X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER F.Bahçe'nin 3 hali: İyi, kötü, güzel
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

F.Bahçe'nin 3 hali: İyi, kötü, güzel

  • Giriş Tarihi: 18.3.2013 15:13 Güncelleme Tarihi: 18.3.2013 15:14

İYİ

* Bir sezonda en çok maç yapan takım olmayı şimdiden garantileyen (en az 60), neredeyse 3 günde bir maç yapan bir takım, bu düzlükten Avrupa'da çeyrek final çıkarıp liderin ardından 4 puan farkıyla son 8 maça giriyor... Oyundaki bütün eksiklere rağmen dinlenmeden kazanıyor.
* Ligin ilk yarısındaki görüntünün aksine, oyuncular sorumluluktan kaçmıyor, mücadele ediyor, yük eşit dağılıyor... Ve ince işçilikte eksik de kalsa Kuyt, enerjisi, çalışkanlığı ve taktik disipliniyle sorumluluk alanların başını çekiyor...
* Devre arasında gelen 3 isim de takıma ve sonuca direkt etki edip belirgin fark yaratıyor...
* İlk yarıda 8 deplasmanda 8 puan alabilen takım, son 5 deplasmandan 4 galibiyetle dönüyor...

KÖTÜ

* Emre ve Webo'nun yokluğunda, takım camianın unutmak istediği sezon başındaki görüntüsüne dönüyor. Sow yine stoperlerin kucağında tükeniyor. Sırtı dönük oyuna uygun olmadığından da top saklayıp takıma nefes aldıramıyor. Emre'sizlik gece ile güzdüz gibi fark yaratıyor. Orta sahanın merkezinde onun olmadığı her ikili, pas kalitesi, öne ve araya oynamak, hücum pres konularında çok geride kalıyor...
Fenerbahçe 'aklını yitiriyor.'
* Dün akşam 31'inci dakikada Sow rakip kaleciye giden bir geri pasta takıma "Çıkın" diye bağırdığında, en yakın arkadaşı 25 metre gerideydi... Bundan bir dakika sonra ise isabetli pas sayısı Antalya: 225, Fenerbahçe: 125 şeklindeydi... Fark yüzde 80...
İlk yarı sonunda topla oynama oranlarında da Antalya yüzde 60'ın üzerindeydi... Topu ve alanı, üstelik ayağa iyi oynayan bir rakibe olduğu gibi bıraktı Fenerbahçe. Skoru da duran top ve uzaktan ekstra bir golle buldular... İkinci yarı stoperler iyi oynadı, defansın önündeki "pencere"yi de kapatarak istediklerini aldılar. Fakat yine de fazla fapasif kalıp, şampiyonluğa mal olacak bir kaza golüne davetiye çıkardılar.
TEK PLANLA 3 KULVAR...
* Yorgunluk hafifletici sebep elbet. Ama son Plzen maçına göre takımın yarısı değişmişken tek gerekçe olamaz. Üstelik rakibin sürekli topla oynaması, sizin de kovalayarak daha çok efor sarfetmeniz demek.
* Avrupa'da sonuca giden sistem, Türkiye'de eksik kalıyor. Büyük takımlar, bir sezonda hiç olmazsa maçların yüzde 30'unda agresif başlar, skoru erken bulur ve aktif dinlenmeye geçer. Ancak Fenerbahçe bu yola hiç başvurmuyor. İçerideki puan kayıplarının bir numaralı sebebi de bu statik oyun.
Avrupa ve Türkiye'de aynı anlayışla kesin sonuç çok zor. Paralel evrenlerden bahsetmiyoruz zira.
Hocanın "domestik dinamiklere" uygun bir alternatif plan koyması şart.

GÜZEL

* Genç Salih, özgüveni, kalitesi ve futbol zekasıyla fark yaratıyor. İnisiyatif alıyor. Oyuna güzellik katıyor. Üstelik dün akşamın en çok koşanı da oydu takımın. Yıllar sonra genç bir adam kazanmanın eşiğine geldi Fenerbahçe...
Ancak asıl iş bundan sonra başlıyor. Ondaki bu kumaşı işleyip bir yıldız yaratmak için, psikolojisinden teknik-taktik eğitime kadar, halkla ve medyayla ilişkilerden fizik gelişime kadar her detay hesaplanmalı.
Salih akılcıl bir yatırım zira...
Bu çocuk için harcanacak her kuruş, her dakika, Fenerbahçe'ye başarı ve Avrupa'ya flaş bir ihracat olarak geri dönecek.
İyi, kötü ve güzelin kolkola girdiği senaryoda iki muhtemel final var artık: Ya Aykut Kocaman ligde, kupada ve Avrupa'da unutulmaz bir üçlemeye imza atıp tarih yazacak, ya da doğru tahliller ve gerekli hamleler yapılmadığı için tarihe geçme şansı kaçmış bir sezon kalacak geriye...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.