X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kültür turizmi ile Muğla, turist sayısını artırdı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kültür turizmi ile , turist sayısını artırdı

  • Giriş Tarihi: 12.8.2013 09:54 Güncelleme Tarihi: 12.8.2013 10:14

Tarihi hanları, kendine özgü ahşap mimarisiyle Türkiye ve dünyada adından söz ettiren , 400'ü birinci derece tescilli 4 bin 400 tarihi binasıyla kültür turizmine katkı sağlıyor.Muğla Belediye Başkanı Gürün: "Kentimizde 415 tescilli bina, 26 tescilli anıtsal yapımız var. Ayrıca kentimizde koruma altına aldığımız 4 bin 400 ev bulunuyor. Bu, bizim için çok önemli bir zenginlik, önemli bir tarihi miras. Önceki yıllarda bu yapıları 30 bin kişi ziyaret ederken şu anda yılda ortalama 100 bin kişi geliyor"

Tarihi hanları, kendine özgü ahşap mimarisiyle Türkiye ve dünyada adından söz ettiren , kültür turizminden aldığı payı artırmaya başladı. Son yıllarda tarihi doku içerisinde kalan yapıları valilik ve belediye tarafından restore edilerek kültür turizmine kazandırılan Muğla'nın otantik yapısı, dizi ve sinema yapımcılarının da ilgisini çekiyor.

Bölgede çekilen dizi ve filmler sayesinde ilgi odağı haline gelen kentin ziyaretçi sayısında önemli artış yaşandı. Geçen yıl 80 bin kişinin ziyaret ettiği Muğla'daki tarihi yapıların, kültür turizmine kazandırılan yeni yapılarla bu yıl 150 bine çıkması hedefleniyor. Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, yaptığı açıklamada, belediye ve Muğla Valiliği tarafından hazırlanan projeyle Muğla'nın kent kimliğinde önemli bir yeri bulunan Muğla Arastası'nda yenileme çalışmaları yaptıklarını, aynı bölgede bulunan Muğla kent geçmişinin bir parçası olan Eski Zahire Pazarı'nı da restore ederek kültür turizmine kazandırdıklarını söyledi.

Gürün, dönemin en önemli ticaret ve alışveriş bölgesi olan geleneksel zanaatların yaşadığı arastanın kültür turizmi ve günübirlik turların cazibe merkezi haline geldiğini belirtti.

Kent tarihini ve kimliğini koruyoruz
Muğla'nın kent tarihi ve tarihi kimliğinin korunmasına çok önem verdiklerini vurgulayan Gürün, "Muğla, kimliğini koruyarak gelişen bir kent. Özellikle geçmiş dönemdeki yöneticilerimiz hep koruma kültürünü benimsemiş, bununla ilgili olarak öncelikle yıkmadan muhafaza etme, daha sonra restore ederek yapıları hayatın içine koymak için önemli çalışmalar yapmışlar" dedi.

Başkan Gürün, kentte İskender Alper Konakaltı Kültür Merkezi ile başlayan restorasyon çalışmalarının hala devam ettiğini, kentteki 13 öncelikli restorasyonu tamamlayıp, Arasta'da bulunan 284 iş yerini yenileyip kültür turizmin hizmetine sunduklarını dile getirdi. Muğla'nın kentsel, arkeolojik ve doğal sit olma özelliklerini bir araya toplayan nadir kentlerden biri olduğuna dikkati çeken Gürün, şöyle konuştu:

"Bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak, tanıtımını sağlamak ve turizm potansiyellerimizi istenen noktaya getirmek için birçok önemli projeye imza atıyoruz. Muğla'ya gelen turist sayısında her geçen yıl artış yaşanıyor. Biz de tarihi ve kültürel değerlerimize sahip çıkarak nostaljik bir ortamda
konuklarımıza bu değerleri sunmak ve bölgemizi tanıtmak istiyoruz. Kentimizde 415 tescilli bina, 26 tescilli anıtsal yapımız var. Ayrıca kentimizde koruma altına aldığımız 4 bin 400 ev var. Bu bizim için çok önemli bir zenginlik, önemli bir tarihi miras."

Gürün, Muğla'nın çok önemli turizm merkezlerini bünyesinde barındıran bin 124 kilometre sahil bandı ile dikkatleri üzerine çeken bir kent olmasının yanında, elde ettiği gelirle Türkiye turizminde de önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Bölgede turizmin deniz, kum ve güneş üçgeninde herşey dahil sistemiyle yapıldığını, bunun da bölgeye çok fazla katma değer sağlamadığına değinen Gürün, "Deniz, kum, güneş turizmini kültür turizmine çevirmek lazım. Muğla bununla ilgili çok önemli kültürel değerlere ve medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir bölge. Muğla'da şu anda tespit edilebilen 195 ören yeri var. Muğla için turizm master planı yapıldığında bu ören yerleri tek tek devreye alınarak turizmi daha zenginleştirip kültür turizmine çevirebiliriz" diye konuştu.

Osman Gürün, var olan değerlerin kültür turizmine kazandırılmasıyla bölgeye gelen ziyaretçilerin kişi başına harcamalarının artırılabileceğini anlatarak, restorasyonlar sayesinde kentte acenteler vasıtasıyla daha fazla turistin geldiğini, ziyaretçilerin restore edilen tarihi yapıları gezip memnuniyetlerini ilettiğini vurguladı.

Restore edilen 500 yıllık tarihi hamamda kent belleği tutuluyor
Gürün, 500 yıllık Sekibaşı Hamamının da restore edilerek turizme kazandırıldığını, hamamın restorasyon çalışmasının tamamlanıp açılmasıyla bulunduğu alanı da hareketlendirdiğini ifade eden Gürün, "Kent belleğini, kültür envanterini burada topladık. Araştırmacılar burada çalışma yapabiliyor. 500 yıllık tarihi hamam sergilere, müzik dinletilerine, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Bu sayede hamamın çevresi de hareketlendi. Bölge, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret mekanına dönüştü" dedi.

Önceki yıllarda restore edilen tarihi mekanların yılda 30 bin kişi tarafından ziyaret edildiğini anlatan Gürün, çalışmaların devam etmesi ve yeni
evlerin turizme kazandırılması ile bu sayının 100 bini geçtiğini söyledi. Restore edilen yapılarda çekilen film ve diziler sayesinde geçmiş yıllara göre ziyaretçi sayısının 3-4 kat arttığına dikkati çeken Gürün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önceki yıllarda bu yapıları 30 bin kişi ziyaret ederken şu anda yılda
ortalama 100 bin kişi geliyor. Bölgemiz adeta doğal film platosu gibi. Yapımcılar da son yıllarda Ege filmlerini tercih ediyor. Bu da bölgemizin tanıtımına büyük katkı sağlıyor. Filmlerin çekildiği tarihi yapıları, konakları ekranlarda gören çok sayıda yerli turist, merak ederek bu yapıları ziyaret için geliyor. Biz eski dokumuza, eski kültürümüze saygı duyarak günlük yaşamın içine sokmaya çalışıyoruz. Türkiye'de hep birbirine benzeyen beton yığını kentlerden çok faklı bir konumdayız."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.