X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hamilelikte psikoloji
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hamilelikte psikoloji

  • Giriş Tarihi: 1.9.2015 11:24

Kişi hamile olduğunu öğrendiği an kişisel bir değişim, kendini farklı bir şekilde gerçekleştirme arzusu, büyüme ve gelişme dönemine girer. Artık tüm dünyaya ve kendi dünyasına bakış açısı değişmiştir. Birçok zaman bu gelişim ve değişim dönemine baba adayı da paralel olarak girer. Aile yeni bir evreye geçtiğini hisseder.

İLK ÜÇ AY

Hamileliğin ilk evresi hamileliğin tatlı bir heyecanının yaşandığı dönemdir. Erken gebelik döneminde sonlanma riskinin oluşu kişiye doktoru tarafından anlatılsa bile, bu ihtimali bilmek araştırmalara göre hamilelerde kaygı ve depresif belirtiler yaşama oranını % 20'den fazla etkilemez. Anne adayı, pozitif psikoloji ile % 80 diliminde olmak istiyorsa küçük bazı günlük düzenlemelere gitmeyi denemelidir. Örneğin vücuttaki ilk haftalar yaşanan yoğun değişimin ürünü olan yorgunluk ve uyku durumuna direnmemelidir. Akşam daha erken yatmak, gündüz kendisine dinlenme dilimi yaratmak, olası bulantı ve yorgunluk belirtilerini daha az yaşamasını sağlar. Aksi takdirde herkeste olduğu gibi duygu durumumuzu olumsuza götüren ve yıpratıcı ilk faktör olan yorgunlukla mücadelede zayıf kalmış olur. Dinlenen hamile, çevresinden parlayan cildiyle, saçıyla, enerjisi ile ilgili iltifatlar alır, mutluluğunu dışına yansıtır.

İKİNCİ ÜÇ AY

İlk üç aylık dönemi eşten de destek alarak olabildiğince rahat geçiren bir anne adayı fiziksel olarak yaşadığı sıkıntılardan da büyük bir oranda kurtularak ikinci üç aylık döneme girer. Artık bulantı ve yorgunluk sorunu ya yaşamıyordur ya da geçmediyse bile şiddeti azalan sıkıntılarla baş etmeyi öğrenmiştir. Bebeği kaybetme korkusu kalmaz. Gerçi bu kaygı yerini bebeğin sağlığı hakkında endişelere bırakır ki bu çok doğaldır. Bu hamileyi birçok konuda daha dikkatli ve doğruya götüren yerinde bir heyecandır aslında. Hareketlerinin tarzına, gücüne ve hızına, beslenme düzenine, bebeğiyle erken başlayan diyaloğuna bilmeden böylece katkıda bulunur. Bebeğine dikkatini arttırır. Anne olmaya, bir bebeğin sorumluluğunu almaya başlamıştır.

HORMONLARIN ETKİSİYLE DUYGUSALLIK ARTIYOR

Annelik sorumluluğu büyük bir sorumluluktur. Hamileyken hormonların etkisiyle duygusal sağlamlık azalır. Kişi hassas, daha çok ağlayabilen, kaygılı, stresli olma durumlarını değişik sıralama ve periyodlarla yaşayabilir. Yine birçok yerde yazdığı gibi hamilelik stresinin yarattığı, bebeğin sağlığına dair olası olumsuz sonuçları düşünüp kendini olumsuz duygu girdabının içinde bulur. Unutmamalıdır ki, hamilelikte yaşanan olumsuz duygulardan dolayı bebeklerin fiziksel ve nörolojik gelişimlerinin etkilenme durumları, genelde kesinlikleri hep tartışılan araştırma sonuçlarıdır. Oldukça küçük yüzdeler barındırır, bu sebeple anne adayını olumsuz etkilememelidir. Kişi bu yorgun ve naif dönemi atlatıp ilerleyen haftalarda keyifli ve neşeli olacağını hem kendisi hem eşi bilmelidir. Bazen kişiler doğuma kadar tempolarını arttırma ve izin dönemlerine yatırım yapma fikrine kapılırlar, bu oldukça yanlış bir yönelmedir.

SON ÜÇ AY

Son üç aya girildiğinde hamilelikte ağırlaşan vücuda rağmen oldukça pozitif bir dönem yaşanır. Yine ilk dönemde olduğu gibi depresyon belirtilerinin yaşanması ihtimali oldukça azdır. Annelikte yetersiz olunabileceği kaygısı, bebek konusunda kişiyi idealizme sürükleyen bazı düşünceler, doğum sonrası yaşanacağına inanılan bazı durumlarla ilgili korkular, bu ihtimalin ana sebepleridir. Kişi yakınlarının desteğiyle bunu aşabilir. Hamile yogası, meditasyon, hamile destek grupları gibi kendisiyle ortak şeyler yaşayan kişilerin bulunduğu ortamlarda bulunması faydalı olur. Hamilelikte bu olası olumsuz duyguları toparlayıp kotaran kişi, hamilelik sonrasında da benzer duygu dalgalanmalarıyla daha rahat baş eder. Hamilelikte ve sonrasında görülen depresyon doğal ancak bu bireysel çabalarla baş edilemiyorsa da profesyonel görüş alınması gereken bir durumdur.