X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cilt kanseri ilacı akciğer kanserine de çare oluyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cilt kanseri ilacı akciğer kanserine de çare oluyor

  • Giriş Tarihi: 7.4.2015
Cilt kanseri ilacı akciğer kanserine de çare oluyor
Cilt kanseri ilacı akciğer kanserine de çare oluyor

Amerikan İlaç Dairesi tarafından geliştirilen ve cilt kanseri tedavisinde 'çığır açan yeni nesil tedavi' olarak değerlendirilen ilaç, cilt kanserinin yanı sıra akciğer kanseri üzerinde de etkili oluyor. Sırada meme kanseri araştırmaları var

Bilim insanları kanserin çaresini bulmaya yönelik çok önemli adımlar atıyorlar. Özellikle son üç-dört yıl içerisinde bu süreç çok hızlandı. Umut veren gelişmeler yaşanıyor. Son olarak Amerikan İlaç Dairesi FDA tarafından Faz 1 klinik farmakolojik çalışmalar sonrası hızlıca onaylanan Anti PD 1 inhibitörleri bu kategoride yer alıyor. Malign Melanom'a yönelik 'çığır açacağı düşünülen' bu yeni nesil tedavi seçeneği hakkında bilgi almak üzere Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun ile bir araya geldik...

Yeni nesil kanser tedavisi nasıl ortaya çıktı? Bu tedavide nasıl bir yol izleniyor?
Kanser tedavisinde uzun yıllardır immünoterapi dediğimiz, yani vücudun kendi immün sistemini aktive etmesi ile ilgili çalışmalar yapılmaktaydı. Malign Melanom da (cilt kanseri), özellikle immünojenik tümör dediğimiz yani immün sistemle alakalı olduğunu bildiğimiz ve tüm tedavilerin başlangıçta denendiği alanlardan bir tanesi. Dolayısıyla bu araştırmanın sonucunda, 2011 yılından itibaren vücuttaki T hücrelerinin aktivasyonunun artırılmasına yönelik, yani vücudun kendi immün sisteminin kanserle mücadelesine yönelik araştırmaların neticesinde, T hücrelerinin aktivasyonu ile ilgili sonuçlar alınmaya başlandı. Onkolojide, çığır açacak nitelikte buluşlar ortaya çıktı. Bunlardan bir tanesi de Anti PD-1 inhibitörü. Bunlar, vücutta yabancı olarak yer alan enfeksiyon ve kanser hücreleri ile mücadele eden T hücrelerinin daha aktif hale gelmesini sağlıyor. Bu yöntem daha önce de araştırılıyordu fakat son dönemlerde bu araştırmalar nihai neticelere erdi.

TEK İLAÇ BİRDEN FAZLA TÜR İÇİN KULLANILACAK
Şu anda bu yeni tedaviyle ileri evre melanom hastaları tedavi ediliyor, öyle değil mi?
Evet. Hastalığı metastaz yapmış, yaygın hale gelmiş malign melanom (cilt kanseri) hastaları tedavi ediliyor. Bu yöntemden önceki dönemde ise biz bu hastalıklarda çaresiz durumdaydık. Kemoterapi dediğimiz uygulamalar vardı. Kemoterapi bazı kanser türlerinde oldukça etkili iken malign melanom'da çok fazla etkisi yoktu. Fakat alternatif olmadığı için bunları uyguluyorduk. Fakat kemoterapinin hastalının yaşam süresine katkısı çok kısıtlı idi ve yan etkileri çok fazlaydı. Özellikle 2011 ve 2012 yıllarından sonra bu alandaki gelişmeler çok arttı ve yeni ajanlar, mekanizmalar ile immün sistemi direnci artırıldı. Böylece bu yeni yöntem, malign melanom hastalarda tedavi seçeneği olarak kullanılmaya başlandı.

Bu tedavilerin yakın gelecekte farklı kanser türlerinde de kullanılması olası mı?
Konu ile ilgili olarak bilim insanları çalışıyor. Bu çalışmalarda en çok gelişme kaydedilenler akciğer kanseri üzerine yapılan çalışmalar. Yeni tedavi yöntemi, immün sistemini harekete geçirerek kanser hücrelerini kontrol etmek ve yok etmeye yönelik bir uygulama olduğu için diğer kanser türlerinde de etki etmesi, beklediğimiz bir durum. Akciğer kanseri ile ilgili olarak olumlu sonuçlar alındı. Meme kanseri türleri üzerindeki etkinliği de ileriki zamanlarda mutlaka çıkacaktır.

ABD'de kullanımda olan bu ilaç Türkiye'de ne zaman kullanılacak?
Türkiye'de de erken erişim kapsamında, özel izin ile yurtdışından getirilerek kullanılma imkanı olacak.

MALİGN MELANOM'DA TÜMÖRÜ TAMAMEN YOK ETME İMKANI YOKTU
Bu yeni tedavilere kadar ileri evre melanom hastaları nasıl tedavi ediliyordu?
Kemoterapinin tamamen ikinci planda kaldığını söyleyebiliriz. Bu yeni tedavi yönteminin en büyük özelliği, hastalarda daha uzun süreli yanıt sağlama imkanı ve hastalığın yayılmış olmasına rağmen az da olsa belli bir grubunda kurtulma ihtimali sağlaması. Daha önceden böyle bir ihtimal bulunmuyordu. Verdiğimiz tedaviler ile tümörde bir küçülme olursa hastanın ömrünü ne kadar uzatabiliyorsak uzatmaya ve son dönemlerini rahat geçirmesini sağlamaya çalışıyorduk. Fakat şimdi hastalarda bambaşka bir tedavi, uzun süreli sağ kalım elde etme gibi şansımız ortaya çıktı.

İlacın 'çığır açıcı' olduğu değerlendirmesinin nereden yola çıkılarak yapıldığını söyler misiniz?
Biliyoruz ki, kemoterapiler vücuttaki tümör hücrelerinin çoğalma döngülerine belirli safhada etki ediyordu fakat kemoterapilerin aynı zamanda yan etkileri oluyordu. Dolayısıyla kemoterapileri uzun süre kullanmamız söz konusu değildi. Ayrıca malign melanom için tümörü tamamen yok etme imkanı da yoktu. İmmün terapi yöntemiyle artık böyle bir seçeneğimiz var. Yeni tedavi yönteminin çığır açmasındaki en önemli faktör, hastaların vücuduna yayılmış olsa bile belirli bir oranda kurtulma şansı vermesi veya uzun süre yaşama imkanı vermesidir. Bu durum cilt kanseri için geçerli fakat akciğer kanseri için de araştırmalar yapılıyor. İleride belki daha yaygın olarak görülen kanser türlerinde de bu yeni ilaçların kullanım alanı olacak. Bu ilaçların birbirleri ile kombinasyonları; bir arada kullanılmaları, peşi sıra kullanılmaları, dozları gibi konularda dünyada çok büyük çalışmalar gerçekleştiriliyor.

YAN ETKİLERİ ESKİ YÖNTEMLERE KIYASLA ÇOK DAHA AZ OLACAK
Bu tedaviler ne şekilde ve hangi süreyle uygulanıyor?
Bu tedaviler, hastalığın akciğer, karaciğer ve lenf bezleri, beyin gibi farklı organlara yayıldığı dördüncü evre hastalara uygulanıyor çünkü ilaçların etkinliği onlarda görülmüş durumda. Bu ilaçlar genellikle ikiüç haftada bir gibi periyotlar ile damardan uygulanıyor.

Hastalar üzerindeki etkisi ne zaman görülüyor?
İmmün sistem indüklemesi ile olduğu için tedavinin etkinlik süresi, kemoterapide veya diğer ajanlarda gördüğümüz etki süresine göre uzayabiliyor. Dolayısıyla tedavinin bu alanda çok tecrübeli ve deneyimi olan doktorlar tarafından uygulanması gerekiyor. Çünkü etki süresi üç ay gibi bir sürece yayıldığı için bu alanda tecrübesiz olan doktorların tedavinin fayda etmeyeceğini düşünerek kesmesi ihtimali bulunuyor. Kombinasyon dediğimiz, immün chekpoint inhibitörlerinin bir arada kullanılmasında daha erken etki elde edilmesi gibi bir durum da söz konusu.

Pratik tedavide ne gibi farklar yaratacak?
Özellikle bu yeni yöntem, immün sistemini harekete geçirerek tümör ile mücadeleye yol açması sebebiyle otoimmün hepatit, cilt reaksiyonları gibi otoimmün hastalıkları ortaya çıkarabiliyor. Yan etki mekanizmasının tamamen farklı olduğunu söyleyebiliriz. Kemoterapi ile kıyasladığımızda büyük bir oranda daha iyi bir şekilde tolere edilebildiğini gözlemliyoruz. Yeni yöntemin, diğer tedavi yöntemlerine göre yan etki konusunda avantajları bulunuyor.