X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER “Fenerbahçe’ye ilaç gibi çilek lazım”
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

“Fenerbahçe’ye ilaç gibi çilek lazım”

  • Giriş Tarihi: 16.1.2013 10:53

Fenerbahçe ligin ikinci yarısındaki ilk maçına bu hafta çıkacak. Tam bir korku filmine dönen yarı sezon finalinden sonra, yapılacağı duyurulan 2-3 esaslı transferde ise henüz somut bir gelişme yok…
Ve görünen o ki değil Belhanda, Messi bile bu saatten sonra imza atsa, Fenerbahçeliler yıllarca seyrettikleri filmi tekrar izleyecek: "Kampa geç katıldı, ülkeye ve takıma adapte olmaya çalışıyor. Fizik olarak hazır değil… Biraz daha zaman…"
Oysa Fenerbahçe'nin en az sahip olduğu şey zaman.
Liderle kapatması gereken 6 puan fark ve 3 kulvarda koşması beklenen mühendislik faciası bir kadro yapısı var…
Fenerbahçe krema, çilek falan peşinde değil…
Hemen etki edecek bir ilaca, dolu bir silaha ihtiyacı var.
4-2-3-1 İÇİN GEREKLİ "3 AMİGO" KİM OLACAK?
* Aykut Hoca, 4-2-3-1'de ısrar edeceklerini açıkladı. İyi de süregelen sorunları nasıl giderecek?
Fenerbahçe'nin öndeki üçlüsünün, misal Chelsea'nin "üç amigosu" Mata-Hazard-Oscar gibi, hem orta saha hem de kanat özelliklerine sahip olmadığı, 'geçişken" şekilde oynayamayacağı ortada.
Öndeki üçlüde sadece Kuyt skorer. Oysa bu dizilişte olmazsa olmaz kaide öndeki üçlünün efektif olması. Bu sistemi işletmek için iki plan var: Pozisyon değiştirerek oynayabilen skorer ofansif orta saha oyuncuları veya klasik bir "trequartista"nın ( 10 numara) yanında, adam eksiltip ceza sahasına teslimat yapabilen ama aynı zamanda içeri devrilip gol bulabilen iki kanat hücumcusu.
Ancak Caner, süper hayal kırıklığı Stoch, neredeyse futbolu unutmuş Krasic ve Baroni gibi isimlerle bu iki planı da hayata geçirmeniz imkânsız.
Bu üçlüyü ara transferde baştan yaratma şansınız olmadığına göre?..
ARA TRANSFERDE FELLAINI'Yİ GETİREBİLİR MİSİNİZ?
* Alex pratikte, Avrupa'da "supportive striker" denilen ikinci forvet gibi oynuyordu. Fenerbahçe'nin yıllardır işlettiği sistemin temel taşı da Brezilyalı'nın bu üretkenliğiydi.
Fenerbahçe'ye Everton'daki Fellaini gerekiyor mesela. Hem orta saha pratiği-becerisi olan, hem santrafor arkası oynayıp skor yapacak hem de dehşet fiziği ve hava hakimiyetiyle zaman zaman da olsa hedef santrafor açığını giderecek.
Bu çapta bir oyuncuyu getirmek de mümkün görünmediğine göre?..
STATİK ORTA SAHA, YAVAŞ OYUN VE SERVİS SORUNU…
* Ama asıl mühimi önde nasıl bir üçlü kurarsanız kurun, topu oraya çabuk taşımadıkça, diklemesine oynayan bir merkez orta saha kurmadıkça, 3 amigonuz etkisiz, Sow da yapayalnız kalmaya mahkûm. Fakat Kocaman döneminde yavaş oyun artık takımın genlerine işledi.
Savunmadan topu sırtı dönük alıp öne servis edecek tipte bir oyuncusu yok Fenerbahçe'nin… (bir Emre'si yok yani)
Belki biraz Meireles ama o da yeterli düzeyde değil.
Oysa artık tüm dünyada savunma önündeki ikiliden en az birinden ileri doğru topla mesafe kat etme gibi görevler bekleniyor…
Statik değil, Alman milli takımındaki Khedira-Schweinsteiger ikilisi gibi dinamik olmaları bekleniyor.
Ancak 10 yıldır yerinde sayan, pres altında topu hem de en kritik bölgede ezen Selçuk gibi, ön stoper Mehmet Topal gibi isimlerle bu düzeyi yakalamak hayal…
POTANSİYELLİ GENÇ DEĞİL, YENİ BİR KUYT, SNEIJDER GİBİ BİR SON ÜRÜN…
Fenerbahçe'nin bütün bu zaafları gidermek için tek şansı, devre arasında "pragmatik" çözümler bulmak(tı).
Pragmatik derken…
Mesela-muhtemel fizik güç sıkıntıları bir tarafa-Sneijder'a asıl ihtiyacı olan Fenerbahçe, G.Saray değil.
Hemen "işe koyulacak" etkinlik ve tecrübede, gelişim göstermeye ihtiyacı olmayan, camiaya moral ve heyecan aşılayacak, psikolojik baskıya alışkın bir isim, bir "son ürün"...
Belhanda çok ciddi bir yetenek… Ancak hem tecrübe eksikliği, hem de futbolcu gelişimi konusunda kırıklarla dolu Aykut Kocaman karnesi göz önüne alınırsa (Özer-Dia-Stoch-Serdar Kesimal-Sezer-Selçuk Şahin…) biraz riskli bir seçim. Harikalar da yaratabilir, dağ gibi sorunlar ve geciken gelişinin etkisiyle kaybolup da gidebilir.
Fenerbahçe'nin forvet arkasına da yeni bir Kuyt bulması lazım bir başka deyişle.
İşin özü; sadece bir yaratıcı orta saha alarak, tüm problemlerin giderilmesini beklemek fazlasıyla iyimserlik. Hele bir de 3 ayda 2 kez istifa edip 2 kez vazgeçen hocanın, malum süreçte yıpranmış başkanın ve Karabük maçında açıkça birbirine düşen taraftarın psikolojisi de göz önüne alınınca...
Ara transfer, Kocaman ve Başkan için son atımlık barut gibi. Ve iş işten geçtikten sonra atılacak imzaların ya da olası yanlış seçimlerin kulübün kasasından çıkacak yüz binlerce yeni euro dışında bir anlamı olmayacak…
Söz konusu ikili için sezon sonu taşıyacağı anlamları saymazsak tabi…

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.