X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye, turizmde inovasyona imkan verecek enstrüman çeşitliliğine sahip
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye, turizmde inovasyona imkan verecek enstrüman çeşitliliğine sahip

  • Giriş Tarihi: 2.4.2013 15:32

SKAL Dernekleri Federasyonu’nun, Türkiye turizm endüstrisinde profesyonelliği kuvvetlendirmek amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği 'nda “Yaratıcılık” konuşuldu.

Sektörün büyümesi konusunda verdiği destek ve 56 yıllık geçmişiyle Dünya SKAL hareketi içinde çok önemli bir yere sahip olan Türkiye SKAL Dernekleri Federasyonu, turizm profesyonellerini bir araya getirdiği Turizm Arenası 2013'te "Türkiye'nin geleceğinde yaratıcılığın etkisi'ni tartıştı.

Turizm sektörüne ilham vermek ve görüşlerini paylaşmak amacıyla kültür, sanat, tasarım, reklam ve televizyon dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren Arena'nın moderatörlüğünü, SKAL Türkiye Federasyonu Başkan Danışmanı ve Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel ile 2009 SKAL Dünya Başkanı Hülya Aslantaş yaptı.

Tasarımcı Ece Şirin, reklamcı Levent Erden ve ünlü televizyoncu Okan Bayülgen'in yaratıcılık konusunda deneyimlerini aktardığı Arena'ya 89 ülkede, 501 kulüp ve 18000 üye ile temsil edilen Skal International Dünya Başkanı Mok Singh de katıldı.

Deniz Anapa: "Yaratıcı Kentlerin Dinamikleri "Deniz-kum-güneş ile başlayan turizm yerini yaratıcılık turizmine bıraktı"
Yaratıcılığın var olanı yeni ürünlerle sunmak olduğunu dile getiren SKAL Türkiye Federasyonu Başkanı Deniz Anapa, "Turizmi de bu durumdan soyutlamak mümkün değil. Nitekim dünyada da turizmde yaratıcılık konusunda akademik çalışmalar bulunmakta ve üzerinde mutabık olunan kavramlar etrafında turizmde yaratıcılık konusu işlenmektedir.

Biz de 16 kulüp ile 989 turizm profesyonelini çatısı altında toplayan Skal Türkiye olarak her yıl düzenli olarak gerçekleştirmeyi düşündüğümüz Turizm Arenası'nda bu yıl, Türk turizminde yaratıcılık anlayışına farklı perspektiflere bakmak istedik" dedi.

"UNESCO tarafından yapılan Yaratıcı Kentler Agi (Creative Cities Network) bizler açısından da ilham verici." diyen Anapa, "Deniz-kum-güneş" turizmi ile başlayan turizm, yerini önce kültür turizmine ardından da yaratıcılık turizmine bıraktı. Bugün kentlerde yaratıcılığın dinamiklerinin

tarih, kültür, tasarım, eğlence, yeme içme olduğunu görüyoruz. Benim şahsen bu konuyla ilgili en önemsediğim husus yerelleşme. Küçücük bir köyümüz bile o kendi özgün haliyle dünyanın gündemine gelebilir. Bunu çok iyi başaran inisiyatifler var. Ancak yerel yönetim, özel sektör ve kamu iş birliğiyle bunun yapılabileceğine inanıyorum" dedi.

Bahattin Yücel: "Yaratıcılık, gıda sektöründe ve yerel lezzetlerle başlayabilir"
2013'ün bu yılki moderatörlüğünü, eski TURSAB Başkanı ve Turizm Bakanı, bugün de Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) Başkanlığını yürüten Bahattin Yücel yaptı. Yücel, bu yıl yaratıcılık temasının ele alındığı Turizm Arenası'nda "Son yıllardaki gelişmeler dikkate alındığında turizm sektöründe yaratıcılık çok daha önem kazandı.

Dünyadaki rekabetle karşılaştırıldığında Türkiye'de yeme alışkanlıkları yeni bir anlayışla ele alınabilir. Dünyadaki beslenmeye ilişkin trend sağlıklı besinleri öne çıkartıyor. Türkiye'nin henüz bozulmamış olan gıda üretim zinciri korunabilir, Akdeniz beslenme alışkanlıklarının bugün en özgün haliyle en uygun haliyle uygulandığı yer Türkiye'dir. Mutfağımızın dünya pazarına tanıtım amaçlı sürülmesi için elimizde çok ciddi bir alt yapı bulunmaktadır. Bunun başarılı olabilmesi turizmcilerin yaratıcılığıyla yakından ilişkilidir" dedi.

Ece Şirin: "Bu toprakların tarihi, köklerimiz gelecek için yaratıcılığın en büyük ilham kaynağı"
Yaratıcılık çok geniş ve derin bir konu diyen tasarımcı Ece Şirin "Hikayeler bizim kendimizi ifade etmemize imkan veriyor. Ben de Çatalhöyük'ün bana ilham veren 10,000 yaşındaki Ana Tanrıçasının kovanından günümüz insanınsa hediye etmek için Bee Goddess markasını hayata geçirdim. Bir ürünün veya hizmetin fonksiyonel faydası kısa bir süre öncesine kadar 'değer' olarak tanımlanırken, bugün 'hayata kattığı anlam' kullanıcılara sunduğu 'deneyim' farklılık yaratan başlıca unsurlar arasında.

Günümüzde birçok marka rekabet avantajı için iyi ve kaliteli ürünler ve hizmetler sunmaktan daha ileri gitmek zorunda. İster bir gazlı içecek pazarlayalım, ister bir hotel, ister bir ülke ulaşmamız gereken eko sistem çok daha genişlemiş, hedef kitlelerimizin bilinci çok daha yükselmiş durumda. Çok hızlı yarattığımız ve çok hızlı tükettiğimiz bir dönemdeyiz.

Teknolojilerimizi neredeyse sene de bir değiştirmek zorunda kaldığımız gibi fiziksel olarak var olan her şeyin fazlalaştığı ve ömrünün oldukça kısaldığı bir dönemde hepimizin eksikliğini hissettiği, aradığı değer 'kalıcılık' yani ebediyet duygusu. Yaptığım her küçük Artemis Tapınağı sembolünü alan, takan hediyeden herkes aslında Türkiye'den de yanında bir tarih taşıyor. Bu toprakların tarihi değerleri yaratıcılığımızın köklerini oluşturuyor" dedi.

Levent Erden: "Artık sadece müşteri deneyimi satıyoruz"
"Artık yalnızız, teknolojik dönüşüm ne kadar yalnız olduğumuzun bir göstergesi. İnsanlar artık yalnızca kendileri için bir şey yapıyorlar. İnsan önce kendini tatmin etmek istiyor. Kitlesel ne varsa ölüyor günümüzde; kitlesel medya, kitlesel üretim… Cemaatler olarak yaşıyoruz artık, yani sadece kendimiz gibi olanın yaptığını, kendimiz gibi olanın izlediğini, kendimiz gibi olanın okuduğunu okumak istiyoruz kısacası. Bugün paradan daha önemli olan şey insanların gelirlerinin çoğalması değil, konuşma akçelerinin olması ve kendileri için konuşma akçesi biriktirmesi.

Konuşacak bir şeyinizin olması lazım, hangi konuda olursa… Turizmde kendi konuşma akçesini üretmek zorunda. Bir de "hemen şimdi meselesi" var. Her şey hemen olsun istiyoruz çünkü gidilecek, görülecek, izlenecek, yapılacak çok şey var hayatımızda. Bu noktada herkes tercihini kendini tatmin eden şeyden yana kullanıyor, seçenek çok çünkü. Turizmde aracıları kaldırıp bundan sonra doğrudan doğrudan ilişkiler kurmanın yolunu bulmak lazım" dedi.

Okan Bayülgen: "Kendi kültürünü yaşayan insanlar turizm adına bir şeyler yapabilirler"
"Yerli turistin talebine göre yapar, yabancı turiste satarsınız"

Ünlü televizyoncu Okan Bayülgen ise "Biz kendi kültürümüzü yaşayamıyoruz. Benim çocukluğumdaki hiçbir yer aynı değil bugün. Her yerin üzerinden deprem geçmiş, teknoloji geçmiş, her şey darmadağın olmuş… Kültürümüz içindeki vitamini kaybetmeye başlıyor." dedi.

Anadolu medeniyetlerinin kültürlerinin üzerine yapılan binaların asıllarının taklitleri bile olamadığını belirten Bayülgen "Gerçek yaratıcılık mimari başlar, mimari yoksa felsefe yoktur. Felsefe yoksa bilim yoktur. Bilim yoksa insanlık yoktur" dedi.

Bayülgen Yabancıya sattığınız turizm değildir, yerli turiste sattığınız şey turizmdir. Yerli müşterilerin talebine göre yapılan turizm sağlıklı olandır" diyerek görüşlerini belirtti.

SKAL Turizm Arenası'nın ikinci bölümünde 2009 SKAL Dünya Başkanı Hülya Aslantaş, Skal International Dünya Başkanı Mok Singh ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Mok Singh, dünya ve Türkiye turizmine yönelik mesajlar verdiği söyleşide yeniliğin, inovasyonun var olan her şeyi çöpe atmak olmadığını ifade ederek "1970'lere kadar sadece şov ve kumar etrafında gelişen Los Angeles, geliştirilen farklı strateji ve konumlamayla bugün insanların çoluk çocuk gittiği ve o daha önce ön plandaki konuların yüzde 1 oranında hatırlandığı bir yer" dedi.

Türkiye turizminin inovasyona imkan verecek bir altyapısı olduğunu da belirten Singh, "Türkiye bu anlamda çok şanslı, kullanılabilecek enstrüman, kaynak var. Bir sivil toplum kuruluşu olan SKAL'un görevi bu tür tartışmalar ve beyin fırtınaları oluşturmaktır. Türkiye SKAL'u katılımcıların da interaktif bir şekilde yer aldığı bu toplantı için kutluyorum."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.