Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Zafer sarhoşluğu

Giriş Tarihi: 22.9.2009

Çifte şampiyonluk, transferlerde ve aldığı kararlarda Demirören'i rehavete itti. "En iyisini ben bilirim" diyen patron Denizli, takımda bozulan dengeleri göremedi ve dağ gibi büyüyen sorunları çözemedi

Beşiktaş'ta içine girilen kaosun nasıl oluştuğu ve bu krizden nasıl çıkılacağı, herkesin sorması ve sorgulaması gereken şu sorunun cevabında gizli: "Çifte şampiyonluk" yaşamış bir takım, kadrosunu bozmadığı ve üstüne üstlük 25 milyon euroluk da takviye yaptığı bir ortamda nasıl olur da sezona bu kadar kötü sonuçlar alarak başlar? Bu sorunun cevabının önemli bir bölümünü bu sütunlarda hem de testi kırılmadan "Tavında uyarılarla" naklettik. 1- Yıldırım Demirören yönetimi çifte şampiyonluk sonrası önemli bir sınavdan geçecekti. Çifte şampiyonluk zaferini paylaşma, başarıyı yönetme sınavından! Çünkü 100. yıl şampiyonluğundan sonra Serdar Bilgili yönetimi bu sınavı geçememiş ve Beşiktaş'ta veda sürecini yaşamıştı, Zafer sarhoşluğu "taşıması güç" bir sorumluluk. Sayın Demirören bu tarihi "ego" sınavından sınıfta kaldığını üç olayda gösterdi. Aziz Yıldırım'ı yıpratmak için körü körüne Mehmet Topuz olayına girip hem kendine hem camiasına zarar verdi. Topuz yarasını kapatmak için de 30 yaşındaki Nihat'a 4.5 milyon euro bonservis, ilk yılı 3.5 milyon olmak üzere 4 yıldan 11.5 milyon euro garanti para verdi. Hızını alamadı İsmail'e 5.5 milyon euro+Serdar Kurtuluş'u, Tabata'ya da 8 milyon euro verdi.

ARAT MEKTUP YAZDI

Takımda dengeler tepetaklak oldu. Bu arada kendi asbaşkanı Ertunç Soğancıoğlu gibi yöneticilerin, "1.5 milyon tavan fiyatını fazla delmeyelim. Takım içi dengeler bozulur" uyarısını kulak arkası etti. Kendisine "Çifte kupa nedeniyle kutlarım. 20-30 milyon euro ekstra para gelecek. Bu şansı iyi değerlendirelim" diye "MEKTUP" yazan Hasan Arat'ın dahi samimi uyarılarını "Zafer ve gücün" etkisiyle görecek durumda değildi. "Tabata'yı almayalım başımız ağrır" diyenlere daha çok başını ağrıtacak "Bile-bile lades" kararını verdi. 2- "Yorgunum" diyen Mustafa Denizli'yle "zoraki nikahı" kırıcı bir üslupla "Gereğinden fazla para vurgusu (!)" yaparak ve güç kullanarak yaptı. Kendisine göre "Yoruldum, bittim, motivasyonum kalmadı, geceleri uyuyamıyorum" diyen Denizli'nin bu dakikadan sonra kendisini yarı yolda bırakması kabul edilemezdi. "İyi niyetle" başlattığı Denizli'yi Ümraniye de tek patron bırakma kararında şartların değiştiğini fark etmedi. İki şeyi hesaplamadı. İmza töreninde "Şimdi Çeşme'de olmak vardı" diyen Mustafa hocanın yaşadığı sıkıntıların ve motivosyon kaybının takımı bu kadar olumsuz etkileyeceğini. İkincisi de tarihte kendi kurduğu takımlarda genelde başarısız olan Mustafa Denizli'nin Ertuğrul Sağlam ve Sinan Engin'in kurduğu takımı şampiyon yaptığı gerçeğini...
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Zafer sarhoşluğu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz