Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kocaman ve kaçan bir puanları

Giriş Tarihi: 4.2.2013 12:44 Güncelleme Tarihi: 4.2.2013 12:45
Yenilerin gelişine G.Saray'ın puan kaybı da eklenince, tribünler dolmuştu. İspanya'dan ve Rusya'dan transfer edilen "ruh"u seyretmeye gelmişlerdi belli ki…
1-1'e kadar özellikle de 2.yarı yine önceki maçlara oranla daha iştahlı, daha fazla pozisyona giren bir takım vardı sahada…
Ama 1-1'den sonraki yaklaşık 40 dakika yine fişi çekildi takımın...
Ve Fenerbahçe bu sezon 7'nci kez G.Saray'la aynı hafta puan kaybetti…
Bir türlü istediği ritmi bulamamış, hocası ve başkanı arasında soğuk rüzgârlar esen G.Saray'ı baskı altına almak adına en kritik sınavdı bu. Ve Fenerbahçe bir sınavı daha geçemedi.
Dün akşam için çok söz var söylenecek.
KUYT'IN DOKUNULMAZLIĞI
• Mehmet Topuz'un girmesiyle, kariyerinin en formsuz günlerini geçiren, ayakta zor duran Kuyt'ın, en iyi zamanında bile oynayamayacağı sol öne geçmesi nasıl açıklanabilir?
Dahası Kuyt diplomat gibi, dokunulmaz… Dökülse bile sahada.
• Sadece o mu? Baroni'ye şu haliyle 90 dakika sabretmek, yerine Salih'e sonradan bile olsa forma vermemek nasıl açıklanabilir?
Hele ısrarla Baroni'yi önde başlatmak hocanın uğuru olsa gerek, zira o mevkide takımı 10 kişi bıraktığını Stevie Wonder olsa görürdü şimdiye…

FORREST GUMP MEİRELES: KOŞU VAR İCRAAT YOK
• Meireles koşu istatistiklerine oynuyor. Dün de en çok o koşmuş. Çözmüş işi, hocasının neye baktığını biliyor... Bütün potansiyeline rağmen etliye sütlüye dokunmadan yiyor 90 dakikaları…
• Webo-Sow "doğru ellerde" çok tehlikeli bir ikili olabilir… İkisi de gezgin forvet, üstelik Webo'nun duvar olma özelliği de var.
Ama bakıyorsun zaman zaman pozisyon değiştirseler de maç içinde, Sow sol önde ve yine 4-2-3-1... Zaten temposu eksik Ziegler'e oldu olan... Süratli Grosicki ile baş başa kaldı. Ne gelen var ne giden…

ÇEYREN ASIRIN EN KÖTÜ F.BAHÇESİNE EMRE NE YAPSIN?
Ama işte tek maça bakarak çıkarım yapmak anlamsız. Kolay mı bu kadar fahiş kadro mühendisliği hatalarını bir maçta silmek?
Sorunlar kronikleşmiş artık. 2-3 yeni isimle takımın bir maçta çağ atlamasını beklemek, tüm vücudu sarmış bir hastalığa karşı ağrı kesici almaya benziyor… Yenilerin kattığı hava, ağrı kesici gibi 10-15 dakikalık düzelme getiriyor ama hepsi o işte.
Zira ağrı kesici bu, tedavi etmek değil ki işlevi.
İşte hastalığın seyir defteri:
• Bu Fenerbahçe puan olarak son 25 yılın en kötüsü…
• 13 maçtır arka arkaya gol yiyor ki bu kulüp rekoru…
• Bu sezon en çok maçta ilk golü yiyen takım… (20'de 14)
• O kadar güç koşullar altında bile, geçen sezonun 20'nci haftasında, Fenerbahçe'nin 11 puan fazlası varmış şu ana göre…
AZİZSİLİN DE FAYDA ETMİYOR ARTIK
Antalyalı Diarra, Karabüklü Lua Lua, dün akşam da Eneramo… Biraz zorlayan kuvvetli, çabuk adamlar geldi mi stoperler dağılıp gidiyor. Dün Egemen de Bekir de 10 kilometrenin üzerinde koşmuş, Eneramo'yu kovalamaktan…
• Takım kazanma refleksini yitirmiş. Kimyası bozulmuş. Hocasından aldığı yegâne elektrik ise kaygı…
• Takımı kurtarmak için son çare yine yeni yeniden Azizsilin formülü iniyor raftan… Ama artık vücut bağışıklık kazandı bu ilaca, o da kâr etmiyor. Tıpkı ağrı kesiciler gibi…

KOCAMAN'IN ÜZÜNTÜSÜ, KAÇAN BİR PUAN…
Ancak asıl düşündürücü olan, hocanın maçtan sonra sarf ettiği "Eldeki bir puan da gitti" sözleri şüphesiz.
60 puanın yarısını heba eden de evinde ligin kırılma maçında bir puanı kâr sayan bu zihniyet değil mi zaten?
Oynadığınız futbolla, mantalitenizle sıradanlaşırsanız, gün gelir sıradan takımlar gibi kaçan bir puana da yanarsınız işte böyle...
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kocaman ve kaçan bir puanları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz