Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kolorektal leri tetikleyen faktörler nelerdir? Önlenebilir mi?

Giriş Tarihi: 20.1.2016 17:36

Kolorektal leri tetikleyen faktörler nelerdir? Kolorektal kanserlerin çoğunun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, bazı bilinen risk faktörleri bulunmaktadır. Risk faktörü, kişinin bir hastalığa yakalanma olasılığını etkileyen şeylerdir.

Nedenler, Risk Faktörleri ve Önleme

Kolorektal lerin çoğunun kesin nedeni bilinmemekle birlikte, bazı bilinen risk faktörleri bulunmaktadır. Risk faktörü, kişinin bir hastalığa yakalanma olasılığını etkileyen şeylerdir. Sigara içmek gibi bazı risk faktörleri kontrol edilebilir. Kişinin yaşı gibi diğer risk faktörleri değiştirilemez.

Ancak risk faktörleri bize her şeyi söylemez. Bir risk faktörünün, hatta birkaçının bulunması hastalığa yakalanacağınız anlamına gelmez.

Ayrıca, kolorektal kanser görülen bazı kişilerde bilinen herhangi bir risk faktörü bulunmayabilir. Kolorektal kanser görülen bir kişide risk faktörü bulunsa bile, bu risk faktörünün hastalığın gelişiminde nasıl bir rol oynadığını bilmek oldukça zordur.

Kolorektal kanserleri tetikleyen faktörler nelerdir?

Araştırmacılar,bir kişinin polip veya kolorektal kanserine yakalanma şansını artırabilen bazı risk faktörlerini ortaya koymuştur.

Değiştiremediğiniz Risk Faktörleri


Yaş: 50 yaşın üzerinde kolorektal kansere yakalanma olasılığı artar. Kolorektal kanser görülen 10 kişiden 9'u en az 50 yaşındadır.
Daha Önce Polip Oluşması veya Kolorektal Kansere Yakalanmış Olma

Poliplerin bazı türleri, özellikle büyük veya çok olanlar, kolorektal kanser riskini arttırır. Daha önce kolorektal kanser (tamamen iyileşmiş olsa bile) geçirdiyseniz, kolon ve rektumun diğer bölgelerinde yeni kanserlerin başlaması olasılığı yüksektir.
İlk kolorektal kanserini daha genç yaşadıysanız, bu olayın görülme olasılığı daha fazladır.

Bağırsak Hastalığı Öyküsü Bulunması

Ülseratif kolitve Crohn hastalığı benzeri inflamatuar bağırsak hastalıkları, kolon kanseri riskini artırır. Bu hastalıklarda, kolon uzun bir zaman hastalıklı kalır. Sizde bu hastalıklardan biri varsa, doktorunuz daha sık kolon tarama testi isteyebilir (Bu hastalıklar kolorektal kanser riskini artırmayan irritabl bağırsak sendromundan (IBS) farklıdır.

Kolorektal Kanserde Aile Öyküsü

Bu kansere yakalanan yakın akrabalarınız (Anne, baba, erkek kardeş / kız kardeş veya çocuklar) bulunuyorsa, riskiniz artabilir.
Bu, özellikle aile üyesinin genç yaşta kanser geçirmesi durumunda doğrudur. Ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan kişiler, ne zaman ve hangi sıklıkta tarama testleri yaptırmaları gerektiği konusunda doktorlarına danışmalıdır.

Belirli Aile Sendromları

Kolorektal kanser hastalarının bir kısmında (yaklaşık % 5 ile % 10 arasında) kalıtsal (anne veya babadan geçirilen) hastalığa neden olan gen değişikleri (mutasyonlar) görülür. Bu değişiklikler genellikle yaygın olarak görülenden daha genç yaşta kansere yol açar.
Ayrıca bu değişiklikler, kolorektal kanser dışındaki diğer kanser risklerinin yüksek olmasına yol açabilir. Bu gen değişikliklerinin bulunduğu aileleri bulmak önemlidir, böylece doktorların,daha genç yaşlarda tarama yapılması ve diğer önleyici tedbirlerin alınmasıiçin belirli adımları önermesini sağlayabilir.

Ailenizin tıbbi geçmişi kontrol etmek, yalnızca kolon kanseri ve polipler için değil, aynı zamanda bu değişikliklere bağlı kanser türleri açısından önemlidir. Çok yakın (birinci derece) akrabalarda kanser görülmesi endişe verici bir durum olsa da, daha uzak akrabalarda bulunan kanser öyküsü de önemlidir.
Buna, teyzeler, amcalar, büyükanne, büyükbaba, yeğenler ve kuzenlerdahildir.Ailesinde kanser veya kolorektal polip öyküsü olduğu bilinen kişiler, bu durumu doktorlarıyla görüşmelidir.

Ailelerin bu gen değişiklerinin birinden etkilenme olasılığını görmek amacıyla aile sağlık ağacını görüntülemek için genetik incelemeye bakmak isteyebilirler. Böyle bir durumda, gen testlerinin kendileri için doğru olup olmadığını ele alabilirler. Anormal gene sahip olan kişiler, kolon kanserini önlemek amacıyla genç yaşta tarama yaptırmak gibi adımlar atabilirler.

Kolorektal kanserlerle bağlantılı en yaygın 2 kalıtsal sendrom, ailesel adenomatöz polipoz (FAP) ve kalıtsal polipoz kolorektal kanserdir (HNPCC). Bunlara sıklıkla anne ve babadan kalıtımla geçen gen değişikliği neden olur.

Ailesel adenomatöz polipoz (FAP): FAP görülen kişilerin genellikle kolon ve rektumlarında çoğunlukla genç yaşlardan veya ilk yetişkinliklerinden kalan yüzlerce veya binlerce polip bulunur. Kanser, genellikle 20 yaş kadar erken yaşlarda bu poliplerin bir veya daha fazlasında başlar.
Kolonun ameliyatla çıkarılmaması durumunda bu bozukluğun bulunduğu insanların tümü 40 yaşlarında kanser olacaktır. Tüm kolorektal kanserlerin yaklaşık % 1'i FAP'den kaynaklanmaktadır.

Kalıtsal olmayan polipoz kolon kanseri (HNPCC): HNPCC (Lynch sendromu olarak da bilinir) tüm kolorektal kanserlerin yaklaşık % 3 ile % 5 arasındaki bölümünü oluşturmaktadır. Normalde DNA hasarının onarılmasına yardımcı olan farklı genlerdeki kalıtsal değişikliklerden kaynaklanabilir.

Bu sendromun bir parçası olarak ortaya çıkan kanserler,genç yaşlarda ortaya çıkar. HNPCC görülen kişilerde aynı zamanda polip görülebilir, ancak FAP içerisinde olduğu gibi yüzlerce değil, yalnızca birkaç tanedir.
Bu durumdaki kişilerde yaşam boyu kolorektal kanser riski %80'e kadar yüksek oranda olabilir. Bu durumdaki kadınların rahim zarı kanserine yakalanma riski çok yüksektir. Aynı zamanda, diğer kanserler de HNPCC ile bağlantılıdır.

Doktorunuz, sizin veya aile üyelerinin kolorektal kanser olma olasılığını arttıran bir durum olduğunu söylediğinde, büyük olasılıkla genç yaşta kolon kanseri testlerine başlanması gerekir ve genetik danışmanlık konusunu düşünmek isteyebilirsiniz.

Irk veya Etnik Köken

Afrikalı Amerikalılar ve Doğu Avrupa kökenli Yahudiler (Eskenazi Yahudileri) gibi bazı ırksal ve etnik gruplarda kolorektal kanser riski daha yüksektir. Eskenazi Yahudileri arasında bazı gen mutasyonlarının kolorektal kanser riski artırdığı tespit edilmiştir.

Tip 2 Diyabet
Tip 2 (sıklıkla insüline bağımlı olmayan) diyabet hastalarının kolorektal kanserine yakalanma riski yüksektir. Tip 2 diyabet ve kolorektal kanser aynı risk faktörlerinden bazılarını paylaşırlar (şişmanlık gibi).
Ancak bu faktörler dikkate alınsa da, tip 2 diyabet hastalığı olan insanlarda risk hala yüksektir. Ayrıca tanı sonrasında, daha kötü bir görüntüye sahip olma eğilimi gösterirler.

Yaptıklarınıza Bağlı Risk Faktörleri

Yaşam tarzı ile ilgili bazı faktörler ile kolorektal kanseri bağlantılı bulunmuştur. Aslında, beslenme şekli, kilo, egzersiz ve kolorektal kanser riski arasındaki bağlantılar, herhangi bir kanser türünün en güçlü bağlantılarıdır.

Özel Beslenme Türleri

Kırmızı et (sığır, kuzu eti veya karaciğeri) ve işlenmiş et (sosis, salam ve sandviç etleri) bakımından zengin bir beslenme şekli, kolorektal kanser riskini artırabilir. Etleri çok yüksek ısıda pişirmek, (kızartma, kavurma veya ızgara) kanser riskini artırabilen kimyasallar oluşturabilir.
Sebze, meyve ve kepekli tahıllar bakımından zengin beslenme şekilleri, düşük kolorektal kanser riski ile bağlantılı bulunmuştur, ancak lif takviyelerinin yardımcı olmadığı görülmüştür.
  1. Egzersiz Eksikliği
  2. Daha fazla egzersiz yapmanız, riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir.
  3. Şişmanlık
  4. Aşırı kilolu (veya obez) olmak kolorektal kanserine yakalanma veya bundan ölme riskini artırır.
  5. Sigara İçme
  6. İnsanların çoğu sigaranın akciğer kanserine neden olduğunu bilir, ancak uzun süre sigara içenlerin sigara içmeyenlere oranla kolorektal kanserine yakalanma olasılığı daha yüksektir. Sigara içmek aynı zamanda diğer birçok kanser riskini artırır.
  7. Alkol Kullanımı
  8. Aşırı alkol kullanımı, kolorektal kanseriyle bağlantılı bulunmuştur. Erkekler kullanımlarını günde en fazla 2 bardak ve kadınlar en fazla bir bardakla sınırlamalıdır.

Koleraktal Kanser Önlenebilir mi?

Kolorektal kanserlerin birçoğunun kesin nedeni bilinmemekle birlikte çoğunun önlenmesi mümkündür.

Tarama Testleri

Düzenli kolorektal kanser taraması veya testleri, kolorektal kanserin önlenmesine yardımcı olan en iyi yöntemlerden biridir. Tarama, hastalığın semptomları görülmeyen kişilerde kanser arama işlemidir. Bazı polipler veya oluşumlar, kansere dönüşmeden önce bulunabilir.
Tarama, kolorektal kanser büyümeden ve tedavi olasılığı daha yüksek olduğunda, erkenden bulunmasına yardımcı olabilir. Tarama, bilinen hiçbir risk faktörü bulunmayan (yaş dışında) kişilerde 50 yaşında başlamalıdır.
Kolorektal polipler veya kanser için (inflamatuar bağırsak hastalığı gibi) aile öyküsü veya diğer risk faktörleri bulunanlarda taramaya daha genç yaşta başlanması veya daha sık tarama yapılması konusunda doktorunuzla konuşmalısınız.

Ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan kişiler, ne zaman ve hangi sıklıkta tarama testleri yaptırmaları gerektiği konusunda doktorlarına danışmalıdırlar.

Güçlü Aile Öyküsü Olan Kişilerde Genetik Test, Tarama ve Tedavi


Ailenizde kolorektal polipler veya güçlü kanser öyküsü bulunuyorsa, genetik testler veya erken taramanın sizin için uygun olup olmadığına karar vermenize yardımcı olmak üzere genetik danışmanlık almak konusunu düşünmeniz gerekir.
Genetik testleri yaptırmadan önce, sonuçların riskiniz konusunda neler söyleyebileceğini veya söylemeyeceğini bilmek iyi bir fikirdir. Bu testler mükemmel değildir ve bazı durumlarda size kesin cevaplar vermesi mümkün olmayabilir.
Bu nedenle, testlerden önce bir kanser genetiği uzmanı ile görüşmek, hangi testlerin sizin açınızdan uygun olduğunun seçilmesinin önemli bir parçasıdır.


Beslenme Şekli, Egzersiz ve Kilo


Birçok çalışma, aşırı kilolu veya obez olmanın kadınlarda ve erkeklerde kolorektal kanser riskini artırdığını göstermiştir, ancak bu bağlantının erkeklerde daha güçlü olduğu görülmektedir. Daha fazla karın yağı (daha geniş bel çevresi) gözlenmesi de kolorektal kanser ile bağlantılı bulunmuştur.

Genel anlamda, tam olarak hangi faktörlerin önemli olduğu açık olmamakla birlikte sebze, meyve ve kepekli tahıllar bakımından zengin (ve kırmızı, işlenmiş et bakımından fakir) olan beslenme şekilleri, düşük kolorektal kanser riski ile bağlantılı bulunmuştur.
Birçok çalışmada, kırmızı et veya işlenmiş et alımı ile kolorektal kanser riski arasında bağlantı bulunmuştur.

Çalışmalarda yüksek aktivite ile düşük kolorektal kanser ve polip riski görülmüştür. Düzenli olarak orta düzeyde aktiviteler riski düşürür, ancak yüksek seviyedeki aktiviteler daha fazla yarar sağlayabilir.


Son yıllarda, büyük kapsamlı bazı çalışmalarda özellikle tam tahıl olmak üzere lif alımının, kolorektal kanser riskini azaltabildiğisöylenmektedir. Bu alandaki araştırmalar halen devam etmektedir.

Birçok çalışmada, özellikle erkekler arasında yüksek alkol alımının kolorektal kanser riskini artırdığı bulunmuştur.

Şu anda, kolorektal kanser riskini azaltmakta beslenme şekli ve aktiviteyle ilgili en iyi öneriler aşağıda verilmiştir:
  1. · Fiziksel aktivitenin yoğunluğunu ve miktarını artırın.
  2. · Kırmızı ve işlenmiş et tüketimini azaltın.
  3. · Tavsiye edilen düzeylerde kalsiyum ve D vitamini alın (Aşağıya bakınız).
  4. · Daha fazla sebze ve meyve yiyin.
  5. · Obeziteden ve vücudun orta bölümündeki şişmanlıktan kaçının.
  6. · Aşırı alkolden kaçının.

Vitamin ve Mineraller

Vitamin veya mineral takviyesi almanın riski azaltıp azaltmadığını görmek için yapılan çalışmalarda net sonuçlar elde edilmemiştir.
Bazı çalışmalarda, günlük olarakfolik asit veya folat içeren multi-vitamin almanın kolorektal kanser riskini düşürmede yardımcı olduğu iddia edilirken, diğer çalışmalarda bu iddia edilmemiştir.
Aslında, bazı çalışmalarda folik asidin mevcut tümörlerin büyümesine yardımcı olabileceği ima edilmiştir. Bu alanda daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.

Bazı çalışmalarda, güneşten, belirli gıdalardan veya vitamin haplarından alınan D vitamininin kolorektal kanser riskini azaltabildiği iddia edilmiştir. Çok fazla güneşe maruz kalma, cilt kanserine neden olabildiği kaygılarına bağlı olarak, çoğu uzman şu anda kolorektal kanser riskini azaltmada bunu bir yol olarak önermemektedir.

Diğer çalışmalarda, daha fazla kalsiyum alımının kolorektal kanser riskini düşürebileceği iddia edilmektedir. Ancak, erkeklerde yüksek miktarda kalsiyum alımının, olası prostat kanserini artırması nedeniyle Amerikan Kanser Derneği kanser riskinin azaltılmasını denemek amacıyla özel olarak kalsiyum alımını artırmayı önermemektedir.

Bazı çalışmalarda, magnezyum bakımından yüksek diyet ile kolorektal kanser riskinin düşmesi arasında bağlantı bulunmuştur, ki bu bağlantı kadınlarda bulunan en güçlü bağlantıdır. Ancak, tüm çalışmalarda bu düşük risk bulunmamıştır. Bu konu ile ilgili olarak daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.

Aspirin ve Diğer İlaçlar

Aspirin ve ibuprofen ve naproksen gibi ilaçların kolorektal kanser ve polip riskini azalttıkları görülmektedir. Ancak, bu ilaçların mide kanaması gibi ciddi, hatta hayatı tehdit eden yan etkileri görülebilir. Bu nedenle, uzmanlar kolorektal kanserin önlenmesinde, insanlara genel anlamda bunları almasını önermemektedir. Kolorektal kanseri riskiniz yüksekse yapmanız gerekenler konusunda doktorunuzla konuşun.


Kadınlık Hormonları


Menopoz sonrasında östrojen ve progesteron alınması, (bazı durumlarda menopoz hormon tedavisi veya kombine hormon replasman tedavisi olarak adlandırılır) kadınlarda menopoz sonrasında kolorektal kanser riskini azaltabilir. Ancak, menopozdan sonra bu hormonu kullanan kadınlarda bulunan kanserler, daha ileri aşamada olabilir.
Menopozdan sonra bu hormonları kullananlarda osteoporoz (kemik erimesi) gelişme riski azalırken, kadınlarda kalp hastalığı, kan pıhtılaşması, meme ve akciğer kanserleri riski artabilir.

Hormon kullanmak için doktorunuzla yararları ve riskleri ile ilgili bir görüşme yaptıktan sonra karar verin.

Bazı çalışmalarda doğum kontrol hapları kullanmanın, kadınlarda kolorektal kanser riskini azaltabildiği bulunmuştur. Bu bağlantıyı doğrulamak amacıyla daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kolorektal kanserleri tetikleyen faktörler nelerdir? Önlenebilir mi?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz