Türkiye'nin en iyi haber sitesi

EMITT Fuarı açıldı

Giriş Tarihi: 30.1.2014 14:30

Kültür ve Turizm Bakanı Çelik: "Türkiye son 11 yıl içerisinde büyük bir sessiz devrim gerçekleştirmemiş olsaydı, büyük bir devrime imza atmamaş olsaydı, bugün bunu çerçeveleyen büyük resmi de ortaya koyamazdı"

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Türkiye'nin son 11 yıl içerisinde büyük bir sessiz devrim gerçekleştirdiğini belirterek, "Türkiye, büyük bir devrime imza atmamış olsaydı, bugün bunu çerçeveleyen büyük resmi de ortaya koyamazdı" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği, Türkiye Otelciler Federasyonu ve Turizm Yatırımları Derneği ortaklığıyla TÜYAP Fuar Merkezi'nde düzenlenen "EMITT 18. Doğu Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı"nın açılış töreninde konuşan Çelik, böylesine önemli bir markanın, bu kadar uzun yıllar içerisinde oluşturulmuş olmasının, başlı başına bir başarı öyküsü olduğunu belirtti.

Çelik, bu markanın oluşmasında emeği geçenlere teşekkür ederek, "Çünkü ülkemizde bu tip istikrarlı organizasyonların sürekli olarak yapılması, marka haline getirilmesi konusunda inancımız çok yüksek. Bunların daha da geliştirilmesi, daha da ileriye götürülmesi için elimizden gelen katkıyı da vermek istiyoruz" dedi.

Turizm twitter

Turizmin dünyanın en sivil sektörü olduğunu dile getiren Çelik, şöyle devam etti:


"Turizm en demokratik, en çoğulcu sektör. Sadece siyasilerin, turizmcilerin değil, sadece yöneticilerin ya da sektör temsilcilerin değil, birçok sektörün ve kimsenin katkısıyla oluşan, dünyanın en büyük barış projelerinden biri. Dünyada hiç kaybedeni olmayan bir sektör hangisidir desek, hiç bir kaybedeni olmayan, en önde gelen belki de yegane sektör turizm sektörüdür. Çünkü bu sistemin içerisine, sektörün içerisine, siyasetçi olarak, turizmci olarak, yönetici olarak ya da herhangi bir sektörün temsilcisi, kanaat önderi olarak girdiğiniz andan itibaren sadece kazanan tarafta yer alıyorsunuz, hiç bir şekilde kaybeden olmuyor. Matematikçiler, felsefeciler 'kazan kazan' teorisi üzerine hala binlerce sayfa yazmaya devam ediyorlar. Kazan kazan teorisini modellemeye çalışıyorlar. Fakat bu modelleme çalışmaları, bunun üzerine yapılan analizler devam ederken, turizm sektörü kendi varlığı, kendi büyüklüğü, kendi dinamizmi içerisinde bunu gayet güzel gerçekleştiriyor. Türk turizmcisiyle gurur duyuyoruz. Çünkü çoğu bu hayata ellerinde birer çantayla, küçük projeyle başlamışlar. Bugün dünya çapında büyük projelere imza atan, rekabetçi ve sürdürülebilir bir sektörün önemli isimleri olarak dünyada ve ülkemizde kabul ve saygı görüyorlar."

"Dünya Türkiye'yi merak ediyor"


Bakan Çelik, gelinen noktanın çok çarpıcı bir başarı öyküsü olduğunu ifade ederek, bugün itibariyle bakıldığında, Türkiye'nin turizm gelirinin 2013 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 11,4 artarak 32 milyar 310 milyon lira olduğunu, turist sayısının da önceki yıla göre yüzde 10 atarak, 39 milyon olduğunu kaydetti.

"Bu başarı Türkiye'deki herkesin başarısıdır. Bunun içerisinde sivil toplum var, medya var, çok değerli yöneticilerimiz var" diyen Çelik, Türkiye'de bu sektörde, 2002 yılından bugüne kadar yüzde 200'e varan yüksek bir performansla, çeşitli başarı öyküleri oluştuğunu anlattı.

Çelik, kısa vadeli hedeflerinin dünyada ilk beşin içerisine girmek olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Şampiyonlar liginde oynuyoruz, kademe kademe hedefimizi yükseltiyoruz. Herhangi bir meseleye sadece o meselenin dinamikleriyle bakmayacaksınız. Onu çerçeveleyen büyük resimle bakacaksınız. Dolayısıyla turizmle ilgili meseleler, sadece turizmin sektörünün dinamikleriyle açıklanacak ya da çözülecek, ileriye taşınacak meseleler değil. Türkiye son 11 yıl içerisinde büyük bir sessiz devrim gerçekleştirmemiş olsaydı, büyük bir devrime imza atmamış olsaydı, bugün bunu çerçeveleyen büyük resmi de ortaya koyamazdı. Bunun içerisinde Türkiye'nin sağlık altyapısını dünya standartlarına yükseltmesi vardır. Bunun içerisinde Türkiye'nin güvenlik standartlarını dünya standartlarına, demokratik standartlara, ulaşım standartlarını dünya standartlarına yükseltmemiz vardır. Ulaşımın, güvenliğin olmadığı, iyi yöneticiler tarafından yönetilen vizyoner şehirlerin olmadığı bir ülkeye hiç kimse gitmez. Dolayısıyla mesele sadece tesis meselesi değildir. Mesele bir ülkenin nasıl yönetildiğiyle ilgili bir meseledir. Bizim tesisimizden verdiğimiz hizmetin algılanmasına kadar bütün büyük resmi oluşturan şey, o ülkenin yönetim şemasının dış dünyaya nasıl yansıdığıdır. Türkiye'nin hikayesini yazan şey, son 11 yıl içerisinde, güçlü bir demokrasi, büyüyen bir ekonomi, etkili bir diplomasi, bununla birlikte tüm kültürlerin, kimliklerin serbest bırakıldığı, kendisiyle barışma, dünyayla barışma, gelenekle barışma, modernlikle barışma şeklindeki büyük bir proje. Bütün bunun içerisinde Türkiye'nin bütün sektörleri birer başarı öyküsü olarak dikkat çekiyor ve dünya Türkiye'yi merak ediyor."

"Biz tek boyutlu olarak tanımlanacak bir ülke değiliz"


Bakan Çelik, Türkiye topraklarının dünyanın mücevheri olan topraklar olduğunu dile getirerek, "Biz tek boyutlu olarak tanımlanacak bir ülke değiliz. Biz hem Akdeniz, hem Karadeniz, hem bir İslam, hem Avrupa ülkesiyiz. Biz bir Kafkas ülkesiyiz ama aynı zamanda da bir Balkan ülkesiyiz. Biz bir Orta Doğu ülkesiyiz ama aynı zamanda da bütün bu bölgenin merkezinde yer alan, merkezi konumda bir ülkeyiz. Bütün bunları tek başına değerlendirdiğimiz zaman, öylesine bir tarihsel kavşağın ortasındayız ki, bütün dünyaya bunu anlatmamız bile tek başına bir strateji olarak önümüze geliyor. Biz Orhun Anıtları'nın başladığı hikayenin, bu coğrafyadaki mirasçılarıyız. Biz Bosna'daki Mostar Köprüsü'nde ruhunu ve maneviyatını koymuş bir neslin çocuklarıyız. Biz büyük bir kültürün mirasçılarıyız. Dolayısıyla tek başına bunu dünyaya anlatmamız bile Türkiye'yi, güçlü demokrasisiyle, büyüyen ekonomisiyle, sürdürülebilir ve rekabetçi yapısıyla, vizyonel şehirleriyle, etkili diplomasisiyle, kültürlerin kavşağı olan coğrafyasıyla, jeopolitiği ve jeostratejik konumuyla başlı başına bir başarı öyküsü haline getiriyor" diye konuştu.

İnsanları, bütün kimlikleri olduğu gibi herkesin karşılıklı eşit ve onurlu ilişkiyle el sıkıştığı bir dünyanın yaratılmasının laboratuvarının, eğitim merkezinin turizm ilişkileri olduğuna dikkati çeken Çelik, turizmin, halklar arasındaki ön yargıları gidermek için bulunduğu yerin önemine değindi.

Turizmin, bir kent politikası projesi olarak, kentlerin daha mükemmel bir şekilde uluslararası hale gelebilmesinin zemini olarak, diploması meselesi ve etraftaki havzalarda zenginlik yaratma projesi olarak düşünülmesi gerektiğine işaret eden Çelik, herkesin güvende olmadığı, refahtan pay almadığı bir dünyada hiç kimsenin kendi güvenliğini ve refahını garanti altına alamayacağını dile getirdi.

Çelik, Türkiye'nin dünyada daha iyi anlatmasını sağlamak üzere yeni bir tanıtım stratejisiyle dünyanın önüne çıkacaklarını vurgulayarak, "Bundan sonra da EMITT fuarı gibi organizasyonların daha da güçlenmesine daha çok katkı sağlayacağız" dedi.

Konuşmaların ardından Bakan Çelik'e katkılarından dolayı plaket verildi. Daha sonra Çelik de İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş'a plaket taktim etti.

Açılışa katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve Bakan Ömer Çelik'in sponsor firmalara plaketlerini vermelerinin ardından, beraberlerindeki heyetle birlikte fuarın açılışını yaptı ve alanı gezdi.
ARKADAŞINA GÖNDER
EMITT Fuarı açıldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz