X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gelenek diye kahvaltıda kavurmaya yer vermeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gelenek diye kahvaltıda kavurmaya yer vermeyin

  • Giriş Tarihi: 13.9.2016
Gelenek diye kahvaltıda kavurmaya yer vermeyin
Gelenek diye kahvaltıda kavurmaya yer vermeyin

Kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere kronik hastalığı olanlar, bayramda beslenme düzenini değiştirmemeli. Özellikle hastaları güne kavurma ile başlamamalı

Bayramı'nda kalp krizi ve inme riski artıyor. Özellikle kronik hastalığı olanların et ve tatlı tüketiminde daha da li olması gerekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Nihat Özer, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi...
Kurban bayramlarında, çoğunlukla uygun görülen beslenme düzeni bozulur. Farklılaşan bu beslenme düzeni, özellikle kalp-damar hastalarını olumsuz etkiler. Kalp-damar hastaları; genellikle kolesterolü, u ve şekeri yüksek olan kişilerden oluşmaktadır ve farklı bir metabolik faaliyetleri vardır. Gündelik hayatta sürekli uymaları gereken bir beslenme ve egzersiz planı vardır. Bayram da olsa bunun dışına çıkmaları, kalp sağlıkları için uygun değildir. Ancak bayramlarda çoğunlukla bu uyarılar unutulmaktadır. Öyle ki birçok insan sabah kahvaltısına kavurma ile başlayarak tüm öğünlerde hatalı davranışlarına devam etmektedir.

Günlük 100 gram yağsız et yenebilir
Kalp-damar hastalarının günlük et tüketimi 100 gramı aşmamalıdır. Bu tüketilen et; koyun, dana, keçi hangi cins olursa olsun yağsız kısımdan olmalıdır. Kurban eti, özellikle yağlı kısımlardan tüketilirse, hızla kolesterolün yükselmesine sebep olur. Bu, kalp-damar hastalarının sağlığını olumsuz yönde etkiler. Tüketilecek etin içine kurbanın iç, kuyruk yağları ya da herhangi bir doymuş yağı eklemek doğru değildir. Bu yağlar kolesterolün hızla yükselmesine neden olur. Etin kendi yağı hem lezzeti, hem de yağ ihtiyacı için yeterlidir. Yine kurban sakatatı da kolesterol açısından oldukça zengindir. Bu açıdan kalpdamar hastalarının sakatat tüketiminden de kaçınmaları gerekmektedir.

MANGAL İYİ BİR TERCİH DEĞİL
Ete haşlanmış sebzeler eşlik edebilir
Halk arasında eti pişirirken bol tuz atmanın, eti daha sağlıklı hale getirdiğine dair yanlış bir düşünce var. Ete, pişirirken ya da piştikten sonra tuz katmamak gerekir. Aşırı tuz, tansiyonda ani yükselmelere sebep olur. Etleri, dinlendirmek için de olsa tuzlamak doğru değildir. Eti pişirme tekniği ise haşlama, fırın ya da ızgara olabilir. Izgara, mangal olarak yapılacaksa da sindirim sistemini ciddi hastalık riskine maruz bırakacak şekilde etlerin ateşe çok yaklaştırılmaması gerekir. Etlerin kavurma olarak özellikle yanında bol karbonhidrat içeren besinlerle tüketilmesi; kolesterol ve şeker dengesi çok önemli olan kalp hastaları için oldukça sakıncalıdır. Et yemeklerinin yanında mutlaka sebze, salata gibi gıdalara yer verin.

ETLERİ BİRKAÇ GÜN DİNLENDİRİN
Saat 19.00'dan sonra yemek yemek kalbe yük bindiriyor
Kurban etlerinin mümkünse birkaç gün buzdolabında dinlendirilmesi gerekir. Bu şekilde dinlendirilen etlerin sindirimi daha kolay olacak ve vücut için aşırı yük oluşturmayacaktır. Yine et tüketimini saat 19.00'a kadar gerçekleştirmek, başta kalp hastası olanlar olmak üzere diğer bireyler için de vücuda ağır bir yük oluşturmayacaktır. Et tüketimini geç saatlere bırakmamak gerekir; çünkü akşam saatlerinde metabolizma daha yavaş çalışır ve bu da hem tansiyon, hem de şeker hastaları için ilave metabolik bir yük oluşumuna sebebiyet verir. Diğer günlerde olduğu gibi sağlıklı olan; az ve sık yemek, son öğünü saat 19.00'dan önce sonlandırmaktır.
Bayramda kalbinizi de düşünerek beslenin
Bayramlarda da rutinde olduğu gibi günde sık sık ve az az beslenmek gerekir. Aksi takdirde bu dengesiz, tuzlu, kolesterol yüklü diyetler; normal giden bir tansiyonu bile etkiler ve yükselmesine yol açar. Şeker düzeni etkilenir ve bozulur. Bu durum, kalp damar hastaları olan kişilerin kalbine aşırı bir yük getirir ve dolayısıyla kalp krizi riski artar. Tansiyonun sürekli yüksek olması; inme, felç gibi durumlara yol açabilir.
Beyaz şekerli tatlılara dikkat!
Hamur işi sınıfına giren ve beyaz şekerin kullanıldığı tatlılar, kalp-damar hastaları için oldukça zararlıdır. Bayramda tabii ki; makul ölçülerde olursa ve şekeri azaltılmış sütlü tatlılar olursa, tatlılar tüketilebilir. Şerbetli, hamur işi tatlıların; tadına bakar gibi, kısacası tadımlık olarak tüketilmesi doğru olacaktır.

İKİ BARDAKTAN FAZLA ÇAY İÇMEYİN
Suyunuza taze mevsim meyveleri atın
Kalp hastalarına verilen ilaçlar, kalp hızını yavaşlatmak içindir. Ancak aşırı çay ve kahve tüketmek, tam tersi kalp hızını artırır. Bunun için kalp-damar hastalarının günde iki bardak çay-kahve tüketimi ile kendilerini sınırlamaları gerekir. Sıvı tüketimi açısından dikkat etmeleri gereken nokta, günlük su tüketimidir. Su kalp sağlığı için vazgeçilmezdir. Günlük 2-2.5 litre su tüketimi gerekir. Vücutta sıvının azalması, kanın koyulaşmasına ve tansiyon dengesizliklerine yol açar. Suyun içine taze mevsim meyveleri ekleyerek hem sıvı tüketiminizi artırabilir, hem de meyvelerin vitaminlerinden faydalanabilirsiniz.
Sıcak hava, düzensiz beslenmenin olumsuz etkisi ile birleşiyor
Sıcak havalarda, vücut ısısı da artar. Vücut, artan ısıyı düşürmek için çalışır ve vücut yüzeyine yakın atardamarlar genişler ve kan dolaşımı artar. Bu da kalbin daha çok ve hızlı çalışması anlamına gelir. Sıcak havalarda bütün dolaşım merkezden uzaklaşır ve deriye yönelir. Dolayısıyla sıcak hava, tek başına bile tansiyon problemi olan kişinin tansiyon ilaçlarının etkisinin azalmasına yol açabilir. Bayramda ise sıcak hava; ağır, tuzlu, şekerli yemeklerin olumsuz etkisi ile birleşiyor. Bu da tansiyonda ciddi iniş ve çıkışlara sebep olabilir. Bayram ziyaretlerinin günün daha serin saatlerinde yapılması gerekir.

SOFRADAN DOYMADAN KALKIN
Kronik hastalığı olan kişiler, kendilerine ikram edilen gıdalar arasında tüketmemeleri gerekenleri bilmelidir. Şekerli, unlu ve tuzlu gıdaları tüketmemeliler. Ev sahipleri de bu konuda ısrarcı olmamalıdır. Bayram tatilinde akşam yemeklerinin daha hafif geçiştirilmesi uygun olacaktır. Özellikle kısa etkili insülin kullanan diyabetik hastalar ve yemek öncesi kullanılan ilaçları olan hastalar, öğünlere göre ilaçlarını kullanmalıdırlar. Tüm öğünlerde yavaş yavaş yemek yemeyi, tüketilen besinlerin çok iyi çiğnenmesini ve her yemekten doymadan kalkmayı prensip edinmek gerekir.