X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çocuklarda sonbahar hastalıklarına dikkat!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çocuklarda sonbahar hastalıklarına dikkat!

  • Giriş Tarihi: 8.9.2015
Çocuklarda sonbahar hastalıklarına dikkat!
Çocuklarda sonbahar hastalıklarına dikkat!

Sonbahar ayları çocuklu aileler açısından 'enfeksiyon ve hastalık' anlamına geliyor. Mevsim değişikliğinde bakteriler çok daha hızlı yayılıp bulaşabildiğinden, nezle ve gripten orta kulak iltihabına, sinüzitten kabakulağa dek pek çok hastalık kapıyı çalabiliyor. En basit ve etkili korunma yolu ise, sağlıklı beslenerek ve elleri sık sık yıkayarak bağışıklığı güçlendirmek...

Sonbaharda çocuk hekimlerinin kapısı en fazla hangi hastalıklardan çalınıyor, hastalık kapıyı çalmadan ne tür önlemler alınabilir? Acıbadem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Banu Küçükkırım, uyarılar ve önerilerde bulundu...

SAĞLIKLI BESLENMELİ
Yazın sıcak ve enerjik günleri artık geride kaldı, mevsim sonbahara döndü. Sonbahar ayları özellikle çocuklu aileler açısından 'enfeksiyon ve hastalık' anlamına geliyor. Mevsim değişikliğine, okulların açılması da eklenince bakteriler çok daha hızlı yayılıp bulaşabildiğinden, nezle ve gripten orta kulak iltihabına, sinüzitten bademciğe, farenjitten alerjiye, kızamıktan kabakulağa dek pek çok hastalık kapıyı çalabiliyor. Çocuklara ellerini sık yıkama alışkanlığı kazandırmaktan sağlıklı beslenmelerine dek alınabilecek bazı koruyucu tedbirlerle hastalık kapıyı çalmadan büyük ölçüde önlemek mümkündür.

NEZLE İLE GRİP AYNI DEĞİL

Sonbaharda çocukların kapısını en sık çalan hastalıkların başında gelen nezle ve grip genellikle birbirine karıştırılıyor. Nezlenin başlıca belirtilerini burun tıkanıklığı, şeffaftan başlayarak yeşilimsi hale gelen burun akıntısı, halsizlik ve öksürük oluştururken; grip ise ani başlıyor, ateş 38 dereceyi geçiyor, halsizlik, kas ve eklem ağrıları daha yoğun yaşanıyor. Nezle ve grip gibi viral enfeksiyonlarda komplikasyon gelişmedikçe antibiyotik kullanmanın faydası yok. Tedavide bol sıvı takviyesi ve dinlenme önemli rol oynuyor. Viral enfeksiyonlarda gereksiz antibiyotik kullanımı başka hastalık etkenlerinin direnç göstermesine neden olabiliyor. Bakteriyel enfeksiyonlarda ise erken dönemde alınacak antibiyotiklerle bu hastalıkları atlatmak daha kolay oluyor.

SAÇLARINI MUTLAKA KURUTUN
Orta kulak iltihapları, bademcik, geniz eti ve sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonları da sonbaharda çocukların kapısını sıkça çalabiliyor. Bademciklerin yılda beş kezin üzerinde iltihaplanması, sık tekrarlayan geniz eti ve kulak enfeksiyonları ile yılda dört kerenin üzerinde sinüs iltihapları operasyon gereksinimine neden oluyor. Sinüzite genellikle enfeksiyonlar neden olur. Ancak çocuklarda alerji ve tozlu ortamlarda bulunmanın da hastalığı tetiklediğini biliyoruz. Sinüzitte koruyucu tedavi çok önemlidir. Terledikten sonra soğuğa maruz kalmamak, gerekirse başlık kullanmak, saçları ıslak bırakmamak ve nemli saçla rüzgara çıkmamak gerekir.

ALERJİDE İKİNCİ PERDE
Alerjik rahatsızlıklar sonbaharda da pek çok çocuğu olumsuz etkiliyor. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma ve hapşırık ile seyreden alerjiye ateş ve halsizlik gibi enfeksiyon belirtileri ise eşlik etmiyor. Alerjik çocuklarda tedavi tamamen antialerjik ilaçlarla yapılıyor. Alerjik bünyeli çocuklarda Eylül ayı başlangıcında mutlaka doktor eşliğinde koruyucu antialerjik tedavilere başlanması gerekiyor.

FARANJİT İHMALE GELMEZ
'Boğazım ağrıyor' diyen ya da sesi kısılan çocuğun şikayetlerini önemsemek, 'geçicidir' diye düşünmemek gerekiyor. Çünkü altından farenjit veya larenjit gibi, tedavi edilmediğinde ciddi risklere neden olabilen hastalıklar çıkabiliyor. Farenjit, boğazın arka duvarının iltihabı olarak biliniyor ve boğazda yanma-ağrı, bademciklerde kızarma, ateş, yutkunmada zorluk ve ses kısıklığı ile başlıyor. Özellikle çocuklarda, halk arasında 'beta' olarak da bilinen streptekoksik farenjitin tedavisinde geç kalmak, ciddi kalp ve böbrek hastalıklarına neden olabiliyor.

ORTAMI SIK SIK HAVALANDIRIN
Hastalıktan korunmada mekanın sık sık havalandırılması ve boğaz enfeksiyonu geçiren çocuklardan uzak durulması önemli. Larenjit ise ses teli ve çevre dokularının iltihabı ve ödemi ile seyreden viral bir enfeksiyondur. Çoğunlukla ses kısıklığı, yutma güçlüğü, nefes darlığı ve öksürük ile kendini gösteriyor. Larenjitin sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artıyor. Alerjik çocuklar larenjite daha yatkındır. Çocuklarda acil müdahale gerektiren bir durumdur. Mutlaka tedaviye hastanede başlamak gerekir.

GRİP AŞISI YAPILMALI
Çocuklarda alerjik hastalığı veya astımı olanlara, kalp hastalığı bulunanlara grip aşısı önerilir. Kızamıktan suçiçeğine, sonbahar ve kış aylarında artış gösteren döküntülü ve bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en önemli yolu da aşılamadır.

ÇOCUĞUNUZA ELLERİNİ SIK YIKAMASINI ÖĞRETİN
Çocuğunuza aşağıdaki alışkanlıkları kazandırın...
* Ellerini sık sık yıkamak ve elini yüzüne sürmemek: Mikroplar en fazla ellerimiz yoluyla bulaştığı için gün içerisinde ellerini sabunla yıkamalı, ellerini ağzına, burnuna sürmemeli.
* Arkadaşlarıyla öpüşmemek: Hastalıklar çoğunlukla ağızdan çıkan damlacıklar ve temas yoluyla bulaştığından arkadaşlarını öpmemeli, kendisini öpenlere de izin vermemeli.
* Hasta kişilerden uzak durmalı: Okulda hasta kişilerle yakın temasta bulunmamalı, mümkün olduğunca uzak durmalı.
* Kağıt mendil kullanmalı: Öksürüp hapşırırken ağzını eliyle değil koluyla ya da kağıt mendil ile kapatmalı, her hapşırmadan sonra mendili çöp kutusuna atmalı.
* Toplu taşımada dikkat: Toplu taşıma araçlarındaki tutaç gibi yerleri mümkünse kağıt mendil ile tutmalı, ellerini yıkamalı ya da kaliteli antibakteriyel jel ile temizlemeli.
* Havaya göre giyinmeli: Anne-babasının önerilerine kulak vermeli, soğuk günlerde ince kıyafetlerden kaçınmalı. Atlet giymeyi ihmal etmemeli.
* Kalabalık kapalı ortamlardan kaçınmalı: Mikroplar en çok kalabalık ve kapalı ortamlarda bulaştığından sınıfın penceresi teneffüslerde havalandırılmalı.

FAST-FOOD YERİNE EV YEMEKLERİNİ SEVDİRİN!
Sağlıklı ve dengeli beslenme, hastalıklara karşı koymada son derece önem taşıyor. Çocuklara bu alışkanlığı kazandırmada anne ve babalara önemli görevler düşüyor. Çocukların ev yemekleri ile beslenmesi, 'sebze yemeğini sevmiyor' diye hemen pes edilmemesi gerekli. Sebzeler, farklı hazırlama şekilleri ile çocuğa farklı zamanlarda yeniden tattırılarak sevdirilebilir. Kayısı, elma, üzüm, nar, domates, vişne, portakal, zencefil-bal karışımı, çörek otu yağı ve keçiboynuzu özü gibi bazı besinler bağışıklığı artırmada etkili rol oynar. Ancak faydalı diye aşırıya kaçılmaması gerekli, aksi halde fayda yerine zarara neden olabilirler. Önemli olan her meyve- sebzeyi kendi mevsiminde tüketmektir.