X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hız tuzağı Fenerbahçe
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hız tuzağı Fenerbahçe

  • Giriş Tarihi: 30.9.2013 15:13 Güncelleme Tarihi: 30.9.2013 15:15

F.Bahçe'nin oyun planının işlemesi hız ve baskıdan geçiyor. Dün ilk yarı boş alan bırakmayan ve oyunu yavaşlatan rakibe karşı bu 2 silah rafa kalkınca üretken olamadılar. Rakibi presle erken bozmak, forvet tipli 3'lü için de en uygun ortamı sağlıyor. Aksi takdirde yavaşlayan oyunda kaleden uzak ve sıradan kalıyorlar.

Fenerbahçe, Konya faciasından sonra 5'nci üst üste galibiyetini aldı. Seri galibiyetler hem tartışmalardan uzak kalıp sistemin oturması için gerekli zamanı sağlıyor hem de oyunculara özgüven aşılıyor. Takımın çehresinin değişmesinde en büyük etkense şüphesiz, Ersun Yanal'ın "Onu oynatmazsam ne derler, kuyumu kazarlar mı" gibi evhamlara takılıp hiç bilmediği ve inanmadığı bir futbolu oynatmaktan vazgeçmesi.

KANATLAR İŞLEMEDİ, F.BAHÇE DUVARA ÇARPTI

* Dün akşam ilk yarı net gösterdi ki bu kadro yapısının üretken olması "hız"dan geçiyor. Hızlı oynayıp, önde bastıkları ve tempo yaptıkları zaman oyunları kimlik kazanıyor. Puana sıkışmış Gençlerbirliği hatlar arasını doldurup biraz da pas yaparak Elazığ ve Sivas'tan farklı olarak önce oynamayı değil durdurmayı düşündü. Böylece rakibinin hızını kesti. Bir de en büyük hücum silahı olan kanat bindirmeleri işlemeyince F.Bahçe çok bocaladı. Rakip duvarda delik açamadı. Oyununu rakibe teslim etmedi belki ama üretkenlik de sağlayamadı.
Rakibe yerleşme zamanı kalınca Sow ve Kuyt kaleye fazla uzak kalıyor ve sıradanlaşıyor. Böylesi hızınız kesen "dalgakıran" rakiplere karşı eldeki tek driblingli orta saha olarak Alper ise doğru bir seçim. Hem delip geçiyor hem de skor avantajı ele geçince faul alarak dinlendiriyor.
* İlk yarı tam bir "box-to-box" orta saha gibi yani 2 kale arasında gidip gelen Meireles'in çıkması, yerine de Salih'in girmesi merkezde tamamen farklı bir oyuncu profili anlamına geliyordu. Hoca nedense Salih'i önde Alper'i merkezde düşünmedi. Oysa Salih'i aynı pozisyonda denediği Konya maçında sonuç ortada. Bu defa takım oyununun ulaştığı düzey ve rakibin de 10 kişi kalması benzer bir tablo oluşmasına engel oldu.

ERSUN YANAL VE GEGENPRESS

* Ersun Hoca'nın ulaşmak istediği nihai nokta Klopp'un Dortmund'u büyük ölçüde. "Gegenpress"in (ki ben şok pres demeyi tercih ediyorum) "Topu geri kazanmak için en ideal süre, kaybettikten sonraki ilk 5 saniye" altın kuralını işletip rakibi erken top kaybına zorlamak, sürekli yer değiştiren 3'lü forvete ve arkadan sürpriz çıkışlara, dengesiz yakalanan savunma arasında alan-zaman sağlamak...

* Zaten adam eksiltme özellikleri sınırlı klasik forvet özellikli bir 3'lüyle oynuyorsanız F.Bahçe gibi, ön alan baskısı pozisyon yaratmada en akılcı yollardan biri. Vites yükseltemediğiniz ve dünkü ilk yarı gibi kanatlar da işlemediği zaman hücum silahlarınız, yerleşmiş rakip bloklar arasında ıslanmış barut gibi ateş almaz oluyor.


DEZAVANTAJLAR AVANTAJ OLUNCA


Nitekim ikinci yarı hızlandıkları, presin dozunu artırdıkları ve kanatları devreye soktukları 5-6 dakikada önce pozisyon sonra da gol buldular. Oyunun merkezi öne taşınınca arkadaki boşlukları yamama işini Mehmet Topal dün de çok iyi başardı. Zaten hep dediğimiz gibi tek defansif pivot olarak kadroda alternatifsiz.


Fenerbahçe, Ersun Yanal'ın kafasındaki örümcek ağlarını temizlemesi sonucu ritim buluyor. Trabzon sınavı ise üst düzey rakiplere teknik-taktik ve psikolojik güçlerini teste tabi tutacak. Yanal ve talebeleri, muhtemelen çok ters sonuçlarla dönecekleri Avrupa sınavlarıyla uğraşmamayı hem fizik hem de mental olarak avantaja çevirebilirse, kendi ayağına sıkmakla meşgul rakiplerine yakın gelecekte çok uzaklardan el sallayabilir.

degerlibulent/twitter.com

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.