Salih Uçan kendini kime benzetti?

Giriş Tarihi: 1.3.2013 12:43

Genç oyuncuya hasret kalan Fenerbahçe taraftarının umut bağladığı futbolcu, forma şansı bulduğu maçlarda beklentileri boşa çıkarmayacağını gösterdi. 18 yaşını yeni bitirse de soğukkanlılığı ve özgüveniyle usta bir oyun kurucunun özelliklerini yansıtıyor.

16 yaşında Süper Lig takımı Bucaspor'da şans bulması ve geçtiğimiz sezon PTT 1. Lig'de bu takımın liderliğine soyunması da onun "büyümüş de küçülmüş" yapısını ortaya koyuyor. 'Sempatik, akıllı ve ne istediğini bilen bir genç oyuncu' olarak anlatılan Salih Uçan, "Fenerbahçe'de oynayınca inanılmaz bir popülerlik oluyor. Yolda gören insanlar fotoğraf çektiriyor, nereye gitseniz ilgi odağı oluyorsunuz. Şımarmak için bütün şartlar müsait. Çevrenizdeki insanların çok iyi olması, kötü arkadaşınızın bulunmaması gerekiyor. Benim şımarmaya hiç niyetim yok." dedi.

Marmarisspor'da futbol oynayan babasının sayesinde bebekliğinden beri futbol topuyla büyüdüğünü, 6 yaşında Marmarisspor'da futbola başladığını belirten Salip Uçan, "14 yaşında Bucaspor'un altyapısına transfer oldum. Bucaspor'da ilk olarak U15 takımında oynadım." diyerek, şunları söyledi:

"Bucaspor'da 1 yıl geçirdikten sonra Genel Menajerimiz Murat Dizdar'a 'Artık burada yapamayacağım' dedim. O yaşta bir çocuk için ailesinden uzakta kalmak psikolojiyi olumsuz etkiliyor. Murat abi bunun üzerine, 'Tamam Salih, o zaman gel bizde kal' dedi. Onlarla 1 yıl aynı evde yaşadım.

Hiçbir zaman 'Şu oyuncu gibi olayım' demedim ama mesela çok beğendiğim Zidane'ın hareketlerini, topla dönüşlerini örnek aldım kendime. 6 numara oynarken kendimi Busquets'e çok benzetiyorum. O da sezgileriyle top kapabilen, ince yapılı ve yetenekli bir oyuncu.

10 numaralar genellikle çok fazla mücadele etmeyen, koşmayan ve top kazanmayan oyuncu tipleri olur. Aykut Hoca ise benim çok fazla mesafe kat etmemi ve top kazanmamı beğendiğini söylüyor. Oyunu okuyabilmem ve isabetli uzun paslar atabilmem de hocalarım tarafından beğeniliyor."

Özgüven açısından çok rahat bir oyuncu olduğunu hatta kendisine 'Fazla rahatsın' diyen hocalarının bile olduğunu belirten Salih Uçan, "Ancak bu rahatlık benim oyun stilim, üzerime oturan bir kostüm gibi. Abilerim 'Bu küçük bir çocuk' diye düşünüp de pas atmamazlık yapmıyor, 'Nasıl olsa Salih topu kaptırmaz' güvenini bana hissettiriyorlar." diyerek, şunları söyledi:

"Geçen sezon sonunda Fenerbahçe, Trabzonspor, Beşiktaş ve Rubin Kazan beni istedi. Bucaspor'un istediği bonservis bedeli karşısında Beşiktaş ve Trabzonspor çekildi. Bucaspor da beni en iyi teklifi yapan Fenerbahçe'ye verdi. Aykut Hocanın beni bir çok kez izlemesi ve ısrarla istemesi de tercihimde etkili oldu.

Aykut Hocanın beklentisi bu sezon takıma ısınmam ve önümüzdeki sezondan itibaren şans bulmamdı. Ama kupanın statüsü işime yaradı. Kupada maç sayısı arttığı için de sık sık oynama şansı buldum. Eğer iki-üç maç olsaydı belki kendimi gösteremeyebilirdim.

Akıllı ve zeki bir futbolcu zaten herhangi birisinin anlatmasına gerek kalmadan alacağını alır. Ben de sadece orta sahaların değil, forvet oyuncularının da neler yaptığını gözlemliyorum. Takım arkadaşlarım arasında da Kuyt ve Meireles bana tavsiyelerde bulunuyor.

Golden uzak kalmam biraz da çok koşmam ve mücadele etmemden kaynaklanıyor. 10 numara pozisyonunda da oynasam savunmanın önüne kadar gelip top kazanmaya çalışıyorum. Önde beklesem gole daha yakın olabilirim ama ben öncelikle takımın gol yememesi için çalışıyorum."

1994 jenerasyonunun karşısına çok fırsat geldiğini ama bu fırsatları kaçırdıklarını söyleyen Salih Uçan, "Önümüzde katılmamız garanti olan bir Dünya Kupası var. Hayatımızda bir kez yaşayabileceğimiz bu turnuvada başarılı olabilmek için elimizden gelenin daha fazlasını ortaya koyacağız." dedi.

"Eğlenceli bir kişiliğim var. Rahatlığım ve dış görünüşümden dolayı şımarık, gezen-tozan bir oyuncu gibi görünebilirim. Bunun birinci nedeni de saçlarım sanıyorum. Ama ben tam tersi bir yoldayım. Tesislerde kalıyorum ve neredeyse hiç dışarı çıkmıyorum." diyen Salih Uçan, Futbol Federasyonu basın departmanı tarafından hazırlanan TamSaha dergisinden Mazlum Uluç'a verdiği röportajının ayrıntıları şöyle:

Fenerbahçe'de senin yaşında bir oyuncuyu forma giyerken görmek çok da alışılmış bir durum değil. Oynamadığın maçlarda "Salih neden yok?" sorusunu sordurman da taraftarlarca kabullenmenin ötesine geçtiğini gösteriyor. Biz de seni daha yakından tanımak istiyoruz. Futbola nasıl başladığını, seni kimin keşfettiğini öğrenelim önce...

1994'te Marmaris'te doğdum. Babam da Marmarisspor'da 7-8 yıl oynamış bir futbolcuydu. Dolayısıyla ben de bebekliğimden beri futbol topuyla büyüdüm. 6 yaşına geldiğimde sahilde top oynarken Türkiyemspor'un Alman teknik direktörü beni görüyor ve babama, "Bu çocukta yetenek var" diyor. Bunun üzerine babam da beni Marmarisspor'un futbol okuluna götürdü. Futbola öyle başladım.

Babanın futbol oynadığını söyledin. Bunun dışında başka bir işi de var mı?

Babam Orman İşletme Müdürlüğü'nde çalışıyordu, annem ev hanımı. 1984 doğumlu, evli bir ablam var. O da bankada çalışıyor.

ARKADAŞINA GÖNDER
Salih Uçan kendini kime benzetti?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz