X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hıncal Uluç ile haftanın gündemi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hıncal Uluç ile haftanın gündemi

  • Giriş Tarihi: 5.2.2013 17:43 Güncelleme Tarihi: 6.2.2013 02:22

Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran spor olaylarını Sabahspor.com okuyucularına değerlendirdi.

Uluç;

Bana ne Ünal Aysal, ne Fatih Terim bu iki transferi izah edemez.
1- Mantık açısından... Bu puan cetveli meydandayken, nasıl oluyor da savunmaya hiç kimse alınmıyor ve en çok gol atan hücuma, iki takviye yapılıyor?
2- Sneijder ile Drogba, bu takıma nasıl sindirilecek? Terim bu kadroyu nasıl yönetecek? Elmander, Umut, Burak üçlüsü yönetilemedi. Üçte iki ile... Şimdi dörtte bir yönetilecek. Dört forvet var, birisi oynayacak.
Aklım hayalim almıyor.

İlginç bir ikram yarışı var. Lider Galatasaray puan kaybettiğinde peşi sıra diğerleri de kaybediyor.

Maç sonrası Fırat Aydınus, Elmander-Şener, Edu-Muslera mücadelelerinde verdiği kararlar nedeniyle eleştirilerin odağındaydı. "Buz gibi iki gol gitti" yorumları yapıldı. Katılıyor musunuz?

Özge AYDIN /SABAHSPOR.COM

#Sayfa#

Fenerbahçe yeni transferiyle çıktığı maçta Sivas'a yenilmekten kurtulamadı.
Cüneyt Çakır'ı konuşalım. Bana Avrupa maçlarından sonra, "Nasıldı" diye soruyordun. Ben ne diyordum; "Saracoğlu Stadı'nda maç yönetsin, görelim bakalım!"
Çakır'ın çaldıklarına itirazım yok. Benim her zaman söylediğim bir laf var: Akıllı hakem, çaldığı ile gösterdiği kartlar ile hata yapmaz. Çalmadığı ve göstermediği kartlar ile takım tutar.
Şimdi herkes Webo'nun golünün mükemmel olduğunu söylüyor. O golü İstanbul Belediyeli Webo, aynı şekilde Fenerbahçe'ye atsaydı, gazeteler ne yazacaktı, çok merak ediyorum! Dirsekten itibaren, kol boylu boyunca, rakibin üzerine yaslanıyor ve o kolun üzerinde yükseliyor!
İtmedi, 'sadece kolunu koydu' diyelim ki yükselirken itmemene imkan yok, yani fizik kurallarına aykırı, otomatikman kol aşağıya basar, denge sağlıyor. Elleri havadayken bir yere tutunursan, kafayı dengeli vurursun, istediğin gibi...
Yani Webo o dirsekle müthiş bir avantaj sağladığı çok açıkken Maraton'da, Markus Merk dahil, Şansal Büyüka, Tümer Metin, Hakan Şükür üzerinde durmadı bile!.. Benzeri bir golü Fenerbahçe yediği zaman Lig TV'nin programını banda alacağı ve seyrettireceğim.
Rıza (Çalımbay) hoca, iki pozisyon istemiş, 'Gösterir misiniz!' diye, 'İstedi mi, istemedi mi' diye yarım saat onu tartıştılar!
Şimdi ben istiyorum. Egemen'in üç tane pozisyonu var. Cüneyt Çakır, Sivas aleyhine, olmayan bir hentbolu, tam da böyle penaltı noktasının 5 metre gerisinde bir gol pozisyonda, 'el' diye verdi. Olay yerine mesafesi 2 metre ve tam da oraya bakıyor. Cüneyt Çakır o mesafeden topun, ele 20 santim mesafeden geçtiğini göremiyorsa düdüğü bıraksın. Bunu göremiyorsan, neyi görürsün arkadaş!
Tam görüş açısının içinde, tam baktığı yerde ve olaya mesafesi 2 metre... Sen orada hentbol veriyorsan, oradaki adam çıldırır. Bu çıldırmaya rağmen fazla itiraz etmedi yine çocuk, 'cart' diye sarı kartı verdi. İtirazım yok.
Egemen yakaladı topu, 'güm' diye gözünün önünde vurdu. Bekir maçın sonunda üzerine bağıra çağıra elleriyle hareket yaparak gitti. Onlara niye yok kart? Üstelik bu çocuk itirazında haklı, Egemen ile Bekir haksız. Nerede bu görüntüler sevgili Şansal kardeşim Lig TV'de?
Egemen'in iki tane daha pozisyonu var. Rakibine arkadan sarılıp, birinde gırtlaklıyor öbüründe bel kündesi atıyor! Arkadan forma ile beraber adama sarılmanın cezasının sarı kart olduğunu bütün kitaplar yazıyor, yazmayan kitap yok. Nerede o görüntüler sevgili Şansal kardeşim?
Egemen üç sarı karttan iki defa atılmalıydı. İki sarı karttan bir defa değil. Sarı kartsız bitirdi maçı. Bu görüntüler niye Lig TV'de yok?
Şimdi ben o Lig TV'nin görüntülerine bakılarak verilen Meireles'in cezasının kaldırılmasına inanır mıyım? Şansal, Rıza'ya kızıyor haklı olarak. "Bu laflar Lig TV'yi itham altında bırakıyor" dedi. Ben ediyorum şimdi... Sevgili Şansal kızmasın. Fenerbahçe camiasını bilmiyorum ama onun dışında hiçbir camianın Lig TV'ye inancı yok! Güneşi balçıkla sıvamayın. Anket yapalım mı?
Galatasaray'da, Gaziantep'te, Sivas'ta, Çatladıkkapı'da anketler yapalım mı; 'Lig TV'ye inanıyorlar mı?' diye...
Cüneyt Çakır sahadaki 12. Fenerbahçeliydi ve Rıdvan Dilmen, NTV'de "Cüneyt Çakır çok iyiydi" dedi. Çünkü hakemlere verilen mesaj bu medyam tarafından!.. 'Fenerbahçe'yi savunursan, korursan, gözetirsen, yücelirsin.' Ama gördüğünü çalarsan ve bu gördüğün Fenerbahçe'nin aleyhinde olursa Halis Özkahya gibi, Fırat Aydınus gibi bitersin. Medyanın hakemlere verdiği mesaj bu!
O yüzden de Cüneyt Çakır, Saracoğlu Stadı'nda Fenerbahçeli olmaya mecbur. İşte Fenerbahçeli olunca alkışlıyorlar! Aksini yapanı da yok ediyorlar.
Maçın konuşulması gereken yanı bu... İkinci konuşulması gereken yanı, maçın sonunda Aykut Kocaman'ı dinliyorum. "Aziz Yıldırım soyunma odasına geldi mi?" diye sordular; "Haberim yok. Ben kendi odamdaydım" dedi!
Yani maç bitiyor, Fenerbahçe kendi sahasında Sivaspor'a yenilmiş, teknik direktör takımıyla konuşma gereği duymadan odasına gidiyor ve takımla konuşma görevini de başkan yükleniyor! Bu takımın teknik direktörü var mı? Ama bu kaçıncı!..
Aykut Kocaman, Aziz Yıldırım'ın teknik direktörü, Fenerbahçe ile alakası yok! Fenerbahçe futbol takımını Aziz Yıldırım yönetiyor. 'Şunu oynat, bunu oynatma' diyecek kadar yönetiyor. Devre arasında soyunma odasına gidip 'taktik verecek kadar' yönetiyor, maçtan yeni çıkmış, morali bozuk futbolcuların 'moralini düzeltecek' kadar yönetiyor.
Fenerbahçe futbol takımı Aziz Yıldırım'ın oyuncağı! Bir başkan Fenerbahçe ile eğleniyor. Aykut da bunların hepsine göz yumuyor. Böyle bir açıklama olur mu ya; "Ben odamdaydım. Bilmiyordum!" Böyle bir maçtan sonra soyunma odasında değilsen nasıl teknik direktörsün!
Takım dağılmış, bitmiş, moraller bozulmuş, yıkılmış... Sen orada takımı toparlayamıyorsan bir daha o oyuncu senin teknik direktör olduğuna inanır mı, sana güvenir mi?
Aziz Yıldırım 'Aman ortalık karışık istifa et, gündem değişsin' diyor çıkıp hemen basın toplantısı yapıp 'Ben istifa ettim' diyor, sonra Aziz Yıldırım diyor ki 'Ben bu istifayı geri aldırıyorum.' Aykut geri alıyor! Böyle komediler oynanıyor! Şimdi bu Fenerbahçe'nin iflah olmasına imkan var mı?