Caner Erkin fırtınası

Konya yenilgisi sonrası Yanal, radikal kararlar aldı. Beklerin hücumcu olmasını istiyordu. Riski göze aldı ve bu düşüncesini Caner ile paylaştı...

Sezonun en büyük sürprizi Caner Erkin'in performansı oldu. Ersun Yanal'ın eline gelene kadar oynadığı takımlarda hep dolaşan oyuncu oldu. Alternatifti. Aykut Kocaman da öyle kullanıyordu. Beke ihtiyaç varsa geride, önde durum gerektirdiğinde forvet olarak. Sezon başı planlamasında da Caner bek olarak düşünülmedi. Hasan Ali'nin yanına önce Ziegler, sonra da Kadlec transfer edildi. Ersun Hoca da, sezona Hasan Ali ve Kadlec ile başladı. Ama hayat çizgisi, yeni bir kahraman yaratacaktı. Fenerbahçe'de parlayan, milli takımda sivrilen ve şimdi de Avrupa'nın önde gelen takımlarının takibinde olan, hayret verici bir gelişim hikayesi olacaktı Caner Erkin... Konya yenilgisi sonrasında Ersun Yanal radikal kararlar aldı. Önde oynayan ve hücum eden bir takım istedi. Sistemi değiştirmeye niyetliydi ve beklerin hücumcu olmasını istiyordu. Bu riski göze alacaktı. Süper Lig'deki birkaç takım dışında, defansif zayıflık yaşayacağını düşünmedi. Caner'in de sezon sonunda sözleşmesi bitiyordu. İyi oynamak zorundaydı ki, sözleşmesinde istediğini bulabilsin. Caner'i daha çocukken Manisa'ya getiren Yanal, bu düşüncelerini oyuncusuyla paylaştı. Caner'den çalışıp-gelişmesini istedi. Ve yanıt buldu.

KARTAL DEVREYE GİRDİ
Hücum oyuncularının bir savunmacı gibi düşünmesi beklenemez. Kendisi de bir bek olan yardımcı antrenör İsmail Kartal girdi devreye. Videolar hazırlandı. Caner'e önce görüntülü olarak nasıl oynayacağı anlatıldı. Eksikleri giderildi. Hamle zamanlaması için antrenmanlar yaptırıldı. Süper bir ortaklık kurulmuştu. Ersun Yanal belki de Avrupa'nın en iyi üç hücum bekinden birinin sahibiydi. Caner ise kariyerinde zirve yapıyor, gelecek fırsatlarını yaratıyordu. Ve Fenerbahçe şampiyon oluyordu.

FENERBAHÇE'NİN GİZLİ KAHRAMANLARI
Şampiyonluğa giden yolun taşları birer birer döşendi. Her gelişme aslında bunun bir parçası. Ama yeni bir teknik adam ile eski oyuncuların arasındaki köprüyü kuran, ilişkilerin gelişmesini sağlayan, düzeni başarı için organize eden isimler, demirbaşlardan çıktı. Kocaman ayrıldığında, ekibine "kalın" dedi. Yanal da geldiğinde bu isimlerle çalışmaktan çekinmedi. Antrenör İsmail Kartal, İdari Menajer Hasan Çetinkaya, Medya Sorumlusu Orkun Yazgan, Doktor Burak Kunduracıoğlu ve Kaleci Antrenörü Murat Öztürk...

DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ
Bu çekirdek kadro oyuncuları ve işleyişi Yanal'a samimiyetle aktardılar. Oyuncuların karakterleri hakkında bilgi verdiler. Geçmişin performans analizlerini önüne koydular. Kimin, hangi dilden anladığını bildirdiler. Yanal'a dikensiz gül bahçesi hazırladılar. Kurumsal refleksi değerlendirerek, kibir-kapris yapmadan profesyonel görüşlere önem vermekle, Ersun Yanal da farkını ortaya koydu.

KALPLERİN BİRLEŞMESİ
Fenerbahçe taraftarı kolay beğenmez. Daha doğrusu, hiç beğenmez. Kusur bulmada üstlerine yoktur. Bu nedenle topla barışık olmayan oyuncu veya tribünlerle sinerji yaratamayan teknik adamın ömrü uzun olmaz. Yanal bu virajı 11. haftadaki Galatasaray maçıyla geçti. Aykut Kocaman'ı bile Galatasaray galibiyeti alana kadar bağrına basmayan bu taraftar, kurt hocanın Kadıköy'deki ilk derbisini bekledi. Ama kafalar karışıktı. Bir genel kontrol, ardından doktordan gelen endişeli bir telefon, yeniden yapılan değerlendirmeler ve tam maç öncesinde alınan anjiyo ve stent takma kararı. Ersun Yanal hastanede "acil" yazan bölümdeydi. İki gün sonra ise takımının başında Samandıra'da... Dinlenmesi ve vücudunun kendine gelmesini beklemesi gerekirken, bembeyaz bir suratla Saraçoğlu'na da çıktı. Tüm maçı ayakta yönetti. Tribünlerin coşkusuna katıldı ve 2-0'lık net bir galibiyet hediye etti. Rakip ilk atağını 78. dakikada yapabilmişti. Fenerbahçe taraftarının kalbine giden yoldan, bu kez stentleriyle birlikte Yanal geçti.

ARKADAŞINA GÖNDER
Caner Erkin fırtınası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz