Check-up uygulaması riskleri yüzde 100 önleyemez

Giriş Tarihi: 22.3.2016
Check-up uygulaması riskleri yüzde 100 önleyemez

Sağlıklı olmak için check-up yaptırmak gerekiyor ama hiçbir check-up uygulaması kanser veya ani ölüm riskini yüzde 100 önleyemez. Ancak olasılık yüzde 90-95’e kadar tahmin edilebilir

Otomobillerin el kitabında yazılı periyodik bakım takviminin insanlar için olanına check-up denir. Yaş ve cinsiyete göre tayin edilen yıllık sağlık taramasıdır. Yetişkinlerde 20 yaşlarında başlanır ve her beş yıl için ayrı uygulamalar mevcuttur.
Liv Hospital İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Metin Okucu, check-up hakkında bilgi verdi:
Her check-up uygulamasında araştırılanlar sabit değildir. Bazı temel testler her yıl tekrar edilir ama girilen yaş grubuna göre özel tetkikler de bunlara eklenir. Sağlıklı kişiler bir ya da üç yıl arayla check-up yaptırmalı.

GÜVENİNİZ SARSILMASIN
Hiçbir check-up uygulaması kanser veya ani ölüm riskini yüzde 100 önleyemez. Ancak olasılık yüzde 90-95'e kadar tahmin edilebilir. Bu yüzden her şeyin normal olduğu söylenen kişilerde dahi, çok ender de olsa, ani ölüm veya kanser görülebilir. Bu rakamlar check-up'a olan güveni sarsmamalıdır.
Bir check-up taraması yüzde 100 olarak şunları ortaya çıkarır: Kilo ve beslenme sorunları, yüksek tansiyon, şeker, kolesterol, damar anevrizmaları, kan hastalıkları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, osteoporoz, depresyon, görme-işitme sorunları, diş ve dişeti sorunları, cilt kanserleri, tiroit hastalıkları, ailevi risk yükü.
Bir check-up taraması yüzde 90 oranında şunları ortaya çıkarır: Meme kanseri, kalın bağırsak kanseri, rahim ağzı kanseri olduğunu, prostat veya tiroit kanseri olmadığını.
Check-up sonrası kalp damar hastalıklarından, kişinin önündeki 10 yıl içinde ölüm riski de tayin edilir. Ancak bu en yakın yüzde 5'e kadar indirilebilir ve kabul edilebilir bir sonuçtur. Yüzde 100 tahmin mümkün değildir.
Check-up taraması sonrası yapılacak değişiklikler ve önerilerle yukarıda sayılan hastalık risklerini en aza indirmek veya kesin olarak tedavi etmek mümkündür.
Check-up uygulamaları her zaman bir kötü haberin araştırıldığı ve söyleneceği bir durum olarak değil, tam tersine kişinin aslında ne kadar sağlıklı ve gelecek için olumlu haberlerinin olduğunu gösteren bir tarama olarak görülmelidir.

Kilo fobisinden kurtulmalısınız
İnsanların 'Ben şişmanım' fobisinden kurtulması gerekiyor. Kilo vermek istiyorsanız, verirsiniz. Ancak sağlığınız için her zaman kilo vermeniz şart değil. Ne kiloda olursanız olun sağlıklı olmak mümkün. Diyet yapanların yüzde 90'ı üç yıl sonra eski kilosuna dönüyor. Alerjiniz, diyabetiniz varsa ya da çölyak hastasıysanız, diyet yaparsınız.
'Kilolu veya obez kişi hastadır, risklidir, ömrü kısadır, bazı hastalıklara daha sık yakalanır' diye biliniyor. Ancak son araştırmalar bunun doğru olmadığını ortaya çıkardı. Eğer belli bir kiloya kadar fazla kiloluysanız, normal kilolulardan daha uzun yaşıyorsunuz.
Fazla kilolu olmak, normal kiloya göre avantajlı olabilir. Ancak obezitenin birinci, ikinci ve üçüncü olmak üzere sınıflandırmaları var. Bir araştırmaya göre; fazla kiloluların ve hafif obezlerin daha uzun yaşadıkları görülmüş. Hafif obezseniz, normal kilolular kadar yaşıyorsunuz, fazla kiloluysanız normal kilolulardan daha uzun yaşıyorsunuz.

Fonksiyonel olarak iyi olan uzun yaşıyor
Diyelim ki boyunuz 1.60, 86 kiloya kadar çıkabilirsiniz. 1.80 boyundaki biri 107 kiloya kadar çıkabilir. Tek başına kilonun hiçbir anlamı yok. Obezler, metabolik olarak sağlıklı olabilir. Yani yaşam süreniz ve kalp hastalığına yakalanma oranınız; normal kilolularla aynı. Ayrıca normal kilolu biri metabolik olarak kötüyse ondan daha da iyi durumdasınızdır. Kilonuz ne olursa olsun fonksiyonel olarak da iyiyseniz, herkesten uzun yaşarsınız.

Bir dakikanız varsa, spor yapabilirsiniz
Günümüzde sağlıklı ve genç kalmanın, uzun yaşamın sırlarından biri hiç şüphesiz egzersiz. Günde bir, yedi veya 10 dakikalık egzersizler mucize faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırmada, şeker hastalarında şekeri düzenlemekte; günde üç kez tekrarlanan ve her seferinde altı kez, bir dakikalık çok hızlı ve ardından bir dakika yavaş yürüyüşün (toplam 12 dakika); devamlı 30 dakika yürümekten daha olumlu etki yaptığı görüldü.
Spor; beyin ve hafıza üzerine süper olumlu etkiler yapıyor. Araştırmalar; Alzheimer hastalığına genetik yatkınlığı olan kişilerde sporun beyin sağlığı için etkili olduğunu gösterdi. Özellikle 'Kolay unutuyorum, her şeyi unutmaya başladım' durumunu azalttığı görüldü.
Düzenli spor, ruh sağlığına da iyi geliyor. Düzenli spor, bir ilaç kadar iyi bir antidepresan ve antistres tedavisi olabiliyor. Ayrıca cildin yaşlanmasını geriye çevirebiliyor. Aynı zamanda bilinen en iyi anti-aging tedavisi.
Beş dakika koşmak ömrü uzatıyor. 55 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada günde beş veya 10 dakikalık hafif koşunun ömrü uzatmaya yettiği ortaya çıktı.
Bir dakika egzersiz ilaç gibi geliyor. Kanada'da Mc Master Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre asıl egzersizi yapmak bir dakika sürüyor. Geri kalan 10 dakika daha hafif bir aktivite oluyor. Evinizde veya sokakta, bisiklet veya koşu bandı üzerindesiniz; iki dakika yavaş ısınmanın ardından 20 saniye maksimum efor ve ardından iki dakika yavaş tempoda hareket edin. Ardından tekrar 20 saniye maksimum efor ve tekrar iki dakika yavaş tempo ve son kez 20 saniye maksimum efor ve sonunda üç dakika yavaş soğuma ve bitiriş. Asıl yoğun aktivite bir dakika. Dayanıklılık yüzde 12 artıyor, kas gücü ve performansı artıyor, tansiyon daha sağlıklı düzeylere iniyor. Erkeklerin kan şekerleri de düzeliyor. Bunu haftada üç kez yapmanız gerekiyor.

ARKADAŞINA GÖNDER
Check-up uygulaması riskleri yüzde 100 önleyemez
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz