X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tanı almış hastaların yüzde 30'u epilepsi değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tanı almış hastaların yüzde 30'u epilepsi değil

  • Giriş Tarihi: 9.11.2014 15:23
Tanı almış hastaların yüzde 30'u epilepsi değil
Tanı almış hastaların yüzde 30'u epilepsi değil

Her 20 kişiden birinde yaşam boyunca bir kez epilepsi nöbet görülebildiği, tanı almış hastaların yaklaşık yüzde 30'unun epilepsi olmadığı belirtildi.

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Erdoğan, epileptik nöbetin beyindeki hücrelerin kontrol edilemeyen, ani, aşırı ve anormal deşarjlarına bağlı olarak ortaya çıkan bir durum olduğunu ifade etti.

Epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlı olduğuna işaret eden Erdoğan,'' Beyin, insan vücudunun ana kumanda merkezi gibidir. Beyin hücreleri arasındaki uyumlu çalışma, elektriksel sinyallerle sağlanır. Nöbetin nedeni, bir tür beklenmeyen elektriksel uyarı olarak düşünülebilir. Yani epileptik nöbet beynin kuvvetli ve ani elektriksel boşalımı sonucu oluşan kısa süreli ve geçici bir durumdur'' görüşüne yer verdi.

YILDA 30 BİN KİŞİ EPİLEPSİ OLUYOR

Epilepsinin, dünyanın her bölgesinde, erkek ve kadında, her türlü ırkta ve yaklaşık 100 kişide bir oranında görülebilen bir hastalık olduğunu bildiren Erdoğan, Türkiye'de yıllık eklenen hasta oranının 100 binde 45 civarında olduğunu, yani yıllık 30 bin kişinin epilepsili hasta grubuna eklendiğini ifade etti.

Yaklaşık 20 kişiden birinde yaşam boyunca bir kez nöbet görülebileceğine dikkati çeken Erdoğan, ''Bu kişilerde daha sonra nöbet tekrarlamayabilir. Epilepsi tanısı almış olan hastaların yaklaşık yüzde 30'u epilepsi hastası değildir ve antiepileptik ilaç kullanmalarına gerek yoktur'' dedi.

Erdoğan, zaman zaman epilepsi ile ''bayılma ya da göz kararması, sebebi bilinmeyen ataklar, konfüzyon ve halüsinasyon ya da psikolojik problemlerle olan bayılmalar''ın karıştırabildiğini söyledi.

Son yıllarda içerisinde epilepsi cerrahisi uygulayan epilepsi merkezlerinin sayısının belirgin derecede arttığını belirten Erdoğan, EEG/video incelemeleri, MR görüntüleme, PET ve SPECT gibi teknolojideki gelişmelerin, epileptojenik alanın daha kesin tanımlanması ve cerrahi adayların daha iyi belirlenmesinde önemli katkıları olduğunu söyledi.

VİDEO EEG TESTİ İLE NÖBET TÜRÜ BELİRLENEBİLİYOR

Video EEG Monitorizasyon testi ile nöbet türünün belirlenebildiğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

''Test, hastanın epilepsi nöbeti mi yoksa psikolojik ya da epilepsi dışı farklı bir nöbet mi geçirdiğini belirlemektir. Epileptik nöbet ise nöbet tipi ve beynin hangi bölgesinden kaynaklandığını ortaya koymak, bu şekilde tedavi planlaması yapılabilmektedir.

Testin yapılmasında amaç; hastanın nöbetini kaydetmek olduğundan, ilaçlarla sık nöbet geçirmeyen hastalarda, hastanın epilepsi ilaçları kesilebilir. Hastane ortamında yapılmasının sebebi hastanın nöbet geçirdiğinde güvende olmasını sağlamaktır.''

EEG elektrotlarının da epilepsi hastalığının tanısı ve diğer benzer hastalıklardan ayrımı içinde kullanıldığını belirten Erdoğan, ''İlaca dirençli epilepsi hastalarındaki kaydın tutulması ile hastanın epileptik nöbetlerinin beynin neresinden kaynaklandığının ortaya konulur ve bu bölgenin tetkiklerinde bir anormallik ortaya konulabilirse hasta epilepsi hastalığından tam kurtarmayı sağlayan epilepsi cerrahisine aday olabilir'' şeklinde konuştu.