X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşı ile sirozdan korunmak mümkün
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aşı ile sirozdan korunmak mümkün

  • Giriş Tarihi: 19.1.2016
Aşı ile sirozdan korunmak mümkün
Aşı ile sirozdan korunmak mümkün

Ülkemizde sirozun en sık görülme nedeni, hepatit B ve C virüsüne bağlı kronik hepatitlerdir. Ancak etkin bir tarama ve aşılama sayesinde sirozdan korunmak mümkün

Karaciğer kanseri, dünyada sıklık olarak tüm kanserler içinde beşinci sırada ve kanserden kaynaklanan ölümler arasında üçüncü sırada yer alıyor. Karaciğer kanseri gelişmesi için en önemli risk faktörünün karaciğer sirozu olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Kürşat Serin, karaciğer kanseri ve cerrahisi ile ilgili bilgi verdi... Batı ülkelerinde karaciğer sirozunun en sık nedeni aşırı alkol alımı iken, ülkemizde en sık neden hepatit B ve C virüsüne bağlı kronik hepatitlerdir. Ancak etkin bir tarama ve aşı sayesinde karaciğer sirozundan korunmak mümkün. Çünkü kronik B hepatitli hastalarda karaciğer kanseri gelişme riski yaklaşık 200 kat artar ve hastaların yüzde 15-25'i karaciğer sirozu veya karaciğer kanserinden kaybedilir. Ayrıca hepatit B virüsü, hepatit C virüsünden farklı olarak, karaciğer sirozu yapmadan da karaciğer kanserine yol açabilir.

ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR
Hepatit B için etkin aşılama yapılması, karaciğer kanserinden korunmada en etkin yöntemlerden biridir. Hepatit B ve C'den korunmak için genel hijyen önlemlerinin alınması, risk gruplarının ve hepatitli hastaların tüm aile bireylerinin taranması büyük önem taşır. Kronik B ve C hepatitli hastalara tanının erken dönemde konulması ve uygulanacak güçlü antiviral tedaviler sayesinde hem karaciğer sirozu, hem de karaciğer kanseri gelişimini önlemek mümkündür. Eğer kişide kronik bir hepatit B veya C hastalığı varsa, siroz gelişimine izin vermeden en uygun tedaviye başlanmalıdır. Bu konuda özellikle hepatit B'ye bağlı erken evre karaciğer sirozunda, sirozun geri dönüşümünü sağlayabilecek güçlü ilaç tedavileri yüz güldürüyor. Hepatit C ise, kür sağlanabilecek bir kronik hepatit türü olup bu alanda da pek çok yeni ve güçlü ilaç ile tedavi yoluna gidilebilir. Kronik hepatit tedavisinde başarı sağlanabilmesinin temelini; uygun zamanda, uygun ilaçlara başlanması ve hastanın yakından takibi oluşturur. Karaciğer kanserinde erken tanı, doğru medikal ve cerrahi tedaviler sayesinde hastalıktan kurtulabilmek mümkün. Ancak ülkemizde karaciğer kanserlerinin tanısı bazı olgularda çok geç dönemde konulabiliyor. Ancak bu hasta gruplarında da beklenen yaşam süresini uzatabilen ve umut veren yeni tedavi yöntemleri mevcut ve bu tedavi yöntemleri ülkemizde de başarıyla uygulanabiliyor.

CERRAHİ TEDAVİ MÜMKÜN MÜ?

Günümüzde en etkin tedavi şekli ameliyat ile tümörün çıkarılmasıdır. Ameliyat kararı verilmeden önce karaciğerin işlevsel durumu mutlaka değerlendirilmelidir. İşlevsel durumun uygun olduğu hastalarda ameliyat ile tümör çıkarılır. Laparoskopik ya da başka bir deyişle minimal invaziv teknik ya da halk arasında bilinen tabiriyle kapalı yöntem cerrahi, cerrahinin özel bir uygulama alanıdır. Gelişen teknoloji ile artık karaciğer ameliyatları bu yolla başarılı bir şekilde yapılabilir. Açık cerrahide, karın içine ulaşabilmek için karını boydan boya kaplayan bir kesi yapılıyordu. Laparoskopik (kapalı) teknikte ise 0.5-1 santim boyutunda beş kesi ve 4-5 santimlik piyesin dışarı alındığı kesi ile ameliyatlar tamamlanabiliyor.

YAKARAK, DONDURARAK YA DA ELEKTRİ K AKIMI İLE TÜMÖR TEDAVİSİ

Karaciğer tümörü cerrahi operasyona uygun olmayan veya yapılamayan hastalarda, tümör alanı; ısıtılarak, dondurularak veya elektrik akımı verilerek cerrahi kesi olmadan tedavi edilebilir. Liv Hospital Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Adem Uçar yakarak, dondurarak ya da elektrik akımı ile tümor tedavisini anlattı...

TÜMÖR 55 DERECENİN ÜSTÜNDE ISITILIYOR
Yakarak, dondurarak ya da elektrik akımı ile tümör tedavisi ablasyon olarak adlandırılır. Ablasyon işlemi lokal anestezi ve ağrı kesici ilaçlar verilerek yapılır. Deriden tümörün bulunduğu alana tomografi veya ultrason rehberliği ile özel bir iğne yerleştirilir. Bu iğne radyofrekans veya mikrodalga üreten jeneratöre bağlanarak tümör bölgesi ısıtılır. Belli bir süre 55 derecenin üzerindeki ısılarda tutulan tümör dokusu bütünüyle tahrip edilir. Radyofrekans, mikrodalga tekniklerinde ısıtarak, kriyoablasyon tekniğinde dondurarak tümör dokusu tümüyle tahrip eder. Bu tedavi sonrası ertesi gün hastalar taburcu olabilir ve birkaç gün içerisinde günlük yaşantılarına dönebilirler.

TÜMÖRE ELEKTRİK AKIMI VERİLEBİLİYOR
Son dönemde kullanıma giren elektroporasyon işleminde ise iğneler yardımıyla tümöre elektrik akımı uygulanıyor. Elektrik akımı hücre zarlarını parçalayarak tümör dokusunu tahrip eder. Bu tedavi özellikle hayati dokulara komşu kanserlerde kullanılır. Damar, safra yolları ve idrar kanalları korunurken tümör bütünüyle tahrip edilebilir. Bu ablasyon yöntemleri ABD'deki önemli kanser merkezlerinde de uygulanmakta olup 5 cm çapın altındaki tümörlerde cerrahi operasyon ile benzer sonuçları bulunuyor.

YAŞAM KALİTESİ ARTIYOR
Ameliyat veya nakil şansı olmayan karaciğer kanseri hastaları için yaşam süresini ve yaşam kalitesini artıran en önemli tedavi seçeneği, embolizasyon yöntemidir. Damar tıkama öncesi kemoterapi verilirse buna kemoembolizasyon denir. Böylece tedavinin etkinliği artar. Bu işlem anjiyografi odasında lokal anestezi ile yapılır. Kasık atardamarından girilerek ince tüpler yardımıyla karaciğer atardamarı bulunur ve içerisinden geçilerek tümörü besleyen bölümden itibaren kemoterapi ilaçları ve tümör damarlarını tıkayıcı özellikteki partiküller enjekte edilir. Kemoterapi ilaçları doğrudan tümöre verildiğinden etkisi büyük oranda artarken ilacın çok az bir kısmının vücudun diğer bölümlerine gitmesi nedeniyle yan etkiler düşük oranlarda görülür

KARACİĞER KANSERİNDE Y90 ATOM TEDAVİSİ
Cerahi, kemoterapi ve diğer tedavilerin cevap vermediği durumda son seçenek olarak Y90 atom tedavisi uygulanabiliyor. İleri evre karaciğer kanserinde tümör damarları içerisinden ince tüplerle enjekte edilen Y90 atomları kısa mesafeli ışıma yaparak tümör dokusunu yok ederken normal karaciğer dokusunun büyük oranda korunmasını sağlıyor. Bu tedavi iki aşamalı yapılıyor. Test enjeksiyonu ile tedaviye uygunluk kararı veriliyor. Doz hesaplanması sonrası karaciğer atardamarı içerisinden Y90 mikroküre tedavisinin uygulanması gerçekleştiriliyor. Hastanede yatmadan veya bir gün yatarak yapılabiliyor. İşlem sonrası küçük bir hasta grubunda ilk 10 gün halsizlik, hafif ateş, grip benzeri tablo görülme ihtimali bulunmaktadır. Bu tedavi kararları girişimsel radyoloji uzmanı, nükleer tıp uzmanı, genel cerrahi uzmanı, gastroenteroloji uzmanı ve medikal onkoloji uzmanı gibi uzmanlardan oluşan bir konsey tarafından alınmalıdır.