Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Her şeye rağmen

Giriş Tarihi: 10.5.2017
Her şeye rağmen Beşiktaş

Geride kalan haftaya damga vuran gelişmeleri Serbest Kürsü’de enine boyuna değerlendiren SABAH Spor’un yazarları, son iki haftada yaşadığı önemli kayıplara rağmen şampiyonluk favorisi olarak hala ’ı görüyor.

Beşiktaş arka arkaya puanlar kaybetti. Artık Başakşehir ile fark 2 puana düştü. Siyah-beyazlılar şampiyonluk için ne kadar şanslı?

MURAT ÖZBOSTAN: Arada 1 puan fark olsa da şampiyon olur. Başakşehir'in Beşiktaş'a göre daha zor maçları var. Beşiktaş ciddi bir konsantrasyon sorunu yaşasa da kalan haftalarda maçlarını kazanarak ipi göğüsler diye düşünüyorum. Başından beri ifade ettiğim gibi, bu sezon şampiyonun Beşiktaş olacağına inanıyorum. Sendeledi, kırıldı, psikolojik çöküş yaşadı ama büyük bir camia olarak hiç düşmedi, zaten düşmez de…

LEVENT TÜZEMEN: Beşiktaş birbirleriyle oynama alışkanlığı mükemmel olan oyunculardan kurulu bir takım. Bu kalitelerini hem Avrupa'da hem de ligde kanıtladılar. İki haftada kaybedilen 5 puana rağmen direksiyonda hala Beşiktaş oturuyor. Kalan maçlara bakınca Beşiktaş'ı zorlayacak ya da puan kaybına neden olacak güçlü takımlar yok. Başakşehir ise kalan haftalarda zorlu rakiplerle oynayacak. Türk futbol tarihine geçecek akıl almaz sürprizler yaşanmazsa Beşiktaş şampiyon olur.

GÜRCAN BİLGİÇ: Ligin boyu çok kısaldı ve kalan maçlarına baktığımızda Beşiktaş'ın şampiyon olmaması çok zor görünüyor. Son iki maçı öncesinde hesaplar yapılırken, Fenerbahçe derbisinde şampiyonluk turu atabileceği konuşulurken, şimdi "acaba kaybeder mi?" diye sorulması çok ilginç. Aynı Beşiktaş'tan bahsederken, birden bire "yapamayacakları" görüşünün ortaya çıkmasının temel nedeni, mental olarak çok zayıflamaya başlamaları. Halbuki ip kendi ellerinde. Başka takımın puan kaybetmesine ihtiyaç duymuyorlar. Rakipleri arasında iddialı olan kalmamış. Yine de 'şansı ne kadar?' diye soruluyorsa, takım olarak bazı özelliklerini kaybetmişler demektir. En sert gerçek ise beraberlik opsiyonlarının da olmaması. İkili averajda Başakşehir öne geçti ve puan eşitliğinde koltuk değişecek. Bu baskıyla oynamak kolay olmayacak. Beşiktaş'ı önde görmemin tek nedeni, Başakşehir'in kalan maçlarda dörtte dört yapacağına inanmıyorum. Yani kazandıkları ile değil, rakibin kaybettikleri ile kupaya yürürler.

AHMET ÇAKAR: Daha 3-4 hafta önce bütün spor kamuoyunun görüşü, Beşiktaş'ın şampiyonluğu yüzde 99 kazandığı yönündeydi. Oysa ki bugün benim matematiksel değerlendirmem, Beşiktaş'ın şampiyonluğu yüzde 70'ler seviyesinde. Ama öğrendik ki Talisca da ceza kuruluna gitmiş. Şayet Talisca iki veya üç maç ceza alırsa bu oran yüzde 60'lara inebilir.



Beşiktaş'ta Fabri de Tolga da çok ciddi hatalar yaptılar. Takımda bir kaleci sorunu var mı sizce?

LEVENT TÜZEMEN: Fabri'nin İspanya'daki kalecilik dönemine bakarsanız Beşiktaş'ta yaptığı hataları çok net görebilirsiniz. Fabri bu hatalarıyla Beşiktaş'a transfer oldu. Eğer İspanya'daki dönemi doğru incelenseydi ve ısrarla "Riskli hareket etme" diye uyarılsaydı Fabri belki kendini toparlardı. Can çıkar huy çıkmazmış. Fabri'nin hataları, "Çekirge" hikayesini bile geçti ama İspanyol kaleci riskli hareket etmeye devam ediyor. Fabri'nin bu kadar sorumsuz davranmasının temelinde 'tek kaleci benim' duygusu yatıyor. Çünkü Fabri, taraftarın meslektaşı Tolga'ya tepkili olduğunu biliyor ve kendisini rekabete sokacak kaleci olmadığını düşünüp oynuyor.

GÜRCAN BİLGİÇ: Evet; Fabri hatalar yapıyor ama öylesine bir sezon geçirdi ki, en az 15 maça damgasını vurdu. Sorun Atiba'daki formsuzluk ve sakatlık ile birlikte Beşiktaş orta sahasının geçirgen olması. Artık rakipler çok daha rahat pozisyon bulmaya başladılar. Çok pozisyon ile birlikte çok hata geliyor.

AHMET ÇAKAR: Lyon maçına kadar Fabri için herkes mükemmel diyordu. Oysa ki Fabri yanlış zamanda, yanlış yerde çok önemli iki hata yaptı. İlki Lyon maçında yaşandı. Oradaki hatasıyla Avrupa'dan elenişin en önemli aktörlerinden biri oldu. F.Bahçe derbisinde son saniyedeki hatası da takımını galibiyetten etti. Şayet Beşiktaş şampiyonluğu kaybederse hafızalarda kalacak en önemli gol, F.Bahçe'den son saniyede yediği gol olacaktır.

MURAT ÖZBOSTAN: Kaleci sorunu kesinlikle var… Kalecilik önemli bir mevzu; son adamsın, yaptığın hatanın telafisi yok. Gerek Fabri, gerekse Tolga'nın ligde ve Avrupa ciddi hataları oldu. Beşiktaş, bu hataları baktığınızda pahalı ödedi. Tolga'yı taraftar affetmedi ama Fabri'nin kredisi tükenmedi. Bu oyuncuya karşı özel bir sevgi var. Ama büyük takımların kalecilerinin böyle büyük hatalara imza atmaması lazım. Elbette ki hata yapacak ama bu kadar ağır faturanın çıkacağı hatayı yapmaması gerek. Hakkını yemeyelim, Fabri'nin çok maç kurtardığı anlar da oldu.



TERBİYESİZLİK VE TEHDİT KİMSENİN YANINA KALMAMALI

Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinde yaşanan olaylar sonrası Anderson Talisca PFDK'ya sevk edildi.. Küfür ettiği görüntülere net şekilde yansıyan ve maç sonrası sert açıklamalar yapan Volkan Demirel ise sevk edilmedi... Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

LEVENT TÜZEMEN: Van Persie nasıl tribünlere yaptığı dil hareketinden dolayı bir ceza almış ise Talisca da yaptığı parmak hareketinden dolayı mutlaka ceza almalıdır. TT Arena'da Türkiye-Kazakistan maçı başlamadan önce tribünlerden edilen küfrü bahane edip stadı terk eden Volkan Demirel'in ettiği küfürleri hepimiz anladık. Sokakta ya da kavgada bu küfürleri eden kişiyi fena dağıtırlar. Volkan'a soruyorum; küfürden rahatsız olan biri olarak bir başkasına küfür etmen doğru mu? Maalesef PFDK bu sezon verdiği ya da vermediği cezalarla "Bir Demet Tiyatro"yu bile solladı.

MURAT ÖZBOSTAN: Talisca'nın yaptığı kesinlikle kabul edilmez. Çirkin bir hareket, cezasını mutlaka çekmeli. Ama Volkan Demirel'in de kabul edilir bir hali yok. Küfür iddiaları var, hatta görüntülerde açık seçik belli oluyor. Maç bitiyor, rakibin üzerine yürüyor. Hadi onu geçtim, maçtan sonra "Dışarıda görürsem..." diyerek tehdit ediyor. Bu lafları daha önce de söyledi. Ve Şenol Güneş, basın toplantısında Volkan Demirel ile arasında geçen diyalogdan ipuçları verdi. Volkan iyi kaleci, Fenerbahçe'nin sembolü, bu hareketlere son vermesi lazım.

GÜRCAN BİLGİÇ: Anlaşılır gibi değil. Eğer Talisca'nın hareketi gözlemci veya temsilci raporlarında yer almışsa, 'hakemin görüş sahasında' diyerek Volkan Demirel'in durumu açıklanabilir. Ama bu durumlarda sadece prosedürü uygulamaya kalkarsanız, işte o zaman kamuoyunda "adalet" duygusu kaybolur. Tamamen saçmalık. Talisca da Volkan Demirel de yaptıkları haraketlerin karşılığı olan cezaları almalılar. Terbiyesizlik-tehdit kimsenin yanına kalmamalı.

AHMET ÇAKAR: Ben Türk futbolunda kurulların adaletine inanmıyorum. Özellikle PFDK üyeleri, emir ve talimatlarla iş yaptıkları algısı yaratıyorlar. Bunun son örneği, gazeteci döven Volkan Babacan'a verilen 1 maçlık cezadır. Belli ki pazarlıklar yaşanmış, "Yedek kaleci Mert ve stoper Yalçın'a bol bol ceza verin ama Volkan Babacan'ı bir maçla kapatın" denmiş. Onlar da öyle yapmışlar. Talisca'nın ceza kuruluna gönderilmesi doğru bir karar. Benzeri durumda Van Persie de gönderilmiş ve ceza almıştı. Ama Volkan'ın gönderilmemesi doğru değil. Çünkü Volkan maçta küfür ediyor. Bunu tüm Türkiye gördü. Volkan'ın ceza kuruluna gönderilmeyişi de manidar bir karardır.



SÖZLERİ DE ÜRKÜTÜCÜ


Aziz Yıldırım'ın tokadı ülkeyi sarstı.. TBF 6 ay ceza verdi. 6222'den de soruşturma açıldı. Bu olay için yorumunuz nedir?

GÜRCAN BİLGİÇ: Gördüğümde utandım. Sadece bir Fenerbahçeli olarak değil, olayın içindekileri iyi tanıdığım için yüzüm kızardı. Koca bir kulübün başkanı, karısının-kızlarının gözü önünde, eski yöneticisini, şimdiki rakibinin başkanını tokatlıyor. Aziz Yıldırım'ın çok kontrollü olmadığını biliyorduk. Birbirinden bağımsız olaylarda yakınları 'şeker hastalığını' bahane ederek, muhataplardan anlayış istiyorlardı. Ama artık bunun sineye çekilecek tarafı kalmadı. Savcılar kararlı olursa 6222'ye göre Yıldırım bir daha yöneticilik yapamaz. Olayları buraya getiren gelişmeler de ilginç. Şiddete neden olan transfer teklifleri veya gelirsin-gelemezsin raconları da var. Bunlar doğru ifade edilebilse, karşı taraf ayıplanabilir ve hatta soruşturmalar açılabilirdi. Ama kimse kimseye tokat atamaz, hakaret edemez. Kuralsızlık varsa, bunu şiddetle çözmeye çalışıyorsanız, sizin statta-salonda işiniz olmaz.

MURAT ÖZBOSTAN: Kabul edilebilir bir tarafı asla yok. Federasyonun verdiği 6 aylık cezayı çok az buluyorum. Bir tokadın cezası daha fazla olmalıydı. Hem Bakanlık hem de 6222'den soruşturma açıldı. Bunu izleyip göreceğiz. Buradan çıkacak sonuç çok önemli. Ya buradan çıkacak sonuçla bu hareketin cezası çok ağır oldu diyeceğiz ya da mevcut yasaya güvenimizi tamamen kaybedeceğiz. İlginç olan, olay sonrası Sayın Aziz Yıldırım'ın yaptığı açıklamalar… Bu açıklamalara bakarsak ortada hiçbir pişmanlık yok. Bu mesleği yapan bir sporsever olarak gerçekten çok üzüldüm. Böyle bir olayın yaşanmasını asla istemem. Sürekli birlik beraberlikten bahsediyoruz, bunun olması için sporun en önemli etken olduğunu ortaya koyuyoruz ama bu tür olaylar da emekleri boşa çıkarıyor. Aranızda nasıl bir tartışma olursa olsun, bu olayın sonucu tokat olmamalı. Bu açıklanamaz.

AHMET ÇAKAR: Eğer bir ülkede bir kulüp başkanı, diğer bir kulüp başkanına taraftarların önünde ve medyanın karşısında tokat atıyorsa, sözün bittiği noktadayız demektir. Sebebi ne olursa olsun kabul edilemez. Ortada daha da korkunç bir tablo var. Olayın üzerinden saatler geçiyor ve Aziz Yıldırım, televizyonlara yaptığı konuşmada hala yaptığının doğru olduğunu, yine benzeri durumda aynısını yapacağını, hatta daha da fazlasını gerçekleştirebileceğini beyan ediyor. Bu eylem tarzı, kanunları tanımayan ve kriminal boyuta geçmiş bir kişilik portresidir. Görünen o ki adli makamlar ve sportif yargı hemen harekete geçmiş. Muhtemelen 6222'den de ceza gelecek. Böyle bir ceza geldiğinde, Aziz Yıldırım maçı locasından da izleyemeyecek. Hatta yüzme salonlarına, atletizm pistlerine bile savcılığın verdiği ceza süresince giremeyecek. Rakip takım başkanı onu Cumhuriyet Savcılığına şikayet etmiş. Hakkında dava açılacak. Adli yargıdan da hüküm giyebilir. Asıl sorun Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşunun başkanının şiddete yönelmesi ve şiddeti savunmasıdır.

LEVENT TÜZEMEN: Türkiye Basketbol Federasyonu'nun ivedilikle verdiği ceza kararını kutluyorum. Hakkında bakanlık tarafından soruşturma açılan Aziz Yıldırım'a ne ceza gelecek? Tokat olayı çok çirkin. Türkiye'nin en büyük kulüplerinden birinin başkanına bu türlü davranış hiç yakışmadı. Ancak; Aziz Başkan'ın attığı tokat dışında "Yaptım, yine yaparım" sözü ürkütücüdür. Bu sözün alt yazısında, "Kimseden korkmam. Kimse bana ceza veremez" şeklinde bir meydan okuma vardır. Şimdi Türkiye'de 6222 sayılı bir yasa var mı, yok mu göreceğiz . Burası dağ başı değil. Bakalım yasa işleyecek mi? Yoksa 6222 kağıt üzerinde rakamlar topluluğu olarak mı kalacak?



TFF VE KULÜPLER BİRLİĞİ KINAMALIYDI

TFF ve Kulüpler Birliği böyle bir olay için ağzını bile açmadı. Olay bir basketbol maçında geçse de Türkiye'ye damga vurdu... Normal mi yorum yapmamaları?

LEVENT TÜZEMEN: TFF ve Kulüpler Birliği şu anda "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" modundalar. Sporda dayanışmanın önemi olsaydı, en azından TFF ve başkanlardan oluşan Kulüpler Birliği kınamalıydı. Hatırlatırım: Bu tür tokatlar bumerang gibidir.

GÜRCAN BİLGİÇ: Nasıl ki futbol maçlarındaki şiddet ile ilgili Basketbol Federasyonu açıklama yapm-ı yorsa, TFF'nin de açıklama yapmaması doğal. Bu olay statta olsa yine "kem-küm" ederlerdi, o da ayrı.

AHMET ÇAKAR: Türkiye'de bazı kurum ve sivil toplum örgütlerinin Yıldırım'dan korktukları bir gerçek. Adeta sporda ve bazı basın kuruluşlarında Aziz Yıldırım korku imparatorluğu kurmuş durumda.

MURAT ÖZBOSTAN: TFF ve Kulüpler Birliği belki bir açıklama yapmayabilir ama spor adamlarının, yöneticilerin, başkanların illa ki bu konu ile ilgili birkaç cümle etmelerini beklerdim. Şaşırdım ve yadırgadım!

YARIN
Galatasaray'da kazan kaynamaya devam ediyor. Başkan Dursun Özbek'in soyunma odasına girerek Tudor'dan yana tavır aldığı sarı-kırmızılılarda işler nasıl düzelir?
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Her şeye rağmen Beşiktaş
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz