X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Canlıdan akciğer nakli için gün sayıyoruz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Canlıdan akciğer nakli için gün sayıyoruz

  • Giriş Tarihi: 15.2.2016
Canlıdan akciğer nakli için gün sayıyoruz
Canlıdan akciğer nakli için gün sayıyoruz

2009 yılında ilk başarılı akciğer naklini gerçekleştiren Doç. Dr. Cemal Asım Kutlu, yine bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Kutlu, "Uygun olan bir hastamızda, ilk canlıdan nakil işlemini de gerçekleştireceğiz" diyor

Türkiye'de ilk başarılı akciğer naklini gerçekleştiren ekibin başında olan Doç. Dr. Cemal Asım Kutlu, 2009 yılında bir devlet hastanesinde yaptığı operasyon ile adını tıp tarihine yazdırdı. Şimdi meslek hayatına bir üniversite hastanesinde devam eden ünlü cerrahın hedefinde, canlıdan akciğer nakli gerçekleştirmek var. Ülke olarak tıp tarihine adımızı bir kez daha yazdıracağımız bu heyecanlı ve zor operasyon öncesinde Kutlu ile bir araya geldik. Yeni Yüzyıl Üniversitesi Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Cemal Asım Kutlu, sorularımızı yanıtladı…

Dünya tıp tarihinde akciğer naklinin geçmişi nedir?
Akciğer nakli dünyada ilk olarak 1963 yılında ABD'de gerçekleştirildi. Hasta 18 gün yaşadı. Bu operasyon, kişinin sinir iletimi olmadan yeni takılmış bir akciğerle nefes alabildiğini göstermesi açısından son derece önemlidir. Sonraki yıllarda tüm dünyada toplam 44 adet daha akciğer nakli yapıldı ama gerçek bir başarı elde edilemedi. Uzun araştırmalardan sonra 1983 yılında Kanada'da yapılan 45'inci ameliyat, dünya tıp tarihine ilk başarılı akciğer nakli olarak geçti. Bu hasta son derece sağlıklı bir şekilde beş yıl yaşadı. Günümüzde ise her yıl 4 binin üzerinde akciğer nakli operasyonu gerçekleştiriliyor.

HASTA 3.5 YIL YAŞADI

Türkiye'de süreç nasıl gelişti?
Ülkemizde ilk ameliyat 1999 yılında yapıldı. Ardından üç hastaya daha akciğer nakli yapıldı ama hiçbiri solunum cihazından ayrılamadı. Beşinci nakil 2009 tarihinde Süreyyapaşa Göğüs Cerrahisi Merkezi'nde yapıldı ve bu hasta da Türk tıp tarihine ilk başarılı akciğer nakli olarak geçti. Bu hasta da toplam 3.5 yıl yaşadı ve organ reddine bağlı ortaya çıkan sorunlar nedeniyle hayatını kaybetti.

2012 yılında canlıdan canlıya akciğer nakli ameliyatlarına hazırlanmak için Japonya Kyoto Üniversitesi'ne gittiniz. Canlıdan canlıya nakiller ülkemizde ne zaman başlayacak?
Kyoto Üniversitesi'ni ziyaret ettikten sonra alt yapı olarak hiçbir eksiğimiz olmadığını gördük. Elbette Japonların organizasyonel yeteneklerine ve çalışma düzenlerine hayran olmamak mümkün değil ama bizim de ülke olarak bu konuda geldiğimiz noktanın değerini bilmemiz lazım. Biz; bu ameliyata ekip olarak hazırız ve uygun bir hastamızda bu ameliyatı gerçekleştireceğiz. Ekip olarak bir yer değiştirme söz konusu olduğu için sonuçlanması gereken bazı idari süreçler var. Bu süreçlerin kısa zamanda biteceğini, kısa sürede tekrar nakillere başlayacağımızı düşünüyorum. Elbette ilk fırsatta uygun olan bir hastamızda da ilk canlıdan nakil işlemini gerçekleştireceğiz.

Hem dünyada, hem de ülkemizde diğer organ nakillerine göre akciğer naklinin bu kadar geç yapılmış olmasının sebepleri nelerdir? Karaciğer ve kalp nakillerinin 1970'den önce yapıldığı düşünülürse, akciğer naklinin ne kadar geciktiği ortaya çıkar. Yurdumuzda da ilk başarılı kalp nakli ile ilk başarılı akciğer nakli arasında tam 20 yıl vardır. Sanırım bunun en önemli nedeni; dış ortamlara bağlantılı olan akciğerin sahip olduğu yoğun savunma sistemleridir. Bu savunma sistemleri nakledilen organla birlikte alıcıya geçip alıcının bağışıklık sistemini şiddetle uyarır. Bu uyarıyı baskılamak ve vücudun bağışıklık sistemini fırsatçı bakteriler karşısında zayıf bırakmadan süreci yönetmek; akciğer naklini diğer organ nakillerinden farklılaştırır.

Akciğer nakli zor bir nakil olarak bilinir. Başka zorluklar var mı?
Zorluk deyince akla ilk cerrahi zorluklar geliyor. Akciğerler, diğer organlarımızdan farklı olarak kendi başlarına çalışmazlar. Yani ameliyattan sonra kapasitelerini büyük ölçüde kaybetmiş yeni akciğerler eski durumlarına bir süre sonra gelirler. Bu sürede de akciğerlerin çalıştırılması gerekir. Bu yoğun bir destek ve uzman bir kadronun yönetiminde üstesinden gelinebilecek bir süreçtir. Vücudun genel anlamda belli bir oranda kas gücü olmalı; bu yoğun destekle ameliyatın ertesi gününden itibaren artırılmaya çalışılmalıdır.

Nakil adayının fiziki açıdan iyi seviyede olmasını mı kastediyorsunuz?
Evet. Ancak sadece fiziki açıdan değil. Akciğerlerin nakil gerektirecek kadar kötü duruma gelmiş olması gerekirken, diğer sistemlerin de böylesi bir cerrahi girişimi tolere edecek kadar iyi olması gerekir. Nakilden önce fiziki durum mümkün olan en üst seviyeye çıkartılmış olmalı ve en uygun zamanda da nakil işlemi gerçekleştirilmeli. Hastalarımızda; ekip ile birlikte çalışmaya hazır zihinsel düzey ve güçlü bir motivasyon, bu işin olmazsa olmazlarındandır.

Bütün bu sürecin doğru şekilde yönetilmesi karmaşık mı?
Bir açıdan çok karmaşık, diğer açıdan da son derece kolay. Başvuran hastalar içinden en uygunlarının seçilmesi, o hastaların en iyi performans düzeylerine çıkartılması ve doğru zamanda nakil listesine alınması, bekleme süresince en iyi düzeyde tutulması ve uygun bir organın sorunsuz bir cerrahi girişimle nakledilmesi gerekir. Ayrıca ameliyat sonrasında hem tıbbi, hem fiziki, hem de psikolojik desteklerin verilmesi gibi başlıkların tümü geniş ve eşgüdümle çalışan deneyimli bir ekibin birlikteliğiyle mümkün olabilir. Burada anestezi ve yoğun bakım süreçlerinden söz etmiyorum bile. Dolayısıyla bu süreçlere alışık deneyimli ve sorumluluk alabilen kişilerden oluşmuş bir ekiple çalışıldığında bu süreçler son derece kolaydır.

AKCİĞER NAKİL SAYISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Ülke olarak organ nakli konusunda hangi seviyedeyiz?
Özellikle böbrek ve karaciğer nakillerinde, Avrupa standartlarının üstünde demesek de en önlerinde olduğumuzu biliyoruz. İlk başarılı akciğer naklinden sonraki sekizinci yılımızda henüz bu seviyeye geldiğimizi söyleyemeyiz. Ancak aramızdaki farkı dev adımlarla kapatıyoruz. Bizim de oturmuş merkezlerimiz, deneyimli ekiplerimiz var. Akciğer nakil sayılarımız her yıl artıyor.