X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Krizkolik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Krizkolik

  • Giriş Tarihi: 23.4.2014

Son bir yıldır Beşiktaş krizlerle kavruldu. Üst üste dışarıdan ve içeriden aldığı yaralar yönetim ve camianın reflekslerini zayıflattı

Beşiktaş'ta son bir yıldır yaşananlar sosyologlara, hatta psikologlara ciddi analizler yapmasını gerektirecek boyutlara ulaştı. Yaşanan sıkıntılar; Sigmund Freud noktasında analiz edilecek patolojik boyutlara ulaşmasa da belki de hissedilen olumsuzluklara ünlü sosyolog Karl Manheim'ın "Amaç, bilgi ve kültürel bilincin hangi toplumsal koşullar altında oluştuğunu açıklayan" perspektifinden bakmakta fayda var! Beşiktaş, Türkiye'nin en eski kulübü olmakla birlikte ve sosyal dinamikler noktasında en aktif kulübü... O kadar ki Türkiye gerçeklerini iyi anlamak için Beşiktaş'a iyi bakmak kaçınılmaz hale geldi.

Kulüp; stat, sponsorluklar, takımla, yeniden yükselmenin sancılarını yaşıyor. Ancak krizler darbe vuruyor

ATEŞTEN GÖMLEĞİ GİYMEDİK, ATEŞİ...
Camiada özellikle son bir yıldır üst üste krizler yaşamın bir parçası oldu. Fikret Orman "Ateşten gömleği giymedik, ateşi söndürmek için içine girdik" dediğinde bile kulübün bu kadar kriz yaşayacağını tahmin etmemiştik. Toplumsal olaylar bir tarafa, ilişkili tribün olayları diğer tarafta.. Bir yandan 53 sakatlık rekoru, diğer yandan bütün sorunlarıyla Fernandes vakası... Finansal Fair Play'e feda edilen Avrupa'da 1 yılın üzerine 1 yılda UEFA'nın şike teşebbüs tedbirini üzerine koyup ardından her türlü riski alarak İnönü Stadı'nı yıkmak Beşiktaş'ın görüntüsünü KRİZSAVAR noktasından KRİZKOLİK Beşiktaş'a çevirdi.

YÖNETİM İÇİN 'İYİ NİYET' YETERLİ DEĞİL
Krizle yaşamayı öğrenmek bünyeyi güçlendirir. Ancak eğer krizler bünyede bağımlılık haline almaya, camianın, kurulların ve profesyonellerin refleksleri zayıflatıp BAĞIMLILIK noktasında kaymaya ve sorunlar çözülmek yerine üstü örtülmeye başlarsa, büyük sorun var demektir. Beşiktaş'ta ekonomik darboğaz ve yeni stadın yapılma sürecine odaklandığı için uzun süredir bazı sorunlar öteleniyor. Yönetim geçiştiriyor, kaybolan muhalefet, derin ve garip bir suskunluğa bürünmüş camia sadece seyrediyor. Fikret Orman yönetiminin ne iyi niyeti ne de "Kimse talip değilken biz ateşten gömleği giydik" yaklaşımının yansımasının getirdiği özgüven ve rahatlık takım merkezli sorunların temel noktasıdır. Beşiktaş yönetimi "yapıcı olmaya" çalışırken iyi niyetinin belki de belli noktalarda iş bilmezliğinin faturasını ödemektedir.

ALKOL-PARA-ŞÖHRET-KADIN-SİLAH!
Beşiktaş'ta üzerlerine şarjör boşaltılan 6 kişiyle birlikte Gökhan Töre ve Can İpekçi'nin kurşun yemesiyle sonuçlanan "Alkol-para-şöhret-kadın-silah" temalı bir gece kulübü masalının bir sebep değil bir sonuç olduğunu görmek gerekir. Yaşanan sorumsuzlukların patlak verdiği, işini iyi yapamayan profesyonellerin maskesinin düştüğü gerçek bir hayat hikayesidir. Şarjörü ölümüne boşaltan, 7 kez sıkıp biri Töre, çoğu birbiriyle bağlantılı 6 kişiyi yaralayan şahsın ruh hali nedir yakında öğreniriz. Ancak bununla ilgilenmiyorum. Bu karanlık gecede günün hikayesi değil Beşiktaş adına son bir yılın hikayesidir. Açıklamayı emniyete bırakmak yerine "Kurşunu sekti" diye perdeleyenler, sezon başından bu yana bu işlerde meseleleri de genelde bilerek bilmeyerek sektirmektedirler. Candan ötesi yok. Bu tabii ki asla unutulmamalı!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.