06 Aralık 2016, Salı
5 günlük hava durumu
sinema haberleri

"Dönem adamı"ndan Unutursam Fısılda

Giriş Saati01.11.2014 10.34 Güncelleme02.11.2014 17.18
A+ A-

Sinefesto.com Yayın Yönetmeni Abdulhamit Güler, bu haftanın en çok konuşulan filmi olan Çağan Irmak’ın yönetmenliğini yaptığı “Unutursam Fısılda”yı sabah.com.tr okurları için izledi ve yorumladı.

Sanat yapan kişinin duygulu olması lazım. Tek başına duygu değil elbet. Ancak ele aldığı meselenin ve hatta resmettiği çerçevenin duygusuna sahip olmalı. Dahası, duygusunu resme, oyuna ve bütün olarak film diline aktarabilmeli.

Özellikle bu çerçevede 'sanatkar' ifadesinin hakkını vermek zor. O sebepten bu işi yaptığını iddia eden herkese sanatkar demiyorum. Fikren, kalben kendini sinemaya verebilen ve eserlerine kendini katabilendir, sanatkar.

Mevzubahis sinema olunca sanatkar ifadesinin hakkını vermek daha zor oluyor. Zira sinema, diğer bütün sanat dallarını içinde barındıran bir hüviyete sahip.

ÇAĞAN IRMAK DUYGU AKTARIMINDA ÇOK BAŞARILI

İşte bu manzarada ülkemizde bu işin üstesinden gelebilen isimlerden biri Çağan Irmak. Sinemasında eleştirdiğim, beğenmediğim hususlar olsa da 'duygu aktarımı' noktasında en başarılı isimlerden biri Irmak. Yeni filmi Unutursam Fısılda'da da bunu hissediyorsunuz. Son filmlerinde gerileme olsa da Babam ve Oğlum'a yaklaşan bir film ortaya çıkarmış.



Çağan Irmak'ın en çok beğendiğim filmi Prensesin Uykusu'dur. Duygu ve sanat noktasında en özel eseri o. Unutursam Fısılda'yı da en iyi filmleri listesine alabiliriz.

Çağan Irmak filmlerinin hemen hepsi gişede rağbet gördü. Babam ve Oğlum'dan gelen birikimin etkisi olsa da esasında oyuncu kadrosu da hep çekici unsur oldu. Unutursam Fısılda'nın kadrosu da son dönem televizyon dizilerinin gözde isimlerini bir araya getirdi. Ancak oyunculuklardan umduğumu bulamadım.

Özellikle sinemada son yıllarda başarılı performansıyla dikkat çeken Farah Zeynep Abdullah, Çağan Irmak'ın filminde rolünün hakkını veriyor. Ancak Mehmet Günsür hala bildiğimiz 'dizi oyuncusu' formundan kurtulamamış. Aynı şekilde geçtiğimiz sene televizyonda büyük sükse yapan Kerem Bürsin'in oyunculuğu da dizi setinden arta kalan kısmıyla karşımıza çıkıyor.

FİLMİN YÜKÜNÜ OMUZLAYAN İKİ İSİM

Filmin yükünü omuzlayan ikiliye ise diyecek yok. Hümeyra Akbay ve Işıl Yücesoy, harikulade iş çıkarmış. Gözde Cığacı da iki ustanın yanında başarılı bir performans ortaya koyuyor.

Çağan Irmak filmlerinin en baskın ögelerinden biri müziktir. Her filminde vurguladığı bir unsur olan müzik, bu kez film için özel olarak yaptırdığı şarkılarla çıkıyor karşımıza. Kenan Doğulu imzası olan müzik ve şarkılar filmin karakterini doğrudan etkileyen bir konumda duruyor.

Çağan Irmak'ın 'dönem işi' ısrarı, geçmişle iletişim noktasında yakın zamana kadar ciddi sıkıntı yaşayan memleketim için çok önemli bir husus. Hikayenin geçmiş zaman vakitlerinde geçmesi ve o dönemlerin canlandırılması manasına gelen 'dönem işi' kavramı, sinemamızda Çağan Irmak ile neredeyse özdeşleşmiş durumda. Üstelik Irmak, bu 'gidiş'leri bir 'geçiş' olarak değil, senaryonun merkezi olarak kullanır.

FİLMİN FRAGMANI İÇİN TIKLAYIN




Yani burada 'dönem' demek, dün demek. Yani esasında yarın demek. Bugünde hatırlanılan dün ile yükselen birikimin oluşturduğu yarın demek. Dün demek, bugün ifade etmemiz gereken yarın demek. Geçmişiyle bağını koparmayan, sözü olan, kendine münhasır, özgün ve yarına bırakacak mirası olan sanat demek, dün...

Çağan Irmak'ın sanatında en önemli unsur belki de bu. Geçmişte yaşananların bugünü inşa ettiğinin farkında bir sanatkar olan Irmak, hesaplaşmaları cesaretle yapıp, özeleştiri sonucu bugünkü 'doğru' duruşa işaret ediyor ve izleyicinin zihninde soru işaretiyle beraber tespitten öte yorum bırakan eserleriyle kendi kimliğini de vurgulamış oluyor.

HER FİLMDE CİNSEL ÖZGÜRLÜK VURGUSU ARTIK SIRITIYOR

Sanatın siyasetten, ideolojiden, yorumdan uzak olması gerektiğini söyleyen temelsiz dillere inat, bir duruş olarak 'dönem'leri kullanan Çağan Irmak kusursuz iş yapmıyor elbette. Teorik ve teknik sıkıntıları da var. Misal; son filminde geniş açı ile kapalı mekanlardaki 360 derecelik 'pan'ları genel film dilini zedeleyen etki oluşturuyor. Ayrıca Çağan Irmak'ın her filminde kendini 'cinsel özgürlük vurgusu yapmaya zorlaması' da sırıtan unsura dönüşüyor.

Bir sanatkara fikren katılmayabiliriz. Yeri geldikçe ifade ederiz. Ancak sanata, memlekete, bugüne ve yarına kattıklarına bakınca, Çağan Irmak'ın bu noktada 'sınıfı geçen'ler arasında olduğunu özellikle belirtmek isterim (fazlasıyla göreceli olan bu yorum elbette alan ve verene göre değişir).

Çağan Irmak'ın, 'festival sineması'ndan sıkılanlarla, sinemanın sanat yönünü önemseyenleri buluşturan bir işlevi olduğunu da belirtmek lazım. Zira filmlerini hem 'gişe izleyicisi', hem de 'sanat sineması' müdavimleri severek izliyor. Olması gereken demesek de olması gerekene yakın bir durum olduğunu söylemek lazım.

UNUTURSAM FISILDA ÇALINTI MI?

Bir de filmin 'çalıntı' olduğuna dair iddia var... Unutursam Fısılda'nın 'çalındığı' iddia edilen 'Sen Nasıl İstersen'i seneler önce izlemiştim. Yeniden göz attım. İddia edildiği kadar olmasa da senaryoda benzerlikler var. Ancak hikayenin özünü alan unsurların ve genel karakterinin 'çalıntı' olduğunu zannetmiyorum. 'Uzun seneler sonra bir araya gelmek zorunda kalan iki kız kardeş' çerçevesi aynı. Ancak filmin diğer unsurlarının pek bir benzerliği yok. 'Esinlenme' olduysa da bilemiyorum. Bu tür durumlarda emin olamayacağımız için kanaatimize göre hareket etmeliyiz. Kaldı ki film dili ve sinemasal etkisi itibariyle iki film arasında dağlar var.

'Unutursam Fısılda'nın hikayesi bir aile hesaplaşmasından çok toplumsal be kültürel yüzleşmeye dayanıyor. Aslına bakarsanız 'dönem' kavramındaki çerçeve itibariyle Çağan Irmak'ın kendini bu meseleye adadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Aynı erkeğe aşık olan iki kız kardeşten birinin muradına ermesi, müzik uğruna ailesini karşısına alması, sonrasında şöhret basamaklarını bir bir tırmanırken kendiyle ve 'popüler kültürün etkili olduğu toplumla' tanışması hikayenin ana kaburgası. Akıcı hikaye, latifeli diyaloglar ve dönemine uygun ifadelerle Çağan Irmak'ın bu işin üstesinden geldiğini ifade edebiliriz.

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.