Ayrıca günlük yaşam aktivitelerinde zorlanma, karar verme mekanizmalarında bozulma, kelime bulmada güçlük çekme, hesap yapma ve yol bulmada zorluk, davranış ve duygu-durum değişiklikleri ve özellikle yeni bilgileri öğrenme güçlüğü diğer önemli belirtileridir.

ALZHEİMER HASTALARININ SAYISINDA ARTIŞ YAŞANIYOR

Günümüzde tüm dünyada yaşlı nüfusun artmasına paralel olarak Alzheimer hastalarının sayısında da belirgin artış olduğu biliniyor. Çünkü hastalık ile ilgili en önemli risk faktörü yaştır ve yaşlanma kaçınılmaz bir durumdur. Yine de bu yaşlanan her insanda Alzheimer hastalığının gelişeceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Normal yaşlanma sürecinde beyinde bazı yapısal değişiklikler olması normaldir. Ancak Alzheimer hastalarındaki hücre düzeyinde normalden farklı bir yıkım süreci yaşanır. Bu duruma neyin sebep olduğu henüz tam olarak bilinememektedir. Ayrıca;

•Yaş
•Genetik yatkınlık
•Depresyon öyküsü
•Damar sertliği riski oluşturan hastalıkların varlığı (yüksek tansiyon ve kolesterol)
•Düşük eğitim düzeyi

Düzenli egzersiz yapan kişilerde unutkanlık ve demansın gelişme riski daha düşüktür. Ayrıca bulmaca veya sudoku çözmek, scrable gibi strateji gerektiren oyunları oynamak hafızanın güçlenmesinde büyük rol oynar. Ayrıca müzik aleti çalmak, düzenli kitap-gazete okumak, yabancı dil öğrenmek, sosyal ilişkilerde bulunmak ve aktif olmak zihnin canlı kalmasına yardımcı olur.

ERKEN TANI VE TEDAVİ YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRABİLİR

Alzheimer hastalığı; erken, orta ve ileri evre olmak üzere 3 süreçten geçer. Erken evre bulguları genellikle ihmal edilebilecek kadar hafif olabilir. Oysa bu dönemlerde farkındalık ve erken tedaviye başlamak hastalık sürecini yavaşlatabilir. Böylece bazı semptomların şiddeti azaltılarak yaşam kalitesine katkı sağlanabilir. Bu durum hastaya bakım veren kişiler açısından da çok önemlidir.

Alzheimer hastalığı tanısında en önemli adım klinik değerlendirmedir. Çünkü hastalığı belirleyen tek bir test yoktur. Bu sebeple nörolojik muayene, kan biyokimya testleri ve beyin görüntüleme nöropsikolojik testler bir arada değerlendirilmelidir. Hastalığa ilişkin öykü, hasta yakınlarının gözlem ve saptamaları, sürecin ilerleyici özelliklerinde oldukça önemlidir.

TEDAVİ HASTALIĞI TAMAMEN YOK ETMEZ

Alzheimer hastalığının kesin tedavisi henüz mümkün değildir ve yapılan tedavi hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz. Tedavide kullanılan ilaçlar hastalığın sürecini yavaşlatmaya ve semptomları azaltmaya yöneliktir. Buradaki amaç Alzheimer hastasının yaşam kalitesini artırmaktır. Ayrıca bakım sürecinde ortaya çıkan güçlüklerle baş etme konusunda aileye verilecek destek, hastanın psikiyatrik sorunları, uyku, beslenme ve olası enfeksiyonlarına yönelik tedaviler de en az demans açısından uygulanacak ilaç tedavileri kadar önemlidir.

Hasta yakınlarının bu süreçte Alzheimer olan kişiye destek olarak, cesaret ve güven duygusunu aşılaması gerekir. Tedavide hastanın yanında olmak ve onun hislerini paylaşmak çok önemlidir. Alzheimer hastaları yapacakları günlük işleri kağıda not alabilirler. Aynı durum eşyaların yerini bulmak için de geçerlidir. Ancak araba sürmeleri tehlikeli olduğundan, hastaya eşlik eden birinin bulunması şarttır. Hastanın Alzheimer olmadan önce yaptığı hobilere devam etmesi de tedavide fayda sağlayabilir. Ancak çalışma hayatının bırakılması gerekir.

YEME PROBLEMLERİ GÖRÜLEBİLİR

Bazı hastalarda yeme problemleri görülebilir. Böyle bir durumda hastaya sakin bir ortam hazırlanmalı, porsiyonların küçük ve tabaktaki yiyecek çeşitlerinin az olmasına özen gösterilmelidir. Eğer hasta tabaktan yemek yerken zorlanıyorsa elle yiyebileceği gıdalar verilebilir. Sıvı gıdalar içilirken sorun yaşanıyorsa da pipet veya kapaklı fincanlar kullanılabilir.

HER UNUTKANLIK ALZHEİMER DEĞİL!

Alzheimer hastalığı, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biridir. Unutkanlığın pek çok farklı sebebi olabileceği gibi her unutkanlığa Alzheimer hastalığı demek doğru değildir. Ancak yaşla birlikte ilerleyici özellik gösteren unutkan hastaların yakından takip edilmesi gerekir. Bu anlamda hasta yakınları ve hekimi arasındaki işbirliği, sinsi başlangıç gösteren erken evre bulgularının gözden kaçırılmaması ve erken tedaviye başlanması ile hastalık sürecini yavaşlatmak büyük önem taşımaktadır.