X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kırışıklıkların düşmanı Kivi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kırışıklıkların düşmanı Kivi

  • Giriş Tarihi: 20.2.2016
Kırışıklıkların düşmanı Kivi
Kırışıklıkların düşmanı Kivi

Küçük meyvelerin içinde bulunan antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin zararından korur. Bir avuç kuru erik veya orta boy kivi, cildin ihtiyaç duyduğu C vitamini ihtiyacını karşılar

Doğru beslenmeyle daha genç ve güzel bir cilde sahip olabilirsiniz. Küçük meyvelerin içinde bulunan antioksidanlarla, hücrelerinizi serbest radikallerin zararından koruyabilirsiniz. Vitaminlerin antioksidan etkileriyle kırışıklıkları uzun yıllar öteleyebilirsiniz... Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz Duman; sağlıklı ve genç bir cilt için beslenme tüyoları verdi... Doğru beslenme alışkanlıklarını hayatınıza geçirdikçe cildinizdeki değişimi de fark edeceksiniz. Cildimizin vücudunuzdaki en büyük organ olduğunu, vücudun yüzde 16'sını kapladığını bilsek; ona daha iyi bakacağımız şüphesiz. Ayrıca cilt dokusu kendini hızlı yeniler, dolayısı ile de beslenme ile cildi desteklemek önemlidir. Cildin nemli olması, oksidanlara karşı savaşabilmesi ve yapısının güçlü olması için yeterli ve dengeli beslenme önemlidir.

SİVİLCELERE SAVAŞ AÇIN

Sivilce sorununun altındaki nedenlerden biri de insülin direncidir. Bununla baş etmek için de düşük glisemik indeksli beslenme şart. Şekersiz, bol posalı, karbonhidrat kaynağı olan ekmek vb. ile meyve miktarlarına dikkat ederek glisemik indeksi düşük beslenmek mümkün.

İYİ BESLENME CİLTTE FARKEDİLİR
Cilt dokusu; bağırsakların, akciğerin ve böbreğin toksik atıklarının vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Kalıtsal faktörler önemli rol oynamakla birlikte yaş, iklim, hava kirliliği, yediklerimiz, stres ve vücudumuzdaki hormonlar da ciltte hissedilir. Bunlardan en önemlisi; boşaltım sistemimizin düzgün çalışıp çalışmaması ve vücudumuzun yeterli vitamin alıp almamasıdır. Eğer kişi doğru beslenemiyorsa; bu durum ciltte solgunluk, kuruluk ya da lekelerle kendini belli eder. Örneğin; vücutta elzem yağ asidi eksikliği, cildin kurumasına ve çabuk yaşlanmasına neden olur. Katı yağlar, kılcal damar tıkanmalarına yol açar. Uzun süren dolaşım bozukluklarında, en güzel cilt bile doğal rengini kaybeder ve sağlıksız bir görünüm alır.

OMEGAYLA OKSİJEN TAŞIYIN

Oysa ki, cilt güzelliğinin ilk şartı sağlıklı kan dolaşımıdır! Omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini dengeli tükettiğimizde, kan dolaşımı düzene girer ve cilde daha fazla oksijen taşınır. Bu yağ asitleri ayrıca hücre zarını güçlendirir ve cildin daha genç görünmesini sağlar. Serbest radikaller; stres, sigara, alkol, fazla kafein, kızartılmış ve kavrulmuş besinlerin vücuda alımı sonucu oluşan ve sağlıklı hücrelere zarar veren moleküllerdir. Vücutta serbest radikal sayısı arttığında cilt soluklaşır, nemini kaybeder ve kırışır. Serbest radikallerden, tamamından olmasa da bir kısmından besinler aracılığıyla kurtulmak mümkün. Küçük meyvelerin içinde bulunan antioksidanlar, serbest radikallerin zararından hücreleri korur. Antioksidanlar sayesinde; cilt kendini güneş ışınları ve çevre kirliliği gibi çevresel etmenlerin zararlı etkilerinden korur. A, C ve E vitaminleri önemli antioksidan vitaminlerdir. Bir avuç kuru erik veya yaban mersini, koyu yeşil yapraklılarla yapılmış bol maydanozlu bir salata veya bir orta boy kivi veya portakal veya mandalina; cildin ihtiyaç duyduğu C vitamini ihtiyacını karşılar.

BESLENME GÜNLÜĞÜ TUTUN

Cilt sağlığını korumak için beslenme günlüğü tutun. Cilt rahatsızlığı psikoloji ile birebir ilişkilidir ama en azından beslenme noktasında hangi besinlerin sizde daha fazla reaksiyon verdiğini tespit edebilirsiniz.
Hatta bu günlüğe psikolojik durum da ekleyebilirsiniz. Ayrıca stresli değilken reaksiyon vermediğiniz besinlere stres faktörü altında reaksiyon verebileceğinizi de unutmayın.

ALTIN KURALLAR
1. Her gün ağırlığınızı 30 ile çarparak, en az çıkan değer kadar su için. Örneğin; 55 kilosunuz, 55x30= 1650 ml. Bu, en az içmeniz gereken suyun miktarı. Bu 55x50'ye kadar çıkabilir.
2. Posa alımınızı kontrol edin; bağırsaklarınız ne kadar iyi çalışıyorsa, toksiklerden o kadar rahat kurtulursunuz, bu da sizin cildinize yansır.
3. Antioksidan alımınızı kontrol edin; antioksidanlar (en iyi kaynakları koyu meyve ve sebzeler; kuru erik, kuru üzüm, yaban mersini ve böğürtlen) hücre yenilenmesini yavaşlatır.
4. Kötü yağlardan uzak durun; cildinizi seviyor ve güzel ışıl ışıl görünmesini istiyorsanız kızartma yemeyeceksiniz. Ayrıca sevdiğimiz yağ asitlerini içeren zeytinyağı, balık, ceviz, fındık ve bademi düzenli olarak tüketmelisiniz. Koyu yeşil yapraklı sebzeleri de atlamayalım.
5. Protein tüketim miktarına dikkat! Yaşlanma ile birlikte kas kayıpları da başlar, bu nedenle de protein tüketimi önemlidir. Ancak yüksek protein alımı, özellikle de kırmızı etin yüksek tüketimi ciltte istemediğimiz etkiler doğurabilir. Bu nedenle protein kaynaklarını doğru dağıtmak, süt ve süt ürünlerine, balığa, kurubaklagillere ağırlık vermek gerekir.
6. Tuz tüketiminizi azaltın. Fazla tuz alımı ödeme neden olabileceği gibi ciltte kabarıklıklara da neden olabilir. Ayrıca baharatları da miktarlarına dikkat ederek tüketin.
7. Sabah güne mutlaka su ile başlayın.
8. Güneş ışınlarına dikkat edin.

SAĞLIKLI CİLT İÇİN...
1. Cildinizi güneş ışınlarından koruyun.
2.
Günde 1.5 litre su için.
3.
Sigaradan ve sigara içilen ortamlardan uzak durun.
4.
Hayatınızdaki stres faktörleri ile mücadele etmeyi ve rahatlamayı öğrenin.
5.
Düzenli egzersiz yapın.
6.
Demir yönünden zengin besinler tüketmeye özen gösterin.
7.
Vitamin ve mineral yönünden dengeli ve yeterli beslenin.
8.
Kahvaltı yapmayı ihmal etmeyin.
9. Günde bir-iki fincan yeşil çay tüketin.