X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Görenleri büyüleyen kapı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Görenleri büyüleyen kapı

  • Giriş Tarihi: 16.7.2013 14:17 Güncelleme Tarihi: 16.7.2013 14:56

Karaman'da Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyan , eşsiz taç kapısıyla görenleri adeta büyülüyor.

Karaman Belediyesi'nce Kent Müzesi'ne dönüştürülen ve bugünlerde Piri Reis sergisinin açıldığı medrese, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Belediye Başkanı Kamil Uğurlu AA muhabirine yaptığı açıklamada, medresenin Murad Hüdavendigar'ın kızı Nefise Sultan'ın Karaman Sarayı'na gelin olarak geldiğinde 1382 yılında yaptırıldığını söyledi.

Medresedeki büyük bir odada bulunan Nefise Sultan'ın sandukasının, günümüzde yerinde olmadığını anlatan Uğurlu, "Burası uzun süre Osmanlı döneminde de medrese olarak hizmet vermiş bir yer. Şelçuklu medrese tipinin önemli örneklerinden. Yan taraflarda okuma hücreleri var. Büyük bir salonu olan, üstü açık bir mekan" diye konuştu.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 90'lı yıllarda kiraya verilen medresenin, restorasyonun ardından bir dönem lokanta olarak kullanıldığını aktaran Uğurlu, şunları kaydetti:

"Belediye olarak böyle eşsiz bir eserin yapılış amacına uygun olarak kullanılması düşüncesiyle, burayı devraldık. Medrese içinde aslına uygun çalışmalar yaptık. Burayı Kent Müzesi olarak düzenledik. Selçuklu'nun son medreselerinden olan bu yapı, kendini yenileyen, gündemi takip eden bir kent müzesi olarak hizmet verecek. Medresenin içindeki hücrelerde okuma salonları olacak. Piri Reis, Karaman kökenlidir. 1500'lü yılların başında dünya haritasını minimum hata ile çizmiştir. UNESCO'nun 2013 yılını Piri Reis yılı ilan etmesi sebebi ile ilk sergiyi burada Piri Reis sergisi olarak düzenledik. Haritasının orijinaline uygun şekilde büyültülmüş parçalarını sergiliyoruz. Gelenler hem medreseyi görüp, hemde sergimizi geziyorlar. Bu sergi yıl boyunca açık kalacak."

SELÇUKLU VE OSMANLI SANATI ARASINDA KÖPRÜ

Uğurlu, nin sanat tarihi açısından büyük önem taşıdığını, taç kapısının eşsiz özellikte olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Medresenin kapısının önemli özelliği; Selçuklu ve Osmanlı mimarisi arasında bir köprü görevi görmesidir.Taç kapılar konusunda Selçuklu ile Osmanlı mimarisi arasında önemli farklılıklar var. Selçuklu taç kapıları genellikle Fars sanatının etkisinde olduğu için, daha abartılı, daha yüksek, çok daha fazla süslüdür. Osmanlı kapıları daha abartısızdır. Bu kapı Selçuklu ile Osmanlı sanatı arasında mükemmel bir köprü vazifesi yapıyor. Burası çok gösterişli değil, çok sade de değil. Tam ikisinin arasında bir yapı. Bu yüzden sanat tarihçileri, bu eşsiz kapının bir benzerinin olmadığını kabul ederler."

OSMAN HAMDİ BEY'İN TABLOLARINDA YER ALIYOR

Türkiyenin ilk müzecisi Osman Hamdi Bey'in bazı tablolarında arka fon olarak Hatuniye Medresesi'ni kulllandığının rivayet eldiğine dikkati çeken Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Osman Hamdi Bey'in 'Kaplumbağa terbiyecisi' tablosunda Hatuniye Medresesinin kapısını fon olarak kullandığı rivayet edilir. Yaptığımız araştırmalarda bunun yanlış olduğunu gördük. Osman Hamdi Bey, iki tablosunda Hatuniye Medresesini arka fon olarak kullanmış. Bunlardan biri 'Kuran okuyan adam' isimli tablosu. Bu tabloda medresesin taç kapısı fon olarak kullanılmış. Yine ressamın, 'Cami önünde konuşan hocalar' isimli ünlü tablosunda, medresenin içindeki türbenin kapısı fon olarak kullanılmış. Bu eserlerde medresenin kapılarının fon olarak kullanılması, burasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.