Çadır Kentte Hüzünlü Ve Buruk Bayram

Giriş Tarihi: 17.7.2015 09:38 Güncelleme Tarihi: 20.7.2015 09:01
’nın Akçakale ilçesinde Süleyman Şah konaklama tesislerinde kalan Suriyeli sığınmacılar için bayram, hüzün, gözyaşı, gurbet ve hasret anlamına geliyor.
Ülkelerinden uzakta, anne ve babasını 4 yıldır göremeyen, kardeşi ve yakınları şehit olduğu halde onların taziyelerine katılamayan binlerce Suriyeli sığınmacı için bayram, bu acıların tazelendiği günler anlamına geliyor. Her bayramda ailece bir araya gelen ve yakınlarıyla, komşularıyla bayramlaşan eş dost, şimdilerde bayramı çadır kentte geçirmeye çalışıyor.
"TÜRK KARDEŞLERİMİZ SAYESİNDE HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYORUZ"
Suriyeli sığınmacılardan Abdulfettah El Hüsniy, "Türk kardeşlerimiz sayesinde bayram anlamaya çalışıyoruz" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Altı bayramdır buradayız ve çadırdayız. Ülkemizde komşularımızla, akrabalarımızla ve dostlarımızla bayramlaşır hasret giderirdik. Ama şimdi bayram çok zor geçiyor. Sevdiklerimiz ve dostlarımız çevremizde değil. Açıkçası hüzünlüyüz kederliyiz. Kaç bayramdır buradayız. Ancak çok şükür Türk kardeşlerimiz bizlere bir çok şeyi unutturdu. Onlar ailelerini bırakıp bizlerle gelip bayramlaşıyorlar ve hüzünlerimize ortak oluyorlar. Bizlerden sevgilerini ve dostluklarını esirgemiyorlar, bizlerle her şeyi paylaşıyorlar. Onların bu davranışları bizlerden hüznü ve kederi kaldırıyor. Çadır kent neredeyse bir şehir. Bizler bayramda birbirimizi ziyaret ederek bayramı yaşatmaya çalışıyoruz. Burada Kadir Gecesi’ni Türk kardeşlerimizle beraber kutladık. Bizimle bir araya gelerek beraber ibadet ettik.Bayram gelince çadır kent idaresi çocuklarımızı sevindirmek için yeni elbiseler dağıttı. Temenni ederim ki gelecek bayramda kendi ülkemizde, dostlarımızla, akrabalarımızla, sevdiklerimizle bir araya geliriz. Oradaki bayramlar bayramdı. En azından sevdiklerimizle bir araya gelebilirdik. Şimdi sevdiklerimiz her biri bir yerde. Allah’tan dilerim ki bir bayramda olsa ülkemde geçirmek isterim. Ama bunu her fırsatta söylerim, Türk kardeşlerimiz,bizlerin moralini yükseltmek için fevkalade çaba sarf etmektedirler."
"BAYRAM BİZLER İÇİN MAZİDEKİ BİR DOST GİBİ"
Ramazan Bayramı için sevinmeleri gerektiğini, ancak bayramın artık acılarını tazelemekten başka hiçbir anlam ifade etmediğini dile getiren Suriyeli sığınmacılardan Sevsen Eccerad ise şunları söyledi:
"Suriye’de iken bayramda sabah erkenden kalkar, çocuklarımıza en güzel elbiseleri giydirirdik. Daha sonra bayram namazı için caminin yolunu tutardık. Tekbir ve zikir sesleri arasında camiye giderdik. Hep birlikte namaz kıldıktan sonra annemi ve babamı ziyaret ederdim. Her Ramazan Bayramı çıkışında annem ve babam bizlerin gelişini bekler ve bizimle bayramlaşmayı isterlerdi. Sabah kahvaltısında bir araya gelirdik. Ramazan dolayısıyla bir araya gelemediğimizden, bayram sabahı bütün bir aile kahvaltıda buluşurduk. Evimize geçer misafirlerin ağırlanması için hazırlıklar yapar ve misafirleri beklerdik. Daha sonra komşularımızla bayramlaşmaya giderdik. Üçüncü günde ben ve eşim çocuklarımızı dışarıya çıkarır, öğle yemeğini birlikte yerdik. Dışarıya çıkışımızla çocuklar çok mutlu olur bayramı dolu dolu yaşarlardı. Bu Suriye’de bayramımız. Çadır kentteki bayramımıza gelince, Türkiye’de sevinmemizi sağlayan tek bir neden var. O da burada oruç tutup ibadetlerimizi yapmış olmamız.
ÇOCUKLARIMIZA YAŞADIĞIMIZ SÜRECİ ANLATAMIYORUZ
Ancak Suriye’de binlerce insan bu sevinçten mahrum. Buradaki bayrama gelince bayram sabahında kalktığımda eşim çadırında yok. Başka aileler ise kimi çocuğunu bulamayacak, kimide kardeşini göremeyecek bir durumda. Ailemle bayramlaşmaya gidecek olursam ailemden hiç kimse burada değil. Çevreme baktığımda herkesin benim gibi yaralı olduğunu görüyorum. Bu bayramda, bizleri en çok çocuklar yaralıyor. Onlar hiçbir şeyden habersiz günlerini geçirmektedirler. Hayır sahibi ve çadır kent idaresi çocuklarımıza elbise dağıtarak, bir nebzede olsa bizlerin gönlüne su serptiler. Bu çocukların ne suçu var, onlar kendi ülkelerinde olmadıklarını bilemeyecek durumdalar. Biz onalar başka bir ülkede olduğumuzu ve savaştan dolayı memleketimizi terk ettiğimizi anlatamayız. Çünkü bu acıyla onları yüzleştirmek istemiyoruz. Onlar bayram olduğu için sevinçliler. Yeni elbiselere kavuştukları için mutlular. Biz onların morallerini bozmak istemiyoruz. Onların bu bayramda morallerini bozmaya hakkımız yok. Bu bayram bize hüznü getiriyor. Vatanını kaybetmiş her kişinin hüznüdür. Bu bayramda çadır kentteki anneler elbise ve sair eksiği olan çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştılar. Eğer çadır kenttin dağıtımlarından faydalandıysa onu çocuğuna veriyor, değilse imkanlarını zorlayarak çocuğunu sevindirmeye çalışıyor. Eğer oyuncak alabilirse çocuğunu bu oyuncaklarla sevindirmeye çalışır. Öncelikle bayram sabahı çadırlarımızı ve çadır çevremizi temizleyerek, gelecek olan misafirler için hazırlık yaparız. Bu bayramda dostlarımız, kardeşlerimiz ya da çadır komşumuzla bayramlaşma yaparız. Kadınlar, kızlar, arkadaşlar bu bayram vesilesiyle bir araya geliriz. Bayram hazırlığı olarak şeker alırız, bazı kadınlar ikram etmek için bisküvi ve kek yaparlar. Suriye’de bayramda ilk yapılacak şey, mezarlığa giderek vefat eden yakınlarınızı gidip ziyaret edersin. Burada ruhlarına Fatiha ve Kuran okursunuz. Her şahıs bayramda kaybettiklerini ziyaret ederek teselli bulur. Ancak şimdi bu ziyareti gerçekleştiremiyoruz. Ölen yakınlarımızı ve şehitlerimizi kendi ülkemize defin ettik, bizlerde şu anda başka bir ülkedeyiz. Bayram namazından sonra ruhlarına Fatiha okur ziyaret ederdik. Bütün erkekler ve gençler bizlikte gider ve bayram namazını kılarlardı."
İki gözü ama olan Rim El Aliy ise okuduğu gazelle özlemini dile getirdi. Rim El Aliy’in teyzesi Sevse’nin gözyaşlarına hakim olamayıp ağladığı görüldü.
ARKADAŞINA GÖNDER
Çadır Kentte Hüzünlü Ve Buruk Bayram
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz