08 Aralık 2016, Perşembe
5 günlük hava durumu
sinema haberleri

Yaşasın legalizasyon; İnsan harcıyoruz!

Giriş Saati29.11.2014 18.26 Güncelleme01.12.2014 10.31
A+ A-

'İletişmek'te mahir olan insanoğlu, teknolojiyle kol kola macerasında giderek daha kolay ulaşan, buna mukabil uzaklaşan ve tuzak kuran bir canlıya dönüştü. Evrim dedikleri bu muydu, bilemem. Fekat manzara insani değil.

Kitle iletişim araçlarının eskimeyenlerinden ve hala en etkililerinden olan televizyonda diri duran unsurlardan biri 'haber'. İzleyiciyi haberdar etmek için açılan bölümlerden biri olmasına rağmen hiçbir zaman bununla kalmadı haber! Hep daha fazlası demek oldu. Hep daha fazlasını verdi ve belki de hep aldı, tahmin edilenden fazlasını…

Dan Gilroy'un ilk uzun metraj filmi olan 'Gece Vurgunu' (Nightcrawler), böylesi bir temel üzerinde güncel ve bir o kadar da demode bir konuyu ele alıyor. Evet, hem demode hem de güncel.

Çok denendi. Habercilik adına ihtiraslarına ve endüstrileşmiş 'medya gerçekleri'ne yenik düşen sektörün içler acısı halini anlatmak kolay değil. Bunu filme almak da… Hele hele 'rüyası' medyasından menkul ABD mevzubahis ise işiniz hem daha zor hem de riskli.

Haber verme meselesi, 'olanı aktarma'nın çok ötesine geçmiş, 'olabilecek olana şekil verme' halini almış durumda. 'Manipülasyon' denen şey bu. Daha beteri, bu şekil verme hali masum bir ehliyetten öte kaba bir felaket yöntemi oldu.

Bu satırları, dışarıdan bakarak teorik laf kalabalığı yapan biri olarak değil, 15 senedir haberciliğin içinde olan 'mutfak elemanı' sıfatıyla kaleme alıyorum. Üstelik Gece Vurgunu'ndaki gibi televizyon haberciliğinin her aşamasında görev almışlığım da var. İşte bu sebepten filmin anlatmaya çalıştıklarından çok daha fazlasına şahit olmuş, tecrübe etmiş, hissetmiş biri olarak Jake Gyllenhaal'ın üst düzey oyunculuğuyla ortaya çıkan mesajı daha da önemsiyorum.

"Amerikan rüyası için ne kadar ileri gidebilirsin?" sorusu ile meramını ifşa eden filmin senaryosu, bir karafilm edasıyla dizayn edilmiş. Çarpıcı, sürükleyici, oyunculuklarla yükselen grafiğiyle Gece Vurgunu, döneminin en iyi yapımları arasında.

Gyllenhaal'ın canlandırdığı Lou Bloom karakteri, iş fırsatı kovalayan bir gençtir. Teknoloji ile arası iyidir, bildiklerini internet araştırmalarından öğrenmiştir. Azimlidir. Girişken ve zekidir (Tam da bizim piyasada 'öncelenen' özellikler!). Haberciliğe adım atacak olan herkese ilk ifade edilen niteliklerdendir… 'Girişken' ve hatta 'yırtık' olmanın şart koşulduğu bir meslek olarak haberciliğin teorisi ise çok daha derin...

En basit ifadesiyle şahısları ve toplumları 'bilgilendirmek', bununla kalmayarak kanaat oluşturmak, hatta yönlendirmek ve pratikteki karşılığıyla 'maksat doğrultusunda çarpıtmak' haberciliğin tanımıdır. Meslek kitaplarında, üniversitelerde bundan fazla bahsedilmez.

Tam da böyle söylenmeyenlerin söylenebilmesi noktasında sinema önemli bir işlev görüyor. Görünenin ötesini göstermek, sinemayı sinema yapan unsur…

Gece Vurgunu'nu kıymetli bir eser haline getiren ise bu nokta. Başarılı film dili, temiz sinematografisi, üst düzey oyunculukları, filmi nadide bir noktaya taşıyor. Ötesine ise taşıdığı vizyon ve senaryosu ulaştırıyor.

Medya eleştirisi esasında zamanın ruhunun eleştirisi demek oluyor. Tam da ne olmadığımızın ifadesi... Bunun için de ne olduğunu belirtmek gerekiyor. "İzleyici bunu istiyor" ile "izleyiciye ne verirsen onu alır" arasında gidip gelen bir medya algısının üzerine bina edilen filmin hikayesi, teorik düzlemdeki mevzuu hayatın tam ortasına indiriyor. Gece sokaklarda 'olay' kovalayan Bloom'un bulduğu görüntü hareketliyse sabah haberine, kan varsa ana habere çıkma ihtimali var. Bu bir yayın politikası mı? Kim belirliyor bu politikayı? Medya organlarını yönetenler mi? Yoksa bizatihi siz mi? Ben mi? İzleyici mi? En mühim soru belki de bu…

Gece Vurgunu, sorulara cevap aramanın yanında bir soru ile de bitiriyor: 'Kapitalist Liberal' sistemin yol verdiği ve bu hale gelen bir manzaraya sebep olduğu (filmin son sahnesinde geldiğimiz nokta) teori ve felsefe mi rüyamız?

Evet, Amerikan Rüyası'nda her biriniz Bloom'un hedeflerine ulaşması gibi amacınız ile hemhal olabilirsiniz.

Peki ya yöntem? Bir önemi yok mu?

"Amaca giden her yol mubah", mı?

Peki ya Bloom'un amacına giden yolunda 'harcadıkları' bir gün siz olursanız?

Yoksa rüyanız 'harcanmak' mı?

Abdulhamit Güler/sinefesto.com

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.