X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ölümsüzlük için son 3 maç
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ölümsüzlük için son 3 maç

  • Giriş Tarihi: 12.4.2013 11:57 Güncelleme Tarihi: 12.4.2013 11:58

Galatasaray'ın maçları yüksek bütçeli Hollywood aksiyon filmleri gibi... Hareket, "Yok artık" dedirtecek sahneler, gerilim... Fenerbahçe ise daha çok festival filmleri gibi...
Belki seyir zevki çok yüksek değil... Temposu düşük belki...
Ama uluslararası kriterlere daha uygun. Ve hayatın gerçeklerine daha yakın.

Fenerbahçe, tarihin beşiğinde tarih yazdı dün akşam...
Ölümsüzlük için geri sayım başlattığımızda 6 maç vardı finalle beraber. Artık 3...
Henüz 2 sene bile olmadı bu camianın üzerinden 3 Temmuz süreci silindir gibi geçeli...
6 ay oldu sadece, Alex kriziyle kulüp toza dumana karışalı.
Teknik direktörü yalnızca 4 ay evvel istifa etmişti.
Şimdi ise Amsterdam'a final bileti arıyor binlerce Fenerbahçeli...
Üstelik Avrupa'da yürürken koltuğundaki hiçbir karpuzu düşürmeden... 3 kupada da son düzlüğe girerek...
BARONİ'NİN BIRAKTIĞI PENCERE CEREYAN YAPTI
* Bu sezonun Avrupa'da en kötü deplasman performansıydı dün akşamki... Fenerbahçe Sow'un da yokluğunda hiçbir hücum planı uygulayamadı yediği gole kadar. Kanatları kullanan Lazio, oyunu genişletti, kontra atak tehdidinin çok düşük olmasından da faydalanıp defansı önde kurdu ve baskıyı sürekli artırdı.
* Takım, karakteristiği olan sakin ayağa pası hiç yapamadı gole kadar. Merkez orta saha çok fazla defansın içine girdi. Adam eksiltme özellikleri de olmayınca presi aşamadılar. Oyunun merkezi Fenerbahçe yarı sahasının ortasına kadar geldi.
* Dünün en zayıf halkası Baroni ne forvet arkası rolüne soyunabildi ne de top tuttu. Rakibin orta sahasına da pres yapmayınca, "cereyan yapan" bir boşluk oluştu. Onun bıraktığı boşluğu da kullandı Lazio. Rahat oyun kurdu.
Oysa 2 senedir İtalya ligini domine eden Juventus'un organizasyonunu, ön alanda presle bozup 2 maçta da sahadan silen Bayern Münih önemli bir örnekti bu anlamda.
Çağımızın 2 etkili savunma silahı, topa sahip olma ve rakibin organizatörlerini ön alanda bozma foksiyonları hayata geçmeyince baskı kaçınılmaz oldu.
YENİDEN 1 VOLKAN'DIR FENERBAHÇE...
Bu anlarda devreye girense günün adamlarından Volkan oldu.
Kurtarışlarıyla, eski günlerdeki gibi "1 Volkan'dır Fenerbahçe" dedirtti.
Defans göbeği ve takım savunması da eklenince yoğun baskıya rağmen F.Bahçe direndi.
* Sow'un yokluğu belki ofansif anlamda darbe vurdu. Ama bir de hayır doğdu bu yoksunluktan.
Caner, kanat savunmasına ciddi katkı yaptı. Sow sol önde olsa, etkili Candreva çok daha fazla alan bulurdu. Kanada, ön liberolardan biri yardıma kayacak, o vakit de göbekte gedik oluşacaktı.
Ve o Caner, beraberlik sayısına imza attı. 2 maçın genelinde de tura damgasını vurdu.
MAÇIN ÖZETİ, GÖKHAN GÖNÜL'ÜN SÖZLERİ
* Klose girip İtalyanlar çift forvete dönünce, defans dengesi biraz bozuldu. Fenerbahçe hiç yapmaması gerektiği kadar yaslandı, karşı alanda bırakılan boş alanları sömürmeyi de düşünmedi. Hava toplarıyla çok zorladılar, golü de böyle buldular.
* Maç sonunda pas sayısının, Lazio'nun yarısından bile az kalması, kaleyi bulan tek şutun gol olması Fenerbahçe'nin ne denli pasif kaldığının kanıtı gibiydi. Gökhan Gönül'ün "Golü yiyene kadar 3 pas yapamadık" sözleri de bu durumun itirafı zaten.
GOL, ÖLÜM UYKUSUNDAN UYANDIRDI
* Herkesin eyvah dediği gol ise aslında Fenerbahçe'yi ölüm uykusundan uyandırdı. Bu sene defalarca düştükleri hatayı tekrarlamayıp daha da geriye çekilmek yerine top yapmaya başladılar. Caner'in şık golünden hemen önce 3'lü forvete dönen Lazio, orta alanda eksilince de merkezde hem sayıca hem de pas hanesinde üstünlük sağlandı. Golden sonra da 17 dakikada 3 gol gibi ağır bir misyonun psikolojik yükünü kaldıramayan Lazio oyundan düştü.
Evet, Fenerbahçe'nin futbolu bazı festival filmlerini andırıyor. Aksiyonu ve temposu az. Ama kimi eksiklerine ve kendi evindeki maçlarda "gişe" sıkıntısı yaşamasına rağmen, uluslarası kriterlere daha uygun. Daha gerçekçi...
İYİLER HER ZAMAN KAZANIR
Ama aslında onlarınki de bir tür macera filmi.
Parıltı kariyerine rağmen en ufak kompleks göstermeden arı gibi çalışan Kuyt'tan, her tür baskı altında dimdik duran Yobo'ya kadar, 2 maça damgasını vuran Caner'den bütün o krizlerden sonra takımı buralara kadar taşıyan Aykut Hoca'ya kadar herkesin, ortaya "karakter" koyduğu bir macera.
Olmaz, yapılamaz denilenin eşiğine kadar gelen bir grup 'adam'ın macerası…
Başkalarının tuzla buz olacağı, yitip gideceği yerde, onlar tarih yazıyor el yazılarıyla.
Çok özel bir hikâye anlatıyorlar.
Dinlemek isteyene…

degerlibulent@twitter.com








kalan karakter 1000

Aslan Aslan

O değilde.. Galatasaray O sene kaç maçını erteletmişti.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 12.04.2013 14:54
misafir misafir

Sadri Şener’in giderayak, AİHM'e başvurup "Yarı final bizim hakkımızdı, Fenerbahçe kupa alırsa bize vermeliler" diye dilekçe verdiği bildirildi

Aynı Görüşte misiniz?
evet14
hayır8
cevapla 12.04.2013 13:02

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.