X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sopayla takım yönetmem
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sopayla takım yönetmem

  • Giriş Tarihi: 13.3.2014

Galatasaray ile üç kulvarda yarışa devam eden ve İstanbul'da 5 ayı geride bırakan Mancini, futboldan özel hayatına merak edilen her şeyi SABAH'a anlattı

Roberto Mancini ile Florya Metin Oktay Tesisleri'nde, yeşil çim sahaya bakan odasındayız. İtalya'nın efsane oyuncularından, aklıma Sampdoria forması ile kazınan bir futbol fenomeni o. Fiorentina, Lazio, Inter, Manchester City'de çalışmış Mancini Galatasaray eşofmanıyla karşımda. İtalya'da Sampdoria'yı, Türkiye'de Galatasaray'ı tutan biri için bu bir mucize. Roberto Mancini ne havalı, ne kibirli, ne de soğuk bir insan. Her şeyden önce kibar, sade, zarif, çocuk gibi meraklı. Bu "cool" kılıf altında demir gibi bir karakteri de saklıyor. İtalyanların sevdiği, saydığı, Rivera, Baggio gibi futbolcularla ayrı bir yere koyduğu bir sporcu. Hemen ikramda bulunuyor. Bana çay, (çayı Türkçe söylüyor), kahve, espresso ne içersin diye soruyor. Espresso deyince de kalkıp kahve makinesinde kendisi hazırlıyor. Tarzı bu, pekala telefonu açıp "Oğlum bize bir çay bir kahve" diyebilirdi. Sohbet esnasında kahveyi içmeyi unuttuğum için soğuyor, "kahven soğudu" deyip ikinci kez kalkıp yapıyor. Konuşmaya en güncel konudan başlıyoruz:

SABAH
- Fenerbahçe- Trabzonspor maçının sonucu, Galatasaray'ın şampiyonluk şansını azalttı mı?

MANCINI-
Hiç birşeyi değiştirmedi. Bizim puan farkını telafi etmemiz gerekiyor. Önümüzde 10 maç var. Derbiyi evimizde oynayacağımızı da göz önüne alırsak, Fenerbahçe'yi geçme şansımız kesinlikle var. Bize bağlı. Deplasmanda daha iyi oynamak zorundayız. İyi maç çıkarıyoruz ancak beraberlikle bitiyor. Bunu kabul etmek mümkün değil.

SABAH-
Galatasaray neden deplasmanda maç kazanamıyor. Psikolojik baskı mı var?

MANCINI
-Hayır, hayır! Deplasmana çıkıp kötü oynarsın bu başka bir şey. Biz son deplasman maçlarında Antalya'da ilk 20-25 dakikada 3-4 gol atabilirdik. Atamadık. Rize'de maçı rahatlıkla alabilirdik. Hata yaptık. Deplasmanda belki de gol atacağımızı düşünüyoruz, ancak futbolda iki farkı bulup rakibi umutsuz hale getirmen lazım. Eğer şampiyon olmak istiyorsak deplasmanda 3-4 maçtan galibiyetle çıkmamız gerekiyor.

ÖZGÜRLÜK YANLISI BİR ANTRENÖRÜM

SABAH- Türk futbolcular, Terim gibi Baba- Patron bir teknik adamdan sonra Mancini ile çalışıyorlar. Sen daha farklı bir teknik direktörsün, tarzın nedir? Kendini Galatasaray takımına nasıl empoze ettin?

MANCINI-
Ben yeterince özgürlük yanlısı bir antrenörüm. Ben demokrasiye inanıyorum.

SABAH-
Bu Türk futbolculara uygulanabilen bir model mi? Çalışıyor mu?

MANCINI- Buraya geldiğimde bana hemen şunu söylediler: "Türk futbolcular da Ruslar gibidir. Sopalaman gerekir" Ben böyle olduğunu düşünmüyorum. Sadece böyle alıştırılmışlar. Bu doğru değil. Sopayla takım yönetmem. İnsan kendi oğlunu sürekli sopalayamaz. Özgür bırakman, mutlu kılman, serbest oynamasını sağlaman da lazım. Ben futbolcuların başka yolları izleyerek de daha üst bir seviyeye gelebileceklerine inanıyorum. Ben oldukça liberal bir insanım. Ancak hem antrenmanda hem de maçta futbolculardan maksimumu vermelerini isterim. Bir futbolcu eğer böyle futbol oynama şansını yakalamışsa bu dünyanın en güzel şeyi. Futbolcu verebileceğinin en fazlasını vermek zorunda. Ben bunun doğru yol olduğuna inanıyorum. Hep böyle yaptım. Bakalım burada başarılı olacak mıyım? Bu formül ne sonuç verecek? Şimdiye kadar futbolcularda iyileşme kaydedildi. Kendi başlarına bırakmadık elbette. Futbolcuların yüzde yüzlük bir randıman vermeleri, bunun için çabalamaları lazım.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.