06 Aralık 2016, Salı
5 günlük hava durumu
sinema haberleri

Gülümsemek, sevmek, şükretmek

Giriş Saati20.02.2013 10.44 Güncelleme20.02.2013 10.44
A+ A-

Fecir Alptekin

28 Şubat – 3 Mart tarihlerinde İzmir'de gerçekleşecek !f Bağımsız Film Festivali'nin İstanbul ayağı halen devam ediyor. Programda farklılıklar var, yani her film her şehirde oynamıyor… Ama mühim değil, şimdi size anlatacağım kısa "öyküm" sinemayı aşıp hayata uzanacak zaten.

***
Evet Festivalin İstanbul bacağındaki dolu dolu iki "sinema" gününün öyküsü bu... Bahsedeceğim filmlerden ilki Chris Marker'dan "Güneşsiz"! Hayat ne kadar tatlı ve nasıl güzel sürprizlerle dolu… Bir efsaneyle karşı karşıya olduğumu önceden de biliyordum, ama yıllardır hayalini kurduğum Japonya seyahatime haftalar kala, ülkenin kültür ve yaşayışına dair sayısız özel bilgiyi bu filmde bulacağımı bilmiyordum açıkçası. Öyle çok heyecanlanıyorum ki, şimdi gel de söyleme… Bu "rastlantısal" görünen buluşma, hayatın bana çok ama çok şefkatli bir dokunuşu değil mi aslında?

Bir başka filmdeyiz… Jean Teulé'nin kitabından bir Patrice Leconte animasyonu, "İntihar Dükkanı"! Paris'te intihar malzemeleri satan, asık suratlı insanlardan kurulu bir aileye yeni doğan bebeklerinin sevgi ve tebessümüyle gelen yaşama sevinci… Güçlü bir tebessümün açamayacağı kapı yok şu dünyada. En suratsız komşunuzda, en öfkeli patronunuzda deneyin, şaşmaz!

Bir de belgeselimiz var… ABD'deki konforlu yaşamını terk edip Hindistan'a yerleşmiş ve kendini buradaki AIDS'li çocuklara adamış Rocky Braat'ı bizimle tanıştıran "Kan Kardeşim". Sevginin yaratabileceği mucizelere dair küçük bir öykü…

Sonrasındaysa Ron Fricke'den, Sanskritçe'de "doğanın sonsuz döngüsü" anlamına gelen "Samsara"! Hindistan'da bir tapınaktaki Budist törenlerinden Çinli askerlerin eğitimine, Kabe'nin tavafından ABD'deki tüketim çılgınlığına, toplamda 25 ülkeden görüntülerle insanlığın ortak ritmi, inançları, korkuları, arzuları, yaşam ve ölümleri üzerine kafa yoran bir başyapıt. Açıkça söylemek gerekirse, benim kişisel yaşam döngümde de çok mühim bir mihenk taşı artık.

***
İçim dopdolu… Bunun "yaşama sevinci" olduğunu bilecek kadar tecrübem var artık. Büyük bir şükran duyuyorum hayata karşı. Evet, bugün beni özellikle Güneşsiz ve Samsara'yla buluşturduğu için teşekkürlerimi sunuyorum... Ve yukarıda, İntihar Dükkanı filminde bahsettiğim sevgi ve tebessümü de yanıma katıp, günlüğüme şu cümleyi yazmadan edemiyorum sonunda: Sevmek, gülümsemek, şükretmek… Hayatın sırrı bunlardan öte ne olabilir ki? Yaşama sevinci dediğimiz, başka ne olabilir ki?


kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.