X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uyku apnesini tedavi ettirip yaşam kalitenizi artırın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uyku apnesini tedavi ettirip yaşam kalitenizi artırın

  • Giriş Tarihi: 19.3.2016
Uyku apnesini tedavi ettirip yaşam kalitenizi artırın
Uyku apnesini tedavi ettirip yaşam kalitenizi artırın

Uyku bozuklukları solunum düzensizliklerine, bu da kişinin gece boyunca kısmi ya da tamamen uyanmasına sebep olur. Uyku apnesi sendromunda ise uyku sırasında solunum belli süre durur. Bu rahatsızlık tedavi edilmezse; yüksek tansiyon, kalp krizi, inme, depresyona neden olur

Canlıların vazgeçilmez ihtiyacı olan uyku, beyin hücrelerinin vücut sisteminin düzenli çalışmasını sağlayabilmesi için gerekli olan yaşamsal bir fazdır. İyi bir uykunun başlıca ölçüsü; kişinin sabah dinç uyanması ve kendisini gün içinde zinde hissetmesidir. Uyku bozukluklarının toplumda çok fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Ferah Ece, konuyla ilgili merak edilenleri anlattı...

KASLAR GEVŞİYOR
Horlamanın solunum durmaları ile birlikte olduğu klinik tabloya, Obstruktif Uyku Apne Sendromu denir. Uyku sırasında üst solunum yolunu açık tutan ve kapatan kaslarda gevşeme olur. Bu gevşeme, hava yollarında uyku sırasında hafif bir daralmaya sebep olur ve hafif bir horlama meydana gelir, ki genellikle bunun bir önemi yoktur. Uyku apne sendromlu hastalarda bu kas gevşemesi çok fazla olur ve nefes almak güçleşir. Beyin nefes almaktaki bu güçlüğü fark edip solunum çabasını artırır. Artan solunum çabası beyni hafifçe uyandırır ve hava yolu açılır. Uyandıktan sonra hava yolu tamamen açılır. Artan solunum çabası normale döner ve yeniden uykuya dalınır. Ancak hava yolu yeniden tıkanır. Buna neden olan faktörler; üst solunum yolunu destekleyen şişlikler, büyük bademcikler, büyük dil ve uykuda gevşeyen solunum yolu kaslarıdır. Diğer tıkanma noktası ise burun olabilir. Obstruktif Uyku Apne Sendromu'nda uyku sırasında solunum belli süre durur. Obstruktif Uyku Apne Sendromu tedavi edilmezse; yüksek tansiyon, kalp krizi, inme, depresyona neden olur.

LABORATUVARDA TEST
Polisomnografi denen tüm gece boyunca devam eden uyku testi ile uykunuzun kalitesi ölçülür. Bu test süresince hasta evinde uyuduğu gibi tüm gece uyku laboratuvarında uyur. İnceleme sabah sonlandırılır ve hasta evine ya da işine gidebilir. Beynimizin farklı bölümleri uykuyu kontrol eder ve uykuya dalış, yüzeysel uyku, derin uyku ve rüya uykusu (REM uykusu) gibi değişik uyku evrelerinin oluşmasını sağlar. Beyin ve vücudun değişik aktivitelerini ölçerek kişilerin hangi uyku evresinde uyumakta olduğunu saptamak mümkündür. Uyku testi süresince vücutta uykuda devam eden aktiviteler (beyin dalgaları, kas hareketleri, göz hareketleri, ağız ve burundan solunum, horlama, kalp hızı ve bacak hareketleri) elektrot denilen, cilde yapıştırılan küçük metal diskler ile kaydedilir. Göğüs duvarına ve karnın etrafına takılan kemerler solunum çabası hakkında bilgi verir. Kandaki oksijen düzeyi parmağa takılan bir alıcı ile sürekli ölçülür, bir video kamera aracılığı ile de uyku süresince görüntü kaydedilir. Uyku testinden sonra göğüs hastalıkları doktoru kayıtları inceleyerek ve yorumlayarak herhangi bir hastalığın var olup olmadığını raporlar.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ FARKLI
Devamlı Pozitif Hava Yolu Basıncı (CPAP): Ağız ve burun etrafına silikondan yapılmış bir maske yerleştirilir. CPAP cihazından çıkan basınçlı hava, uyku sırasında burundan boğaza doğru iletilir. Böylece üst solunum yolu uyku boyunca açık kalır.
Cerrahi müdahale: Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) olarak bilinen cerrahi teknikle, boğaz arkasındaki hava yolunu tıkayan fazla yapılar blok halinde çıkarılır.
Radyofrekans: Bu yolla yapılan operasyonlar, yeni bir teknik kullanılarak boğaz ve dil kökü yumuşak dokularına alterne elektrik uygulanarak gerçekleştirilir.
Ağız içi cihazlar: Dili ya da alt çeneyi öne çeken cihazlarla uyku apne sendromlu hastalarda hava yolunun açık tutulması sağlanır.

MENOPOZ HORLAMAYA NEDEN OLABİLİR

Horlama, uykuda başlıca nefes alımı sırasında yumuşak damak ve dil kökü kaynaklı titreşimler sonucunda oluşan sestir. Her 100 kişiden 42'si horlar. Yaş ilerledikçe horlamanın görülme sıklığı da artar. Horlama, erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülür. Ancak menopoz dönemi sonrasında kadınlar, hormonal dengelerin değişmesi sonucu, özellikle kas yapılarının erkeklerinkine benzemesi sonucu horlamaya başlarlar.
Nefes durmasının eşlik etmediği düzenli horlamanın, hastaya herhangi bir zarar vermediği düşünülür. Bu tür horlama sadece hastanın çevresini rahatsız eder. Horlama hastaları öncelikle beraberinde uyku apne sendromu varlığı açısından araştırılmalı ve hasta uyku testinden geçirilmelidir. Hastada uyku apne sendromu saptanmazsa; horlama genellikle Kulak Burun Boğaz uzmanları tarafından uygulanan bazı cerrahi girişimler, radyofrekans gibi yöntemler ve diş hekimleri tarafından uygulanan ağız içi aparatlar ile tedavi edilebilirler.

BU BELİRTİLERE DİKKAT EDİN

Uyku apnesi sendromu;
Gürültülü horlama
Uykudan boğulma hissi ile uyanma
Yorgunluk
Uygunsuz yerlerde uykuya dalma (işte, sinema-tiyatroda ya da araba kullanırken)
Konsantrasyonda güçlük
Unutkanlık
Sabah görülen baş ağrısı ve bulantı
Sinirlilik
Depresyon
Cinsel istekte azalma
Erkeklerde impotans (iktidarsızlık), kadınlarda adet düzensizlikleri
Gece boyunca sık idrara çıkma ya da yatağı ıslatma gibi şikayetler ile kendini belli edebilir.