X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tek ameliyatla 6 önemli soruna çözüm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tek ameliyatla 6 önemli soruna çözüm

  • Giriş Tarihi: 13.10.2014
Tek ameliyatla 6 önemli soruna çözüm
Tek ameliyatla 6 önemli soruna çözüm

Metabolik cerrahi ameliyatı ile sadece fazla kilolardan kurtulmuyorsunuz. Bu ameliyat; yüksek şeker, tansiyon, kolesterol, gut ve uyku apnesine de şifa oluyor

Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı, Metabolik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Alper Çelik, 'şeker ameliyatı' olarak bilinen ve Tip 2 diyabetin yanı sıra buna eşlik eden yüksek tansiyon, kolesterol, trigliserid, kilo fazlalığı ve uyku apnesi gibi sorunlara kalıcı çözüm sunan metabolik cerrahi ameliyatlarını anlattı...

Metabolik cerrahi nedir?
Metabolik cerrahi, metabolik sendromun cerrahi tedavisidir. Yaptığımız ameliyatlar ülkemizde 'diyabet ameliyatı' ya da 'şeker ameliyatı' olarak da biliniyor. Metabolik sendromu; basitçe kilo problemleri, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol ve diğer kan yağlarının normalden yüksek olması ile seyreden bir tablo olarak özetlemek mümkün. Aslında Tip 2 diyabet metabolik sendromun bileşenlerinden sadece bir tanesi. Bizim yaptığımız ameliyatlar Tip 2 diyabetin yanı sıra eşlik eden yüksek tansiyon, kolesterol, trigliserid, kilo fazlalığı ve uyku apnesi gibi sorunlara da uzun vadeli ve kalıcı çözümler sunmaktadır. Metabolik cerrahi uygulamaları ile obezite de tedavi edilmektedir. Bu yüzden yaptığımız ameliyatlar obezite ameliyatlarıyla karıştırılıyor. Ne yazık ki meslektaşlarımız bile bu ameliyatları, teknik detaylarını ve etki mekanizmasını bilmeden obezite ameliyatı olarak gösterdi. Fakat bu ameliyatlar vücut kitle indeksi 35'in altındaki hastalara da uygulanabilmesiyle obezite cerrahisinden ayrılıyor. Bizim yaptığımız ameliyat hem insülin direncine neden olan kısır döngüyü ortadan kaldırıyor, hem de yanlış işleyen hormonal trafiği düzeltiyor.

OBEZİTE CERRAHİSİNDEN FARKLI!

Obezite cerrahisiyle farkı nedir, bunu kilolardan kurtulma amaçlı bir operasyondan ayıran özellikler nelerdir?
Obezite cerrahisi ya da bariatrik cerrahi, adından da anlaşılacağı üzere kilo problemini çözmek amacıyla ortaya konmuş bir antitedir. Ya midede ciddi bir hacim kısıtlaması yapılır ya da ince bağırsakların önemli bir bölümü sindirimin dışında kalacak şekilde 'bypass' edilir. Metabolik cerrahinin temel hedefi ise metabolik sendrom bileşenleri ve özellikle Tip 2 diyabeti, çok ciddi kilo problemi olmayan bireylerde tedavi etmektir. Burada temel etken ince bağırsak bypass'ı değil, ince bağırsakların başı ve sonu arasında yapılan bir yer değiştirme işlemidir. İnce bağırsaklarımızın son bölümüne 'ileum' adı verilmektedir. Bu yüzden ameliyatın tıp literatüründeki adı 'İleal interpozisyon' olarak bilinmektedir.

Metabolik cerrahi ameliyatıyla Tip 2 diyabetin yanı sıra hangi sağlık sorunları çözüme kavuşuyor?
Hipertansiyon:
Bağırsaklardan tuz geri emilimi azalacak ve kilo kaybının da etkisiyle hastaların yüzde 95'lik kısmında tansiyon değerleri normal sınırlara dönmüş olacaktır.
Kolesterol:
Safra ve pankreas enzimlerinin trafiği ve bağırsakların yağ tutma kapasitesi değiştiği için hastaların yaklaşık yüzde 94'lük kısmında ilaçsız normal kolesterol ve trigliserit düzeyleri ortaya çıkmaktadır.
Uyku apnesi:
Hem kalıcı kilo kontrolü, hem de hücre dışı sıvı yükünün azalması sonucu uyku apnesi hastalarının tamamına yakınında uyku apnesi düzelir. Zaten uyku apnesinde sorun metabolik ise çözüm de metabolik cerrahi olmalıdır.
Gut:
Gut hastalığı bir protein metabolizması aşırı yüklenmesi tablosudur. Kanda bu metabolizmanın son ürünü olan ürik asit seviyelerinin artması ile kendini belli eder. Ameliyattan sonraki ilk üç aylık dönemde cerrahi uygulamanın etkisiyle de ürik asit seviyeleri yükselir. Üçüncü aydan itibaren düşmeye başlar ve altıncı aydan itibaren hastaların tamamına yakınında et ve et ürünleri tüketmeye devam etmelerine rağmen ilaçsız normal ürik asit seviyelerine ulaşmak mümkün olur.

HASTALARIMIZIN YÜZDE 55'İ ERKEK YÜZDE 45'İ KADIN
Hangi sosyal statüdeki insanlar bu ameliyatı tercih ediyor?
Her sosyal statüden hastamız var. Hastalar için öncelik, bu hastalıktan kurtulmak. Bize ameliyat olmak için gelen hastalar içerisinde ev hanımları, çiftçiler, devlet memurları, üst düzey bürokratlar, başarılı işadamları var. Hastalarımızın yaklaşık yüzde 55'i erkek, yüzde 45'i kadın.
Ameliyat edeceğiniz kişilerde en düşük ve en yüksek yaş sınırı var mı?
Teorik olarak yaş sınırımız 18- 65 yaş arası. 65 yaş üstü hastaları da ameliyat ediyoruz ama çok daha seçici davranıyoruz. Burada önemli kriter, hastanın dinç olup olmadığı. 79 yaşındaki bir Aydın efesini ameliyat ettik ve şu anda problemsiz bir şekilde yaşamını sürdürüyor.