X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Uzmanından İnönü açıklaması
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Uzmanından İnönü açıklaması

  • Giriş Tarihi: 4.2.2013 17:13 Güncelleme Tarihi: 4.2.2013 17:16

Prof. Dr. Zekai Görgülü’den İnönü Stadı'nın projelendirme sürecine ilişkin önemli açıklamalar geldi.

Süleyman Seba döneminde bizzat Seba'nın daveti ile uzun yıllar Beşiktaş'ın proje planlama ve tasarım konularında danışmanlığını yürüten, Serdar Bilgili ve Yıldırım Demirören dönemlerinde de ilgili komite ve komisyonlarda görev alan, Nevzat Demir Tesisleri'ni projelendirip uzunca bir süre uygulamasını da yürüten Prof. Dr. Zekai Görgülü, İnönü Stadı'nın projelendirme sürecine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. İşte o açıklama:


Kültür varlığı olarak koruma altına alınmış, bu anlamda tescillenmiş İnönü Stadı özgün bir spor yapısıdır. Mimari değeri onu yalnızca BJK'ya ait kılmamakta, İstanbul kent bütünü içinde simgeleştirmekte ve dolayısıyla aidiyetini genişletmektedir. Bu yönü ile de BJK yönetimlerinin stadın yenilenmesine ilişkin söylem ve girişimlerinde yaratacağı kamuoyu, spor/futbol alanını da aşarak daha geniş çevrelere yayılmakta ve tartışılmaktadır.

BJK yönetimleri haklı olarak 60 yılı aşan bir tarihi olan statlarını, futbol sektörünün "günümüzde gerektirdiği güncel sınırlar ve gereksinmelere yanıt verecek hale getirmek, stadın bugünkü durumu ile çoğu sağlanamayan uluslararası kriterleri gerçekleştirmek, bir yandan da ulusal anlamda iki rakibinden (GS-FB) geride kalmamayı istemektedir. Şükrü Saraçoğlu Stadı'nın yer seçiminden ruhsat aşamasına kadar olan sorunlu süreç, Türk Telekom Arena Stadı'nın yapımındaki çok önemli devlet desteği anımsandığında böylesi bir istem normal karşılanıp tartışma konusu bile edilmemelidir. Paralelinde birçok kente kapasiteli ve yeni stadyumlar yapacağını açıklayan devletin BJK'ya neden stadyum yapmadığını sorgulamak ve bunu gerçekleştirmek adına istemde bulunmak, uğraş vermek BJK yönetiminin başat görevlerinden biri olmalıdır.

Özellikle son dönemlerde İnönü Stadı'na ilişkin öneri, görüş ve tartışmaları değerlendirdiğimizde ağırlıkla üç farklı yaklaşımdan/yöntemden söz edebiliyoruz.

(1) Stad olduğu gibi korunarak restore edilmeli ve gerekiyorsa inşai güçlendirme/sağlamlaştırma yapılmalı.
(2) Yıkılarak yerine Avrupa örneklerinden esinlenen yeni, "çağdaş" bir stad yapılmalı.
(3) BJK başka bir yerde stad yapmalı ve bu stad yıkılarak yerine gelecek işlev tartışılmalı.

Verilen demeçlerden beyanatlardan ve basında yer alan diğer haberlerden anlaşıldığı kadarı ile bugünkü BJK yönetimi bunladan ikinci seçenek üzerinde durmakta ve son günlerde de sezon bitiminde stada kazma vurularak yıkıma başlanacağını söylemektedir.

Oysa, söz konusu yaklaşımlar dışında dördüncü bir seçenek olarak farklı bir restorasyon/yenileme yöntemi ile stadın ele alınması ve bu doğrultuda projelendirilmesi akılcı ve anlamlı bir çözüm olarak gündeme alınmalıdır. Bu doğrultuda öncelikle stadın ayrıntılı ve güncel bir rölövesi hazırlanmalı eş zamanlı olarak mevcut taşıyıcıyı sisteme ilişkin sağlıklı bir tespit ile analizler yapılmalıdır. Bu çalışmalar sonrasında elde edilecek sonuçlar restorasyon projesi (yeni proje) için sınırlar verecek, özellikle stadın yıkılacak ve/veya korunacak bölümleri adına yeni projeye tipolojik girdiler aktaracaktır. Bir sonraki aşama olan Restitüsyon projesinde stadın orijinal durumu (ilk yapıldığı dönem) tanımlanacağına göre, ikinci proje (rölöve restitüsyon) kolaylıkla karşılaştırılabilip, değişiklikler saptanabilecektir. Sonrasında ise, üçüncü aşama olarak restorasyon projeleri hazırlanacak ve bu proje artık BJK'nın yeni İnönü Stadyumunu anlatacaktır. Ardından, mimari ve mühendislik uygulama projeleri (altyapı, mekanik, tesisat, statik v.b.) çizilerek ilgili kurumlardan onay, ruhsat, iskan ve işletme ruhsatı alımı gibi aşamalara geçilmesi gerekecektir

Dolayısıyla; İnönü Stadı'nın ya da bir kültür varlığının kimlik ve özgünlüğü ile uyum içerisinde, bu değerlerin çağdaş/modern bir mimari arayış ile sürdürülebildiği, seyirci kapasitesini abartmadan gerçekçi istatistiki verilere göre oluşturulmuş, UEFA kriterlerini yerine getiren gereksinme duyulan yeni fonksiyonlara yer veren, katılımcı ortamlarda tartışılarak üzerinde mutabakat sağlanmış bir "restorasyon projesi" böylesi bir süreç sonrasında elde edilmiş olacaktır. Beşiktaş açısından bu yöntemle bir proje elde edilmesinin; diğerlerine göre daha sorunsuz, Beşiktaşlılık kültürüne daha uygun, daha anlamlı ve stad ile onun yakın çevresine daha saygılı, ama bir yandan da kulübün beklentilerini yerine getiren, ilgili kamuoyundan destek alacak bir çözüme ulaşılmış olacaktır.

Bu noktada projelerin elde edilmesine ilişkin sürenin ne olacağı ve hangi onay kurumlarının proje üzerinde karar ve izin vereceği konusu önem kazanmaktadır. Mevcut stadı kapsayan bir Nazım İmar Planı'nın onaylandığı, dolayısıyla alanın imarlı olduğu bilinmektedir. Bu doğrultuda:

a) Rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin ivedilikle hazırlanarak ilgili Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu'nun onayına sunulması zorunludur. Şu anda onaylı bir imar planı olsa da, stadın tescilli bir kültür varlığı ( tarihi ) yapı olması nedeni ile her durumda, projeler hangi yöntemle elde edilirse edilsin bu onayın alınması yasal bir gerekliliktir.
b) Ayrıca, gerek söz konusu projelerin hazırlanması, gerekse ilgili Koruma Kurulu'nda yapılacak incelemeler ve onay ciddi bir süreye gereksinme duymaktadır. Burada bir önceki yönetimin stadın rölöve ve restitüsyon projelerini hazırlattığını anımsatmak isterim. Dolayısıyla, bunun farkında olup sözkonusu projelerin hızlı bir güncellemesi yapıldığı takdirde önemli bir süre kazanımı sağlanabilir.
c) İlgili Koruma Kurulu'ndan onayın alınmasının ardından tüm mühendislik ve mimari uygulama projeleri hazırlanıp, Beşiktaş İlçe Belediyesi'nden gerekli ruhsatların, izinlerin alınması ve inşaatın başlaması aşamaları gelecektir. Bu çalışmalarda doğal olarak bir süre alacaktır. Aynı bağlamda, "kazma vurma"nın önce inşaat ruhsatı, sonra da yıkım ruhsatı alınmasını yasal olarak zorunlu kıldığını belirtmek isterim.
d) Öte yandan, yetkisi içinde olduğu için Koruma Kurulu uygulama projelerini de görmek, incelemek ve onaylamak isteyebilir. İstemeyebilir de. İstemediği takdirde yeni bir süre sorunu ortaya çıkmayacaktır. Ancak tersi bir durumda bu sürenin de hesaba katılması gerekecektir.
Bu özetle belirttiklerimin süre ve onaya ilişkin olan temel aşamalardır. Ayrıntıdaki bazı konuların da bağlamında süreleri alacağı açıktır. Örneğin, yapım ihalesinin sonlandırılması, İSKİ, UKOME, BEDAŞ gibi yatırımcı kamu kuruluşlarının izinleri gibi.

Sonuçta;
BJK yönetimi hangi yöntemle yeni stadın projeleri elde edeceğine ya da belirli hazırlıklar var ise, bunların neler olduğuna ilişkin düşünce ile programını açıklamalıdır. Bu noktada, finansman modelinin kurgulanması önem kazanmakta, yanı sıra yapım tekliflerinin alınması ile ihale dökümanlarının BJK tarafından hazırlanması ayrı bir emek ve süreyi işaret etmektedir. BJK yönetimi tüm bu çalışmalar için olabildiğince katkı almalı, doğrudan Başkan ve/veya Yönetim Kurulu görüş ya da kararları yerine iyi bir mimari grubun desteği alınmalı ve böylesi bir süreç sonrasında kararını netleştirerek hızla konunun üstüne gitmelidir. Lig sezonu bitiminde "stada kazma vurulacağı" açıklamaları bu takdirde bir anlam kazanacak, giderek "nasıl ve hangi proje ile" sorusu tüm Beşiktaşlılar ve ilgili kamuoyu adına yanıt bulabilecektir.

Bu açıklama ile katkı görevimi yerine getirmeye, meslek içinden biri olarak, değindiğim üzere sorunsuz, akılcı, Beşiktaş gibi büyük, tarihe mal olmuş bir kulübe/camiaya yakışan, kimliği olan, prestijli, dolayısıyla çağdaş (!) denilen oysa çoğunlukla birbirini tekrar eden, özgün olmayan bir mimari anlayıştan uzak farklı bir proje elde etme yöntemini sunmaya çalıştım. Dikkate alınır ümidi ile.

kalan karakter 1000

ORH ORH

ÇOK GÜZEL BİR YAZI İŞALLAH DİKKATE ALINIR

Aynı Görüşte misiniz?
evet3
hayır0
cevapla 05.02.2013 16:19

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.