Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Zayıflamak için çaylardan medet ummayın!

Giriş Tarihi: 7.3.2016
Zayıflamak için çaylardan medet ummayın!

Kilo vermek için kullanılan zayıflama çaylarının pek çok zararları var. Bilinçsizce tüketilen zayıflama çayları karaciğeri çürütebilir, hatta ölüme bile neden olabilir

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Akif Vatankulu

'İÇİNDE UYARICI MADDELER VAR '

Bilimsel olarak; yeşil çay dahil, zayıflama çaylarının kilo verdirici etkisi ispatlanamamıştır.
Bu çayların içerisinde metabolizmayı ve kalori yakımını hızlandıran uyarıcı maddeler; sibutramin, kafein, anfetamin türevleri, laksatifler ve idrar sökücüler bulunur. Bu maddeler ise kalp ve diğer organlar için zararlıdır. Bu tarz çaylar, normal sağlıklı insanlarda bile kalp krizlerine, kalp ritim bozukluklarına ve değişik organ yetmezliklerine neden olabilir. Kalp rahatsızlıkları olan hastalarda ise kalp krizi ve ani ölüme neden olabilir.
Genetik kalp rahatsızlığı, kalp ritim bozukluğu ve tiroid gibi diğer organ hastalıklarına sahip olan kişiler, daha fazla risk altındadır. İçerisinde metabolizmayı hızlandırıcı, kalori yakımını artıran maddeler bulunan çaylar ve ilaçlar kullanmak yerine diyet ve egzersiz yoluyla kilo verilmelidir.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yard. Doç. Dr. Engin Türkmen

'KARACİĞERİ ÇÜRÜTEBİLİR'


Merdiven altı firmalar tarafından kurutularak hazırlanan ve internetten tüketiciye ulaştırılan bitki karışımlarının içeriğinde; metabolizmayı hızlandırmak için kafein ve beynin iştah merkezini etkileyen ama kalbe zarar veren sibutramin gibi maddelere rastlanmıştır.
Bitki karışımları; nabzı hızlandırıp kalp ritmi bozukluğuna neden olabilir, aşırı su kaybına yol açıp ciddi halsizlik ve baş dönmesi yapabilir. Ayrıca uykusuzluk, dikkat eksikliği ve zihin bulanıklığı yaratabilir, sindirim bozuklukları, kusma ve ishal, kalp damarlarında kasılmaya yol açarak kalp krizine neden olabilir.
Bitki çayları çok uzun süreli kullanıldığında hiçbir belirti vermeden sinsice karaciğerin çürümesine neden olabilir. Biz bu tabloya hepatotoksisite diyoruz. Şeker, kalp, karaciğer, böbrek, ülser ve tansiyon hastaları ile hamile ve emziren kadınlar; zayıflama çaylarını kullanmamalı.

Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey

KARIŞIMLAR TEK BAŞINA ÇARE DEĞİL


Zayıflama uğruna tüketilen bitki çaylarına her gün bir yenisi ekleniyor. Bu çaylara olan rağbetin nedeni; kısa vadede diyet ve egzersizden bağımsız olarak kilo vermeyi vâdetmeleri.
Yıllarca diyet yapıp başarısız olanlar ve diyet döngüsüne girmekten sıkılanlar; tek başına zayıflama garantisi veren zayıflama ve detoks çaylarını son bir umut olarak kullanıyor. Ergenlik çağında, özellikle kızlarda zayıf olmakla ilgili beden algısı değişiyor. Zayıf olmanın arkadaş grubu içine dahil olabilmek için bir neden olması, ideal olanın 'zayıf bir beden olduğu' algısı maalesef yerleşiyor ve gençler bu amaçla önlerine ilk çıkan hiçbir bilimsel dayanağı olmayan popüler diyetleri ve zayıflama çaylarını kullanmaya başlıyorlar.
Zayıflamak için altın kural, davranış değişikliği yaratmaktır. Hiçbir yiyecek ya da içecek tek başına zayıflama etkisi yaratmaz. Bazı bitki çayları ilk kullanıldığı zaman ödem söktürücü etkisiyle zayıflama hissi oluştursa da gerçek yağ kaybı sağlamaz.
Özellikle karışım olarak kullanılan bitkilerin birbiri ile etkileşiminin sonucu bu çaylar, karaciğerde toksitite oluşturmasından kalp ritmini bozmaya kadar sonuçlar doğuruyor. Bitki çaylarının tek başına yağ yakma etkisi yokken, böbreğin yükünü artırıp kalp ritmini bozabiliyorlar. Bitki çaylarının dozunun aşılarak tüketilmesi, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabiliyor. Kalp hastalığı, yüksek tansiyonu, böbrek hastalığı riski olanların ve gebelerin kesinlikle bitki çaylarından kaçınması gerekiyor.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz Duman

MUCİZE BİTKİ DİYE BİR ŞEY YOKTUR


Bitkisel destekler; televizyonlardan, radyodan ve internetten kontrolsüzce satılıyor. Kilo problemine çare arayanlar da bu desteklerden medet umuyor. Şifa amacıyla kullanılan tüm bitkisel desteklerin yararı kadar zararı da olabilir. Bir de buna merdiven altı üretimleri eklersek tehlikenin boyutu kat kat artıyor. Bu noktada şu bilinci oturtmak zorundayız: Kilo problemi bir hastalık olarak değerlendirilmeli; hekim ve beslenme uzmanı eşliğinde, hatta bir fizyoterapist ve psikologla birlikte hasta değerlendirilmeli ve takip edilmelidir.
Beslenme programı kişinin kan parametrelerine göre oluşturulmalı ve sağlıklı makul hedefler konularak bu yolda doğru adımlar atılmalıdır. Kişi bu süreci çok uzun bulduğu ve bir an önce fazla kilolarından kurtulmayı amaçladığı için gözü hiçbir şey görmemekte ve internette karşısına çıkan, hızlı kilo verdirmeyi vâdeden ürünler ile hata yapmaktadır. Burada bu hataya düşmemesi için kişilerin bilinçlenmesi kadar denetimlerin de sıkı tutulması gerekmektedir.
Yakın zamanda yaşadığım bir anımı paylaşmak istiyorum: Bir danışanım elinde bir bitki kapsülü ile gelip içeriğinde sadece kiraz sapı yazan bu ürün için "Akrabalarım kullanıyor, çok kilo verdiler, hiç acıktırmıyor ve çok susatıyor" dedi. Bunların yasaklı etken madde olan subitraminin belirtileri olduğunu, kesinlikle kullanmaması gerektiğini söyledim. Kısa bir süre sonra yapılan denetimlerde içerisinde subitramin tespit edildi ve ürün toplatıldı. Şu unutulmamalı; mucize bitki, besin ve yöntem yoktur.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Zayıflamak için çaylardan medet ummayın!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz