X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kadınlar gibi erkeklerin kemikleri de eriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kadınlar gibi erkeklerin kemikleri de eriyor

  • Giriş Tarihi: 20.7.2015
Kadınlar gibi erkeklerin kemikleri de eriyor
Kadınlar gibi erkeklerin kemikleri de eriyor

Kadın hastalığı olarak bilinen kemik erimesi, erkeklerde de görülüyor. Dünya genelinde 50 yaş üzeri her üç kadından ve her beş erkekten birinde kemik erimesine bağlı kırıklar meydana geliyor

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD Öğretim Üyesi ve Türkiye Osteoporoz Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurten Eskiyurt, kemik erimesi ile ilgili sorularımızı yanıtladı...

Osteoporoz (kemik erimesi) nedir?
Osteoporoz; kemik miktarında azalma ve kalitesinde bozulma nedeniyle kemiklerin zayıflayıp kırılmaya çok yatkın hale gelmesiyle oluşan bir hastalıktır. Dünyada en yaygın görülen ve bir iskelet sistemi hastalığı olan osteoporoz, giderek önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Osteoporoz, çoğu kez farkına varılmadan ilerleyen bir hastalıktır. Çünkü kırıklar oluşuncaya kadar belirgin bir ağrıya neden olmaz. Ancak kendinizde fark ettiğiniz çok önemli bir ipucu boy kısalmasıdır. Osteoporozlu bir kadının boyu, omurlardaki çökme kırıklarına bağlı olarak yaşamı boyunca 15 cm. kadar kısalabilir.

Hastalığın görülme yaşı nedir?
Osteoporoz genellikle 45 yaşından sonra başlar ve yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Gelişmiş ülkelerde yaşam süresinin uzamasına bağlı olarak osteoporoz daha sık görülmektedir. Türkiye'de ise osteoporoz görülme sıklığı 50 yaş üzerinde erkeklerde yüzde 7.5, kadınlarda ise yüzde 12.9'dur.

KALÇA KIRIKLARINA DİKKAT!

Hastalık nasıl başlar, belirtileri nelerdir; ilerleyen süreçte neler olur?
Osteoporoz genellikle kırık ortaya çıkana kadar ağrısız seyreden bir hastalıktır. Ani ve şiddetli bel veya sırt ağrısı gelişen hastalar, osteoporoza bağlı kırıklar açısından değerlendirilmelidir. Osteoporoz daha çok omurga, el bileği ve kalçada kırıklara yol açmaktadır. İlerleyen süreçte hastalar; kamburluk, boy kısalması, günlük hayattan kopma gibi yaşam kalitesini negatif etkileyecek durumlarla karşılaşabilirler.

Hastalığın görülme nedenleri nelerdir?
Osteoporozun ana nedeni, yaşlanmaya bağlı olarak erkeklerde testosteron (erkeklik hormonu), kadınlarda ise özellikle menopoz sonrası östrojen değerlerinin düşmesidir. Ayrıca yaş, cins, ırk, kilonun normalin altında olması, yaşam tarzı alışkanlıkları (hareketsizlik), alkol ve sigara tüketimi, yeme bozuklukları, bazı ilaçlar, bazı kronik hastalıklar, diyet, hormonal durum, kemik yoğunluğu ve kalitesi de risk faktörleri arasında sayılabilir.

Hastalığın Türkiye ve dünyada görülme oranları nedir?
Dünya genelinde 50 yaş üzeri her üç kadından ve her beş erkekten birinde osteoporoza bağlı kırık gelişmektedir.

#Sayfa#

ERKEKLER BİLİNÇLENMELİ

Genetik faktörlerin hastalığa etkisi nedir?
Kadınlar, beyaz ırktan olanlar ve ince vücut yapısına sahip olanlar hastalık riski taşır.

Erkeklerde görülen kemik erimesi farklı mıdır?
Osteoporoz hastalığının bulgusu kırık olduğu için kadın veya erkek ayırımı yoktur. Ancak kalça kırıkları sonrası ölüm oranlarına bakıldığında; bu risk kadınlarda yüzde 20, erkeklerde ise yüzde 37'lere çıkabilir. Bu nedenle erkeklerde görülen kemik erimesiyle ilgili farkındalığın artırılması gerekir. Türkiye Osteoporoz Derneği ve Osteoporoz Hasta Derneği'nin Novartis ilaç firması ile birlikte yürüttüğü 'Kemiklerin Cinsiyeti Olmaz' isimli farkındalık kampanyası ve www.erkekosteoporozu.com isimli web sitesi bu amaca hizmet etmektedir.

Bu hastalıktan korunmak mümkün mü?
Kişinin yaşamı boyunca sahip olduğu en yüksek kemik kütlesi düzeyi olarak tanımlanan doruk kemik kütlesinin en yüksek düzeyde tutulması gerekir. Bunun için anne karnından başlayıp genç erişkin döneme kadar olan süre boyunca, kişinin beslenmesi (kalsiyum ve D vitamininden zengin beslenme) ve fiziksel aktivitesi; dikkat edilmesi gereken en önemli faktörlerdir. Ayrıca risk grubunda olan kişilerin saptanması ve bunun için eğitim programlarının uygulanması da önem taşımaktadır.

Hastalıktan korunmak ya da hastalığın etkilerini azaltmak için günlük egzersizler önerilir mi?
Osteoporoz için en faydalı egzersizler; kişinin kendi vücut ağırlığıyla ve yerçekimine karşı yapılan egzersizlerdir. Egzersiz programının ve sportif aktivitenin cinsi, süresi, sıklığı ve ağırlığı; hastanın özelliklerine göre değişir.

EGZERSİZLE KAS GÜCÜNÜZÜ ARTIRIN

Hastalığın tedavisi nasıldır? Neler yapmak gerekir?
Hastalığın tedavisi; ilaç ve ilaç dışı tedavi olarak tanımlanır. Diyetle birlikte günlük ihtiyaç olan 1200 mg kalsiyumu ve 800 IU D vitaminini ilaçla desteklemek ve kişiye özel ilaç tedavisine başlamak gerekir. Ağrılı hastalarda istirahat, basit analjezikler, uygun pozisyonlama ve fizik tedavi yöntemleri kullanılır. İlaç dışı tedavilerde hastalara; düşmelerin önlenmesi, dengeli beslenme, kalsiyumdan zengin diyet, güneş ışığından yararlanma, düzenli fiziksel aktivite önerilmeli ve ilaçların düzenli şekilde alınması konusunda eğitim verilmelidir. Ayrıca hastaların yaşam şeklinin, risk faktörlerinden uzak kalacak şekilde düzenlenmesi, yerçekimine karşı yapılan aerobik egzersizler, denge-koordinasyon ve kas gücünü artırıcı egzersizler önerilmelidir.

#Sayfa#

SÜT ÜRÜNLERİ VE BALIK TÜKETMEK KEMİKLERİ KORUR

Kemik erimesinde beslenmenin önemi nedir?
Ne tür gıdalarla beslenmek gerekir? Osteoporoz gelişiminde kişinin yaşam biçimi son derece önemlidir. Kalsiyum ve D vitamininden zengin beslenme ve egzersiz gibi faktörler kemik sağlığı gelişiminde etkilidir. Anne karnından başlayarak kalsiyum almak; doruk kemik kütlesinin gelişmesinde, devamında ve yaşa bağlı kemik kaybının azaltılmasında önemlidir. D vitamini ise, yaz aylarında güneşten ya da deniz ürünlerinden sağlanır.

BALIK YİYİN

Aileler; çocuklar ve ergenler için şunlara önem vermeli:
Kalsiyumdan zengin beslenme
Güneş ışığından yararlanma ve yaşa uygun yeterli D vitamini alımı
Yeterli protein alımı
Düzenli fiziksel aktiviteye katılım
Sigaradan uzak durmak için eğitim almak.
Süt ve süt ürünlerinin (yoğurt, peynir, ayran, dondurma gibi) yanı sıra badem, susam, ceviz, kayısı, incir, portakal da kalsiyumdan zengin besinlerdendir. Yağlı balıklar (sardalya, somon), fındık iyi bir kalsiyum kaynağı olmasına rağmen yağ oranı ve kalorisi yüksektir. Sebzeler, özellikle yeşil lifli olanlar (ıspanak, brokoli gibi); düşük kalorili orta derecede kalsiyum kaynağıdır. Balık yağı, karaciğer, tereyağı ve yumurta sarısı gibi besinler ise D vitamininden zengindir.