Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Giriş Tarihi: 10.3.2015 15:55
Panik atağa ne iyi gelir?

, yaşantımızda asıl anlamda istemediğimiz bir olayla karşılaşıp onu tüm hayatımıza mal ederek yaşamamıza verilen addır

Panikatak, başta "panik bozukluk" olmak üzere, birçok psikiyatrik bozuklukta ve bazı fiziksel hastalıklarda(tiroid bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklükleri, enfeksiyon hastalıkları, kansızlık gibi...) görülebilen; beklenmedik bir anda, herhangi bir yerde ortaya çıkan; bunaltı, korku ve yoğun endişe karışımı bir nöbettir. Ve oldukça yoğun yaşanır.

krizi geldiğinde 5-45 dakika sürmekte ve şiddeti hastadan hastaya değişmektedir. Hayattaki bir dönüm noktasında yaşanan kayıp duygusunu(çevre, aile, değer vb) takiben 6 ay 1 yıl içinde gelişir.

PANİK ATAĞA YATKINLIK DURUMLARI

- Birinci derece akrabalarında panik ya da başka anksiyete bozukluğu olanlar.
- Sıkıntılı, telaşlı, aceleci, mükemmeliyetçi, insanlar.
- Düşünce ve duyguların yeterince dışarıya yansıtamayan, "içsel insanlar."
- Geçmişinde panik atak diğer anksiyete bozukluklarından bir rahatsızlık ya da depresyon geçirmiş olmak.
- Sürekli baskı altında olmak, engellenmek yada kendi kendini baskılamak.
- Sosyal fobik, kaçıngan kişilik yapıları
- Sürekli "verici" davranma "hayır" diyememe.
- Öfkesini, kızgınlığı dışarıya yansıtamayan insanlar
- Dürtülerini sürekli bastıran insanlar.
- Cinselliği baskılamak, cinsel tatminsizlik ve yoğun bilinç dışı aldatma dürtüleri ve gizli seksüel eğilimleri olanlar.
- Aşırı hırslı, sürekli başarı ile beslenen, başarısızlıklarda kendisini suçlayan yapı..
- Alkol yada başka bağımlılık yapabilen maddelere yatkınlık ve bağımlılık


Yeme–içme davranışımızda panikataklarla yakından ilgilidir... Örneğin; uzun süre aç kalmak kan şekerini düşürür. Düşen şekeri normale çıkarmak için böbrek üstü bezlerimizden "Adrenalin, kortizol, büyüme hormonları" salgılanır...Bu hormonlar depolarımızdaki yağlardan, proteinlerden şeker üretmeye çalışır...Bu arada çarpıntı, ağız kuruluğu, terleme, sinirlilik, ortaya çıkar. Panikli bir insan normal olan bu durumu hemen panikatak olarak değerlendirir ve korkuya kapılır. Korkuyla beraber adrenalin daha da yükselir ve gerçek panik başlar...
Veya yemek sonrası alınan gıdaların hazmı için "mide fabrikası"nın daha çok enerjiye gereksinimi olur. Bu enerji kanla sağlanır. İstirahat durumundaki çalışmasını terk eden kalp, hızlanmaya ve mideye daha çok kan pompalamaya başlar. Panikataklı biri kalbine çok duyarlı ve odaklı olduğundan bunu hisseder. Çarpıntıyı panik başladı diye düşünür ve korkar...Oysa bu da fizyolojik, normal bir durumdur...Panikle tanışmamış olsa belki hiç dikkatini çekmeyecektir. Dolayısıyla açlık-tokluk durumumuz, ne yiyip-içtiğimiz panik ataklarımızla yakından ilişkilidir...

Panik atak gevşeme halinin neredeyse hiç yaşanamaması yüzünden stresli bir hayat yaşamaya neden olduğundan, son dönemde sadece Türkiyede değil tüm dünya genelinde popüler hale gelen bitkisel çay karışımları, panik atak gevşeme sürecine yardımcı olabilmektedir. Panik atak nedenleri yüzünden oldukça gergin olan hastanın, bu bitkisel çaylar ile rahatlaması mümkündür. Hamile ve süt emziren hanımlarda doğal ürünler ilk tercih olmalıdır. Ağır olgularda kar-zarar hesabı yapılıp kimyasal ilaçlar kullanılmaktadır. Bu doğal ürünler ilaçlarla birliktede alınabilir (önerilen ölçülerde).

-B vitaminlerinin sinir sistemini güçlendirdiği ve beyindeki serotonini artırdığı, adet öncesi gerilimi azalttığı bilinmektedir. Bu nedenle kepekli buğday ekmeği yemek, mercimek, nohut, fasulye, bezelye, barbunya tüketmek faydalıdır. Sinir sistemini yatıştırıcı, yorgunluğa, dalgınlığa iyi gelen magnezyumdan zengin pırasa, kansızlığa iyi gelen folik asiten zengin ıspanak mutlaka yenilmelidir.

-Melisa, papatya, rzene, kediotu, sarı kantaron. Günde bir fincan melisa, bir papatya, bir rezene çayı panik belirtilerini azaltabilir…Ihlamur ve adaçayıda faydalıdır.

-Östrojeni düşük olan hanımlar her gün bir bardak adaçayı içebilirler…Menapoz sorunu yaşayıp anksiyetesi artan hanımlar; buna ilave olarak "civan perçemi" kaynatıp her gün yarım kahve fincanı kadar içebilirler…

-Haftada iki gün somon balığı yemek omega 3 ihtiyacını doğal yoldan karşılayabilir. Kış mevsimlerinde

-Mide ve hazım sorunları için turp salatada mutlaka olmalıdır. Yeşil salata her gün yenebilir…

-Omega 3 ve 6 dan zengin olan çörek otundan hergün bir tatlı kaşığı yemekte alınır. Çörek otu bağışıklık sistemini güçlendirir. Sık sık enfeksiyon geçirenler için yardımcı bir üründür. -Omega 3 ve omega 6 dan zengin olan Ton ve Somon balıklarından yienilir. Bunlar sinir sistemi hücrelerinin zar yapısını güçlendirerek iletinin sağlıklı olmasını sağlar ve vücut direncini artırır...
Balık sevmeyen veya bulamayanlar ise; her gün bir yemek kaşığı Keten Tohumu yiyebilirler. (sütle, yoğurtla ya da suyla yutulabilir...) Aynı zamanda fazla kolesterolü atıp, damarların akışkanlığını artırır. Bağırsakların sağlıklı çalışmasını sağlar ve içerdiği omega 3 yağ asidi sayesinde beyni güçlendirir. Keten tohumunu yoğurtla karıştırıp yersek aynı zamanda Magnezyumda almış oluruz...

-Panik atak tetikleyici yiyecek ve içeceklerden kaçınmak.
-Günde toplam 8-10 su bardağı; su, soda, taze sıkılmış meyve suları içmek
-Günde 5 adet değişik ve özellikle o mevsimde olan meyvelerden yemek. -Mevsimsel beslenmek
-Özellikle sebze yemeklerini az pişirip vitaminlerinin hasar görmesine engel olunmalı. Yağı kesinlikle yakılmamalı... Hatta sebzeleri buharda pişirip, üzerine zeytinyağı gezdirmek daha sağlıklıdır.
-Öğünler sık ve az yenmeli.
-Tatlılardan sütlü ve meyve tatlılarını tercih etmek.
-Meyve ve tatlıların yemekten iki saat önce ya da sonra yenmesi daha doğru olur.
-Çay tiryakileri günde 5-6 bardağı geçmemeli ve açık içmeliler.
-Panik ataklar kontrol altına alındıktan sonra günde bir adet kahve içilebilir.
-Her gün mutlaka bitkisel çay içilmelidir. Panikatak ve kaygı giderici özelliği olan Melisa, Papatya gibi bitki çaylarından günde toplam üç fincan içilmeli...

-Evde işyerinde Lavanta bulundurup, ondan yayılan rahatlatıcı kokudan faydalanılır. Güzel kokuların ve bazı müziklerin gevşetici, huzur verici etkisi vardır.

-Her gün bir adet muz yiyip mutluluk hormonlar güçlendirilmeli. Haftada iki üç sefer toplam 100 gram bitter çukolatada yenilebilir...
-Direnç düşüklüğünü yenmenin bir yoluda hergün iki fincan Ekinazya çayı içmektir. Ekinazya;T lenfositlerini, makrofajları aktive eder. İmmunotoniktir. Kış aylarında üst solunum yolları enfeksiyonlarına karşı direncimizi artırır. Kronik yorgunlukta yorgunluk hissini azaltır.
-Sonbahardaki yorgunluk ve miskinliğimizi atabilmek için uyarıya ihtiyacımız vardır. Meyankökü kronik yorgunluk ve halsizliğe iyi gelir. Meyankökü şerbetleri yaygın olarak kullanılmaktadır.Tansiyonu düşük olanlara faydalıdır.Yüksek tansiyonlular meyankökü kullanmamalıdır . Ayrıca kortizol düzeyi yüksek olan depresyon hastalarınında meyankökünü kullanması doğru değildir.

-Mate(Paraguay çayı) ve yeşil çayda gün içerisinde içilmelidir. Bu çaylarda hem antioksidan hemde sinir sistemini olumlu etkileyen çaylardır Aynı zamanda kan yağlarını eritici özellikleri vardır. İştahı çok açılanlar, yemeklerden yarım saat önce mate çayıyla ıhlamuru karıştırıp içerseler iştahları azalır.
-Uykusuzluk çekenler, sıkıntı ve gerilim yaşayanlar, panikatak geçirenler; Melisa, papatya çaylarını içebilirler. Kediotu Kökü bitkisini, melisa, Nane, Lavanta çiçeği ile karıştırıp içebilirler.
Yine kuşburnu çayı içerek C vitamini deposundan yararlanıp direnci arttırılır.
- Kepekli ekmek, kahverengi pirinç, yeşil yapraklı sebze ve meyvaları yiyerek B vitaminlerini bolca alınmalı. B vitaminleri sonbahar ve kış yorgunluğuna, depresyonuna karşı sinir sistemini güçlü kılar ve zindelik verir. Hanımlarda adet öncesi gerginliği giderir.
-Günde 1-2 havuç yiyip gözlerin canlılığı artırılır, hem de hasar gören hücrelerin tamiratına yardımcı olur. Havuç erken yaşlanmayı önler, bir çok kanserin gelişmesini önler. Fazla kolesterolü düşürür.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Panik atağa ne iyi gelir?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz