Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dünle bugünün ahenkli dansı: Budapeşte ve Prag

Giriş Tarihi: 26.2.2014

Macaristan'ın kafeleri ve köprüleriyle ünlü başkenti Budapeşte'yi gezerken kendinizi hem Doğu'da hem de Batı'da hissediyorsunuz. Orta Avrupa'nın kalbinde yer alan Prag ise heykelleri, kaleleri, meydanları, müzeleri ve kiliseleriyle görsel bir şölenin kapılarını aralıyor

BUDAPEŞTE
Tuna nehrinin iki yakasına kurulu Buda ve Peşte; biri tepeler boyunca uzanıyor, diğeriyse bir düzlükten ibaret. 1849 yılında yapılan Zincirli Köprü (Szechenyi- Lanchid) ile birleşen iki yaka zaman içinde Budapeşte olarak tarihteki yerini almış ama farklılıklarından sıyrılamamış. Hem Doğulu, hem Batılı... Biraz geçmiş, biraz gelecek... Bu yüzden kendilerini arada kalmış hissediyor halkı da. Buna bir de tarihi gerçekler eklenince Budapeştelilerin neden bu kadar hassas olduklarını anlamakta güçlük çekmiyorsunuz. Önce Osmanlılar ardından Habsburglar, sonrasında Hitler ve en son da Sovyetler yönetmiş bu toprakları... Budapeşte, Avrupa Birliği'nin en kalabalık 9. kenti olmasının yanı sıra ülkenin politik, ticari, endüstriyel ve kültürel merkezi. Budapeşte tüketerek değil yaşayarak keyfine varılan şehirlerden. Tadını çıkara çıkara yavaş yavaş gezmek gerekiyor. O zaman gezimize başlayalım. Şehirde önce panoramik bir tur atabilirsiniz. İstikamet Kahramanlar Meydanı, Opera, Parlamento Binası, Mathias Kilisesi, St. Stephan Bazilikası, ve Budapeşte'nin en güzel manzarasına sahip Gellert Tepesi... Öğle yemeği için en iyi seçim ise Kahramanlar Meydanı'ndaki meşhur Gundel. Yemekten sonra Modern Sanat Müzesi ve Güzel Sanatlar Müzesi'ne uğrayabilirsiniz. Şehrin meşhur kafelerinde oturmak için de mutlaka zaman yaratın. Şehrin her köşesinde bir kafe mutlaka var. Kahve kültürü Osmanlı'dan miras. Kafeler ise birbirinden şık. Hotel Boscolo'nun girişindeki New York Cafe; örneğin. Rivayete göre kafenin açılışında bir yazar, bir daha kapanmaması dileğiyle kafenin anahtarını alıp Tuna'ya atmış. Hotel Astoria'nın altındaki Mirror Cafe, Corinthia Hotel'in kafesi Szamos, Muvesz Kavehaz ve Cafe Auguszt da Budapeştelilerin uğrak mekanları olmuş. Vörösmarty Meydanı'ndaki Gerbeaud Cukraszda ise şehrin en ünlü kafesi.

MÜZİK VE DANS ZAMANI
Şehrin meşhur yaya caddesi Vaci Utca'daki yürüyüşünüzü hediyelik eşya ve yerel lezzetlerin satıldığı dükkanlardan oluşan Ana Pazar Yeri (Nagyvasarcsarnok) ile tamamlayabilirsiniz. Hediyelik eşya demişken saray sofralarını süslemiş Herend porselenlerine, acı baharatlara, Frantz Liszt'e ait senfonik şiir albümlerine göz atmayı unutmayın. Macaristan tarihini objeler, mobilyalar ve giysiler ile özetleyen Macar Ulusal Müzesi'nde Beethoven'ın ölümünden sonra Lizst'e hediye edilen piyanoyu görebilirsiniz. Büyükelçilik binaları ve dünya markalarının dükkanlarını barındıran ünlü Andrassy caddesinde yapacağınız bir yürüyüş de hoşunuza gidebilir. Macaristan denince ilk akla gelenlerden biri de Çigan olsa gerek. Meşhur gulaş çorbalı bir akşam yemeğinin ardından Macar dansı ve müziğinin keyfini çıkartın. Avrupa'nın en iyi ışıklandırılmış şehri olan Budapeşte'yi ikiye bölen Tuna Nehri'nin her iki yakasındaki güzellikleri tekne turuyla görmek de büyük keyif. Turdaki Türkçe anlatımları dinleyerek kentin tarihsel dokusu hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz. Geceleri aydınlatılan binaların muhteşem görüntüsünü seyrederken bir yandan da size ikram edilen içeceğinizi yudumlayacaksınız.

ESTERGON, VISEGRAD VE SZENDENTRE
Budapeşte'ye gelmişken Osmanlı ve Macar tarihinde önemli bir yere sahip olan Estergon, Visegrad ve Szendentre'yi de gezin. Estergon'a vardığınızda yaklaşık 150 yıl Osmanlı himayesinde kalmış kentin tarihi kalesini ve Macar Katolik Kilisesi'nin merkezi Estergon Bazilikası'nı görebilirsiniz. Öğle yemeğini Visegrad'da krallar ve kraliçeler gibi dönemin Rönesans atmosferini yansıtan bir mekanda yiyip alışveriş için ise Szentendre'yi gidebilirsiniz. Bu küçük kasabada Macaristan'a özgü uygun fiyatlı el işi örtüler, kristaller, porselen ürünler, hediyelik eşyalar, içkiler vb. pek çok şeyi bulabiliyorsunuz. Budapeşte aynı zamanda festivaller kenti olarak da bilinir. Her yıl çok sayıda özel organizasyona evsahipliği yapar. En yakın festival, mart-nisan aylarında gerçekleşecek olan Budapeşte İlkbahar Festivali. Tarihleri denk getirebilirseniz festivalin tadını da çıkarın.

DÜNYANIN BEŞİNCİ TERMAL SU KAYNAĞI
Hamam kültürünü de Macarlara Osmanlılar getirmiş, ama bizdekinden çok daha haşmetli ve alımlı binalar Budapeşte hamamları. Hem yerel halkın günlük hayatının bir parçası hem de turizmlerinin önemli bir kolu. Macaristan dünyanın beşinci büyük termal su kaynağının sahibi. Şehrin görmeye değer hamamı ise Buda yakasındaki Gellert Hotel'in hamamı.

DENEYİN
* Kaplıcalar
* Budapeşte İlkbahar Festivali
* Mağara gezisi

YİYİN, İÇİN
* Halaszle (Balık çorbası)
* Strudel ? Gundel pancake
* Sult libamajszelet (Tavada kızartılmış kaz ciğeri)

GÖRÜN
* Margitsziget Adası
* Castle

* Gellert hamamları

ARKADAŞINA GÖNDER
Dünle bugünün ahenkli dansı: Budapeşte ve Prag
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz