X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yeni yıl fırsatları Amsterdam'da
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yeni yıl fırsatları Amsterdam'da

  • Giriş Tarihi: 27.11.2013

Meydanları, heykelleri, köprüleri ve eşsiz doğasıyla Amsterdam büyülüyor. Her zaman hareketli gece hayatıyla vazgeçilmezler arasına giren bu coşkulu şehirde yeni yılı karşılamaya ne dersiniz

Avrupa seyahati düşünen tatilciler için en çok tercih edilen yerlerden biri de Hollanda'nın başkenti Amsterdam. 12'nci yüzyılda Amstel Nehri kıyısına kurulmuş bir balıkçı kasabası olan Amsterdam hem köklü tarihi dokusu hem de Avrupa'nın eğlenceli yüzü olması sebebiyle yıllık ortalama 4.2 milyon turiste ev sahipliği yapıyor. Kanallar üzerine kurulu olan şehri yürüyerek ya da bisikletlerle keşfetmek oldukça keyifli. Ama yorulurum derseniz tramway ve otobüsler de emrinize amade. Şehrin her iki yakasını keşfedebileceğiniz tekne turu için de mutlaka kısa bir zaman ayırın.

MEYDANLAR ŞEHRİ

Amsterdam'da şehre gelen turistlerin ilk durağı Dam Meydanı. Şehirde tüm yolların çıktığı bu meydan deyim yerindeyse Amsterdam'ın kalbi. Görkemli mimari eserlerle çevrili olan meydanda omuzlarında dünyayı taşıyan Atlas heykeliyle dikkatleri çeken Koninklijk Sarayı'nı, kraliyet ailesinin düğünlerinin yapıldığı Yeni Kilise'yi (Nieuwe Kerk) ve balmumu heykelleriyle dünyaca ün kazanmış Madame Tussaud's müzesini mutlaka görmelisiniz. Meydanlar şehri olan Amsterdam'da Dam'dan sonra gece hayatının en hareketli olduğu Leidse Meydanı'nı ardından da 22 tane heykelciğe ev sahipliği yapan ve adını da tam ortadaki Rembrandt heykelinden alan Rembrandt Meydanı görülmesi gereken duraklar arasında. Tüm bunların yanında dünyaca ünlü ressam Van Gogh'un eserlerini yakından görebileceğiniz Van Gogh Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Meraklıları için dünyaca ünlü elmas fabrikası görülmeye değer nitelikte.

BÜYÜLEYİCİ MANZARA

Amsterdam'da şehrin siluetini süsleyen Amstel nehri aynı zamanda hareketli suyolu trafiğine ev sahipliği yapıyor. Nehir üzerinde bulunan Blauwbrug ve Magere Brug köprüleri ise görenleri büyülüyor. Adını daha önce bulunan mavi bir köprüden alan Blauwbrug, Rembrandtplein ve Waterlooplein bölgelerini birbirine bağlıyor. Bakıldığında tarihi bir köprüden ziyade beyaz tuğlaları nedeniyle sevimli bir havası olan Magere Brug'un iki yanındaki bot evler ise genişlikleri ve zevkli iç dekorasyonları ile dikkat çekiyor. Her daim hareketli ve dinamik olan Amstel'in etrafını cafeler, barlar ve restoranlar süslüyor. Hollanda'ya özgü lezzetlerin servis edildiği bu restoranlarda nehrin büyüleyici manzarası eşliğinde yemeğinizi yerken günün yorgunluğunu da üzerinizden atabilirsiniz.