X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bebeğinizi ilk üç yıl organik gıdayla besleyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bebeğinizi ilk üç yıl organik gıdayla besleyin

  • Giriş Tarihi: 27.11.2016
Bebeğinizi ilk üç yıl organik gıdayla besleyin
Bebeğinizi ilk üç yıl organik gıdayla besleyin

Kendinizin ve ailenizin sağlığını koruma açısından organik beslenme çok önemli. Bebeğinizin kanserojen maddelerden zarar görmemesi için onu ilk üç yıl organik gıdalarla beslemelisiniz. Ancak her ‘organik ürün’ etiketine güvenmemelisiniz

Üzerinde 'Yüzde 100 organik' etiketi olan her gıda, gerçekten organik koşullarda mı yetiştiriliyor? Organik beslenmenin vücudumuza faydaları neler? Bir gıdanın organik olup olmadığı nasıl anlaşılır? Uzmanlar, birçoğumuzun kafasını karıştıran organik gıda konusuyla ilgili bilinmesi gerekenleri anlattı...
Organik gıda tam anlamıyla ne demektir?
Organik gıda; sebze, meyve gibi ürünlerin yetiştirilmesinde ve işlenmesinde yapay ilaçların, hormonların, antibiyotiklerin, koruyucu ve renklendiricilerin, ambalajların da dahil olmak üzere kimyasal maddelerin kullanılmadığı gıdalardır. Organik gıda üretimi oldukça zahmetli ve zorlu bir süreçtir. Dünya standartlarında bir çiftçinin tarlasında, organik gıda üretimine başlayabilmesi için beş yıl tarım ilaçları ve çeşitli kimyasallardan arındırılması gerekmektedir. Bu oran, ülkelerin belirledikleri asgari oranlara göre değişim göstermektedir.

KANSEROJEN YÜZDE 97 DAHA AZ
Bir gıdanın organik olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Marketlerin raflarında bulunan ve üzerinde 'Yüzde 100 organik' yazan her ürün, ne yazık ki istenilen koşullarda üretilmiş olmayabilir. Bunun için organik ürün seçerken özellikle paketlerin etiketleri çok iyi bir şekilde okunmalıdır. Organik ürün üretecek olan firmanın, Tarım Bakanlığı tarafından yetki almış kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarından biriyle sözleşme yapması zorunludur. Etiketlerinin üzerinde de bu kuruluşların logoları, verdikleri sertifika numaraları ve 'Tarım Bakanlığından onaylı' ibaresi bulunmalıdır. Sertifikasyon numarası bulunmayan ürün ne yazık ki organik ürün değildir. Yapılan çalışmalarda; organik besinlerde, yapay kimyasallar kullanılarak üretilen besinlere göre kanserojen bir madde olan nitrat'ın, yüzde 97 oranında az olduğu tespit edilmiştir. Yine kanserojen olduğu bilinen kadminyum maddesinin ana kaynağı olarak gösterilen fosfatlı gübreler, organik tarımda kullanılmamaktadır.
Çocuklarda organik gıda tüketimi özellikle hangi yaşlarda önemli?
Tarım uygulamalarında sıklıkla kullanılan kimyasal ajanlar, pestisitler; hem toprağı kirletmekte, hem de besinin güvenilirliğini azaltmaktadır. Son yıllarda sıkça karşılaşılan kanser, kronik akciğer hastalıkları, beyin tümörleri, hiperaktivite, otizm gibi hastalıklar ve doğumsal anormallikler, şüphesiz çevresel toksinlere maruz kalınması sonucunda artıyor. Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için çevresel toksinlere (meyve ve sebzelerden aldığımız tarım ilacı kalıntıları, hava kirliliği, su kirliliği) maruziyeti mümkün olduğunca en aza indirmemiz gerekir. İnsan sağlığını olumsuz etkileyen bu etmenlerin anne sütüyle bebeğe geçiş yaptığı da bir gerçektir. O zaman sorunun en başına dönmeli ve özellikle hamilelik, emzirme dönemi ve büyümenin son derece hızlı olduğu yaşamın ilk üç yılını ele almalıyız. Bu dönemde tüketilmesi önerilen organik tarım ürünleri sayesinde, bebeklerin çevresel toksinlerle karşılaşmasını önemli ölçüde engellemiş oluruz.
Organik gıdalar daha mı besleyici?
Organik tarım teknikleriyle hazırlanmış gıdalar, diğer gıdalara oranla daha besleyicidir. Yetiştirilmesinden paketlenmesine kadar geçen süre boyunca kimyasal etkilere maruz kalmamış olması dolayısıyla, kimyasal maddeler içeren gıdalara göre daha sağlıklı olduğu bilinmektedir. Örneğin; organik tekniklerle üretilmiş bir portakaldaki C-vitamini seviyesi, kimyasal bileşenlerle karışmadığı için daha fazladır. Organik gıdaların üzerlerinde kimyasal maddeler olmadığı için, diğerlerine oranla bir kere yıkanması yeterlidir. Meyve, sebze, et, süt, yumurta ve organik yöntemlerle üretilmiş tüm besinler belirlenmiş, şimdilerde standartlara uygun doğal haliyle piyasaya sunulmaktadır.

LOGOYA DİKKAT!

'Organik' etiketi ne anlama gelir?
Türkiye'de satışa sunulan tüm sertifikalı organik ürünlerin ambalajında, ürünün organik olduğunu gösteren bir logo bulunur. Üzerinde 'Organik Tarım-Türkiye Cumhuriyeti' yazan bu etiket, o ürünün belli standartlara göre üretilmiş olduğunu gösterir. Bunun dışında, üretim aşamalarında kontrol ve sertifikasyonu yapan uluslararası firmanın logolu etiketi de bulunur. Organik sebzeler, bakterileri öldüren ve bir çeşit koruyucu işlev üstlenen aydınlatma yöntemi olmadan, kanalizasyondan uzakta (normalde tarım yapılan toprakların verimli olması için buna izin veriliyor!), yapay koruyucu ve sentetik maddeler (böcek öldürücü, ot öldürücü ve suni gübre) kullanılmadan yetiştirilir. Organik et ve yumurta; antibiyotik, büyüme hormonu, GDO'lu mısır veya soya verilmeyen hayvanlardan elde edilir. Bunlara organik olmayan yemler verilmez; ot öldürücü ve diğer kimyasallardan arınmış ortamda otlamaları sağlanır. Tavukların dışarı çıkmasına, büyükbaş hayvanların da çayırda otlamasına izin verilir. Organik süt ürünleri, organik et standardına uygun olarak yetiştirilen hayvanlardan elde edilir. Organik su ürünleri, Tarım Bakanlığı'ndan gerekli izin alındıktan sonra ülkemizde yetiştirilebilir. Balıkçıda hem denizde avlanılmış, hem de çiftliklerde üretilmiş balıklar bulmak mümkün.
Sertifika sorulmalı mı?
Gerçek organik gıda arıyorsanız, sertifikasını mutlaka sormalısınız. Bir ürünün organik sayılabilmesi için, organik tarım esaslarına göre yetiştirilmesi, ambalajlanması ve 'organik tarım' etiketi ile satılması gerekir. Eğer bir ürünün etiketinde 'organik içerik' yazıyorsa, en az yüzde 70 oranında organik malzeme ile üretilmiş demektir. Bundan daha az olduğunda, üzerinde 'organik' yazamaz ama içindekiler listesinde bu malzemeler tek tek belirtilebilir.

DAHA BESLEYİ Cİ VE LEZZETLİ
Neden organik gıdaları tercih etmeliyiz? İşte başlıca sebepler...
Ürünün değiştirilmiş formu değil, orijinal halidir. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO ) içermez.
Mutlaka mevsiminde tüketilmeli, kışın olmaması gereken bir meyveyi organik diye satın almamalıyız.
Korunması ve saklanması çok önemlidir. Koruyucu ve katkı maddesi olmadığı için nemden uzak tutulmalıdırlar. Taze olanlar kese kağıdında buzdolanbında saklanmalıdır. Kuru olanlar da cam kavonozlarda hava almayacak şekilde serin ve loş dolaplarda saklanmalıdırlar.
Besin değeri yüksektir ve lezzetlidir.
Üretim sürecinde haşere ilaçları ve sentetik gübre kullanılmaz.
Hayvanlara sentetik hormon verilmez.
Antibiyotik kullanımı sınırlandırılır.
Hayvan refahı ön planda tutulur.
Organik tarım yapılan çiftlikler genellikle daha emek yoğun ve nitelikli personel gerektiren çalışma alanlarıdır. Bu sadece kırsal bölgelerin kalkınmasını sağlamakla kalmaz, çalışanların da kendi niteliklerini geliştirmesine katkıda bulunur.
Organik tarım, çevresel sürdürülebilirliği sağlayan uygulamalar ve doğal kaynaklara saygı duymayı gerektirir. Yani, çiftçiler çalışmalarının ve kullandıkları metotların geleceğe ve çevreye etkilerini göz önünde bulundurmalıdır.
Organik tarım, toplum sağlığını iyileştirir. Çiftçiler ve aileleri tarım ilaçlarına daha sık maruz kaldıkları için nüfusun geneline nazaran belirli kanser tiplerine yakalanmaya meyillidirler.
Organik tarım yaygınlaştıkça, tedavisi çok pahalı olan bu hastalıklara yakalanma oranları da azalacak ve ekonomi de dolaylı yoldan etkilenecektir.

Hangi besinler organik olmalı?
Mutlaka organik tüketilmesi gereken sebze-meyveler: Elma, dolmalık biber, kereviz, kiraz, üzüm (kuru üzüm ve suyu da dahil), armut, şeftali, patates, ıspanak, çilek, marul ve nektarin... Eğer bu ürünleri organik olarak tüketirseniz, vücudunuzun pestisitlere maruz kalmasını yüzde 90 oranında azaltmış olursunuz. Organik tüketilmesi zorunlu olmayan sebze-meyveler: Avokado, muz, kivi, mango, soğan, brokoli, patlıcan, karpuz, bezelye, ananas ve karnabahar.