X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kese yapmak sedef hastalığını şiddetlendiriyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

nı şiddetlendiriyor

  • Giriş Tarihi: 27.10.2015 16:38 Güncelleme Tarihi: 27.10.2015 16:44
Kese yapmak sedef hastalığını şiddetlendiriyor
Kese yapmak sedef hastalığını şiddetlendiriyor

Amerika ve Avrupa'da yaklaşık olarak her 100 kişiden 2 kişide görülüyor...

''125 MİLYONUN ÜZERİNDE SEDEF HASTASI VAR''

Dünyada 125 milyon insanı etkileyen, nedeni kesin olarak bilinmeyen ve tedavisi bulunmayan ancak tıbbi yöntemlerle kontrol altına alınabilen nın gelişiminde, halk arasında "beta mikrobu" olarak bilinen boğaz enfeksiyonlarının etkili olabileceği belirtildi.
Türk Dermatoloji Derneği (TDD) Sedef Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Erkan Alpsoy, 29 Ekim Dünya Sedef Hastaları Günü dolayısıyla sedefin toplumda sık görülen, ataklarla birlikte genellikle uzun süre devam eden ve farklı görünümlerle ortaya çıkabilen bir hastalık olduğunu ve en çok plak tipinde görüldüğünü ifade etti.



Hastalığın, sağlam deriden keskin sınırla ayrılabilen, deriden kabarık kızarıklıkların üzerini kaplayan ve hastalığa ismini veren sedef veya gümüş renginde pullanmalar ile kendini gösterdiğini anlatan Alpsoy, Sedef Dernekleri Uluslararası Federasyonu'nun verilerine göre, dünyada 125 milyonun üzerinde sedef hastasının bulunduğu bilgisini verdi.

Alpsoy, sedef hastalığının soğuk kuzey iklimlerinde, daha sıcak olan tropikal bölgelere göre daha sık görüldüğüne dikkati çekerek, "Amerika ve Avrupa'da yaklaşık olarak her 100 kişiden 2 kişide hastalık görülür. Buna karşın Afrika ve Asya ülkelerinde görülme sıklığı daha düşük olup her 100-200 kişiden birinde görülmektedir. Türkiye'de hasta sayısının 400-800 bin arasında olduğu tahmin edilmektedir" diye konuştu.
Sedefin her iki cinste de eşit oranda ve en sık 20-30 yaşları arasında görüldüğünü dile getiren Alpsoy, hastalığının nedeninin tam olarak bilinmediğini ancak bağışıklık sistemi, genetik ve çevresel faktörlerin karşılıklı etkileşimi sonucunda geliştiğinin düşünüldüğünü belirtti.

" SEDEFİ ŞİDDETLENDİRİR"

Alpsoy, sedefe yatkın kişilerde fiziksel travmalar, kaşıma, ovalama ya da yolma gibi işlemlerin, banyoda liflenme veya keselenmenin ataklara yol açabildiğine dikkati çekerek, "Çoğu hastada ılımlı güneş ışını hastalık belirtilerini iyileştirir. Bu nedenle yaz aylarında belirtiler hafifleyebilir. Buna karşın bazı hastalarda aşırı güneşlenme veya güneş yanıkları hastalığın ataklarına neden olabilir" dedi.
Enfeksiyonların da sedef hastalığı için bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Alpsoy, "Özellikle streptokok nedenli boğaz enfeksiyonları sedef hastalığını başlatabilir veya sedef hastalığı ataklarına neden olabilir" dedi. Streptokok'un halk arasında beta mikrobu olarak bilindiğini anımsatan Alpsoy, şunları kaydetti:



"Bazı hastalarda sedef hastalığının başlangıcında veya şiddetlenme öncesinde, yoğun ruhsal stres öyküsü alınabilmektedir. Öte yandan bazı ilaçlar hastalığın gelişimine veya şiddetlenmesine yol açabilmektedir. Ağızdan veya damar yoluyla alınan kortizon, sıtma ilaçları, ruhsal hastalıklarda kullanılan lityum, tansiyon ilaçlarından beta blokerler, bir çok hastalıkta kullanımı olan interferon gibi ilaçlar ve ağrı kesicilerin bir bölümü bu ilaçlardan bazılarıdır. Sigara ve alkol de ataklara yol açabilmektedir."

Sedef hastalığının her 10 hastadan 2'sinde eklem şikayetlerine neden olabildiğini belirten Alpsoy, "Son yıllardaki çalışmalar özellikle şiddetli sedef hastalığı olanlarda kalp damar hastalıkları için yatkınlığa yol açan bazı faktörlerin sık görüldüğünü göstermektedir. Bu hastalarda, yüksek kan lipitleri, tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığına daha sık rastlanmaktadır" diye konuştu. Alpsoy, sedef hastalarında obezitenin, iltihaplı bağırsak hastalıklarının da sık görüldüğünü vurguladı.

ALTERNATİF TEDAVİLER HAYAL KIRIKLIĞI NEDENİ

Alpsoy, sedef hastalığının kesin bir tedavisinin bulunmadığını belirterek, etkin uygulamalarla kontrol altına alınabildiğini söyledi.
Tıbbi tedavilerin dışında alternatif diye sunulan metotlardan kaçınılması gerektiğine işaret eden Alpsoy, "Çoğu kez çaresizlik duygusu içinde yeni bir umut olarak ve bilimsel olarak kanıtlanmış etkileri bulunmayan alternatif tedavilere sarılan hastalar, büyük bir hayal kırıklığı

yaşayabilmektedir. 'Bilimsel' etiketi ile hastalara sunulabilen bu alternatif tedavi ürünleri hastalık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Sedef hastalığında, güvenilecek tek liman modern tıptır" uyarısında bulundu.