X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hıncal Uluç ile haftanın gündemi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hıncal Uluç ile haftanın gündemi

  • Giriş Tarihi: 3.3.2015 17:31 Güncelleme Tarihi: 4.3.2015 15:08
Hıncal Uluç ile haftanın gündemi
Hıncal Uluç ile haftanın gündemi

Sabah Gazetesi'nin usta kalemlerinden Hıncal Uluç, geçtiğimiz haftaya damgasını vuran spor olaylarını Sabahspor.com okuyucularına değerlendirdi.

Galatasaray, Fenerbahçe derbisi öncesi moral depoladı. Sarı-kırmızılı ekip Erciyes'i 3-1 yenerek liderliği elden bırakmadı. Melo'nun yokluğunda Hamit forma şansı buldu. Hamit'in performansını nasıl buldunuz?
Melo'nun sakatlanmasının Galatasaray için bir bakıma talih olabileceğini sakatlandığı maçın ardından söylemiştim. Şu sebeplerden;
1-Melo benim güvendiğim bir futbolcu değil. Yani ona başından beri 'canlı bomba' diyorum. Her an oyundan atılabilir.
2-Takımdan çok tribünler için oynadığını düşünüyorum. Bu yüzden arkadaşları tarafından fazla sevilmediğini de düşünüyorum.
3-Bir de tabii Melo olduğu zaman Galatasaray'ın yabancı kontenjanında bir yer tutuyor. Çünkü Melo'yu oynatmamaya kimse cesaret edemiyor. Mecburen koyuyorlar. Bu yüzden de Galatasaray'da iyi olabilecek, geleceği parlak olabilecek yabancılar kadroya bile giremiyorlar. Hatta ilk zamanlar tribünde bile oturamıyorlardı. 5+3 çıktı da şimdi yedekteler. Oysa Melo olmayınca Bruma'nın takıma girme, oynama şansı da oldu. Yani Bruma geleceği parlak bir adam. Ama o geleceğin olması için oynaması lazım.

4-Galatasaray büyük takım olacaksa büyük takım büyük oyuncular yapar. Galatasaray'da büyük oyuncu diye sıralamaya başla, Hamit 1, 2, 3'ün içindedir. Bayern Münih'te, Real Madrid'de forma giymiş bir adamın Galatasaray'da unutulması mümkün değil. Galatasaray Hamit'i kazanmak zorundaki Yektalarla, Emre Çolaklarla ikinci küme takımı diye ortaya çıkmasın. Galatasaray'ın büyük adamları harcayıp küçük adamlarla sahaya çıkmasından dolayı Fenerbahçeli medya çok mutlu. Melo sakatlanınca hem Hamza Hamzaoğlu'na yabancılarla daha rahat, daha esnek hareket etme imkanı doğdu hem de Hamit'i kazanmaya mecbur kaldı. Hamit de her maç biraz daha iyi oynayarak kendisine güvenildiği zaman neler yapabileceğini ortaya koydu. Melo'nun oynadığı yerde oyun kurucu olarak 10 Melo eder. Savunma adamı olarak gençliği ve ateşli havasıyla Melo Hamit'ten daha cazip olabilir. Ama o ateşliliği her an kırmızı kart getirebilir. Galatasaray işte Melolu, Chedjoulu hatta zamanında Semihli savunmanın yediği gol sayısı 25. Türkiye Ligi'nin dördüncüsü Başakşehir'in yediği gol 20. O zaman 'bu iyi savunma' diye de bir efsane yok. Rakamlar gösteriyor ki palavra! Demek ki Galatasaray bugün liderse savunmasıyla değil (25 gol yemiş), hücum gücüyle burada (41 gol atmış). O zaman hücumu daha iyi oyuncuyu tercih etmekte büyük fayda var. Yani Melo gidince Galatasaray'a hem imkân bulamayan yabancıları hem de neredeyse unutulmaya başlanan Hamit'i kazanma şansı doğdu. Bu zamana kadarki görüntüde bunların ikisi de iyi. Brumalı ve Yasinli takımla Galatasaray senelerdir unuttuğu kanat akınlarını yapmaya başladı ve Selçuk ile Hamit'le de orta sahadan fevkalade iyi oyun kurmaya başladı.

Özge AYDIN /SABAHSPOR.COM

#Sayfa#

FARK 7 PUANA ÇIKARSA İSMAİL KARTAL'LA DEVAM ETMEZ

Galatasaray bu kadar iyiyken tek sıkıntı şu anda sanırım defans. Koray çok ağır kaldı.
Galatasaray'ın sorunu savunmanın göbeğinde. Chedjou ve Koray ile bu iş olmaz. Semih biraz daha iyi olabilir. Ama Semih de aylardan beri oynamıyor.
Fenerbahçe, Galatasaray maçı öncesi Konyaspor'la 1-1 berabere kaldı. Fenerbahçe son 2 sezonda şubat ayında sadece 2 kez kazanabildi. Sarı-lacivertliler, bu sezon Şubat ayında oynadığı 4 lig maçında 1 galibiyet 2 beraberlik ve 1 yenilgi alırken, 7 puan kaybetti.
Bu maç tamamen korkakların maçı oldu. Aykut Kocaman da İsmail Kartal da takımını korku üzerine kurmuş. Aykut'u gene bir derece anlayabiliyorum. Türkiye'nin en iyi kadrosuna sahip Fenerbahçe'ye karşı kendi sahasında ilk amacının yenilmemek olması bir derece. Ben Fenerbahçe'yi en iyi bilenlerden biri olan Aykut'un daha cesur, daha akıllı olmasını bekliyordum bu maçta. Çünkü Fenerbahçe'den puan almanın bir tek yolu var, Fenerbahçe'nin üstüne gitmek. Oyunu Fenerbahçe'ye teslim edip çekildiğin andan itibaren Fenerbahçe seni bitirir. Fenerbahçe'nin bugüne kadar kazandığı bütün maçlarda maçı kazanan Fenerbahçe değildi, rakip maçı hediye ediyordu. Tahmin ediyordum ki Fenerbahçe'yi en iyi bilen adam Aykut bu hataya düşmez. Düştü!.. Yani Fenerbahçe korkusu dağları bekliyor. Bu takımın savunmasının büyük zaafı var, özellikle de yerden toplarda 'Arkadaşlar havadan orta yapmadan yerden paslarla bu savunmayı biz aşarız' demesi ve oyunu mümkün olduğu kadar Fenerbahçe kalesine yakın oynaması gerekiyordu. Bunlardan hiçbirini yapmadı. Konya öne geçmesine rağmen öylesine çekildi ki yani gol bağıra bağıra geldi. O olmazsa başka bir tane olacaktı. Yani Fenerbahçe biraz becerikli olsa ikinciyi ya da üçüncüyü de atardı.
Konyaspor 1 puan almadı, Konyaspor'a Fenerbahçe'nin gol ayakları kaçırdıkları akıl almaz gollerle puan hediye ettiler.

Aziz Yıldırım ile İsmail Kartal'ın arasında son günlerde gerginlik yaşanıyor. Takımın son iki haftada kaybettiği beş puan nedeniyle İsmail Kartal'a ilk kez sert çıkan Yıldırım'ın, "Böyle gitmez. Takıma çeki düzen ver" dediği öğrenildi.
Aziz Yıldırım'ın ne derece dengeli olduğunu bilemiyorum. Neler söylüyor, neler yapıyor... Kafasına eseni söylüyor. Bugün Türkiye'de gittiği her statta bir adam yuhalanıyorsa, ıslıklanıyorsa onun yüzünden Türkiye'nin sevgilisi Fenerbahçe, Türkiye'nin her yerinde ıslıklanıyorsa bunun bir sebebinin olması gerek. Bu sebebin ne olduğunu da Fenerbahçe Kongresi'nin çözmesi gerek. Aziz Yıldırım İsmail Kartal'ı 'Dördüncü yıldızı ben aldım' demek için getirdi oraya. Belli, bunu bilmeyen yok. Fark 7 puana çıkarsa İsmail Kartal'la devam etmez. Görüntü onu gösteriyor.

#Sayfa#

"LİVERPOOL'U GEÇEN BEŞİKTAŞ BUNLARI DA DAHA RAHAT GEÇMELİ"

Bu arada Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, Fenerbahçe maçına gideceğini belirterek, "Hepsi vatan toprağı. Kadıköy'e de giderim, Irak'a da, Şam'a da" dedi. Yarsuvat'ın bu kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben herkesin her yere gitmesinden yanayım. Yani, bu yasaklar bu gitmeyişler her geçen gün devlet eliyle... Neticede bu kararı devlet veriyor çünkü. Deplasman yasağı devletin kararı. Bakma sen İstanbul Valisi'nin 'Efendim kulüp başkanları istemiyor' demesine. Kulüp başkanları kim? Hangi yetkiyle? O İstanbul Valisi kalksın bana bir yasa, yönetmelik göstersin. Kulüp başkanlarının taraftarları maça götürmeme yetkisi var mı? Kulüp başkanlarının taraftarları maça almama yetkisi var mı? Kendisini protesto ediyorlar diye Genç Fenerliler'in gittiği tribünü kapattı Aziz Yıldırım, İstanbul Valisi seyrediyor. Haftalardan beri kapalı tribünü bu hafta açacaklarmış. Niye açacaklar göreceğiz maçta. Belki anlaşmışlardır. Ama İstanbul'da önemli olan İl Spor Başkanı validir. 81 ilde 81 tane İl Spor Başkanı var, İstanbul'da yok. İstanbul'da İl Spor Başkanlığı'nı Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş başkanları yapıyor. Her şeye onlar karar veriyorlar, vali de onların aldığı karara kafa sallıyor. O yüzden de giderek rekabet lafı unutuldu, düşmanlık doğdu ortaya. Neler olur bilemiyorum.

Beşiktaş ile kapatalım isterseniz. İngiliz devi Liverpool'u penaltılarla deviren Beşiktaş'ın UEFA'daki rakibi Club Brugge oldu. Bu eşleşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir kere takımın adı 'Bruj' değil 'Brugge'. Çünkü o Flaman takımı. Flaman şehri Brugge. Onlar kendilerine Fransızca hitap edilmesinden nefret ederler. Ama Avrupa öyle kullanıyor. Nasıl Türkiye'nin adı onlar için 'Turkey' ise, Brugge'nin adı da 'Bruj'.
Brugge yıllardan beri çok kötü durumdaydı. Kurada hangi turda çıkarsa çıksın zil takıp oynayacağımız bir takım. Ama bu sene lider. Niye lider? Aynen Türkiye'deki gibi her takım kötü oynuyor. Yani, İspanya Ligi'ne bak, İtalya Ligi'ne bak, İngiltere Ligi'ne bak 'aman bu takımın maçı var. Bu maçı seyretmeliyim' dediğim Almanya Ligi'nde bile kalmadı. Belçika Ligi'ndeki Brugge'nin bütün rakipleri ondan kötü olunca biri lider olacak. Düşün ki şu son hafta maç kazandı, ondan evvelki üç hafta 1 puan aldığı halde hala lider durumdaydı. Yani 8 puan kaybettiği halde hala 2 puan farkla lider durumdaydı. Bu hafta kazandı fakat kazanırken de maalesef en iyi oyuncusu, hücumlarının en büyük gücü, en çok gol atan ve asist yapan adamın ayak bileği kırılmış. Beşiktaş maçlarında oynamasına imkân yok.