19 Ocak 2017, Perşembe
5 günlük hava durumu
sinema haberleri

Hiç düşünmeden eğlenin!

Giriş Saati28.01.2013 14.59 Güncelleme28.01.2013 14.59
A+ A-

Ekrem Arslan / Sabah.com.tr

Geleneksel sinemada seyirci, kendisine gösterilen gerçeği, yaşamdakinden farklı olmayan bir şekilde, yani olduğu gibi algılamaktan öteye gidememekte ve gözünün önünde sanal olarak cereyan eden olayları yargılayamamakta, izlediği karakterleri sorgulayamadan onlarla duygu birliği kurup, filmde ki olayları, kararları, yargıları sadece onaylamaktadır. İşin ilginç yanı ise bu süreci sinema üreticisi dayatmamış, seyirci kendisi tercih etmiştir.

Bu bağlamda sinemada genel itibariyle iki yoldan bahsedilebilir; seyirciyi pasif tutma ya da seyirciyi aktif hale getirme. Karşısına çıkan bu yollar arasından, seyirci çoğunlukla ilk yol olan pasif konumlandırmayı tercih ve talep etmiştir. Çünkü seyircinin sinemadan beklentisi; eğlence ve hoşça vakit geçirmektir.

Eğlendiricilik ve hoşça vakit geçirtme olgularını öne çıkaran ve bunun için seyirciyi pasif konumda tutan sinema ürünlerine yakından bakıldığında bazı temel noktalarda ortaklıklar görülür. Her şeyden önce olaylar ve karakterler kesin hatlarla belirlenmiş olup mutlaklaştırılır. Olaylar tek bir çizgi üzerinde gerçekleşir ve olayların ardındaki süreçler gösterilmez. Karakterlerde iyi olarak belirlenen iyi, kötü olarak belirlenen ise kötü tanımı dışına çıkmadan olağan gelişimlerini gösterirler. Olayların öncesi bilinmediği için bu sıfatları ortaya çıkaran aksiyonlar seyircinin zihinsel değerlendirmesinin dışında bırakılarak mutlak bir görünüm kazanırlar. Hikayenin gelişimi bir çizgi üzerinde ve doğrusal bir yol izler. Yay şekline benzer bir gelişim içinde doruk noktası, bu noktaya vardıran gerilim ve son, belirleyici önemdedir.

Böylece seyirci hikayenin akışına kendini kaptırarak, olaylar ve karakterlerle özdeşleşir. Zihinsel faaliyeti bir kenara bırakarak, karakterlerle, duygusal bir temel üzerine kurulan bir yaşantı birliğine girer. Seyirci doruğa doğru yükselen bir gerilimle, başka bir hayatın içinde yer alarak, doruk noktası ile başlayan son bölümde, olayların çözülmesiyle yapay olarak içine sokulduğu gerilimden kurtarılarak rahatlatılır. İşte haz buradan doğar. Yani geleneksel sinemanın bütün türlerinde ortak bulunan eğlendiricilik öğesi, böyle bir işleyiş içinde ortaya çıkar.

Eğlence; seyircinin, yaşadığı yaşamdan uzaklaşarak, kısa bir süre de olsa başka bir yaşantının içine girmesi ve burada kendisini ve kendi sorunlarını unutmasından doğmaktadır. Kuşkusuz bu da, yapıtın içinde kurulmuş olan yaşantının gerçeğe yani görünene en yakın bir kopyasıyla mümkündür. Suret gerçeğe ne kadar yakınsa seyircinin eğlenmesi o kadar güvence altına alınmış olur.

Geleneksel sinema adına şu rahatlıkla söylenebilir ki; tüm çaba ve harcamalar gerçeğe sahip çıkma adına değil, gerçeğin temsilcisi olmayı savlayan, bu görüntünün inandırıcılığını artırma adına yapılmaktadır.


kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.