X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 70'inci paralelde bir gece
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

70'inci paralelde bir gece

  • Giriş Tarihi: 12.3.2014

Norveç'in Alta kasabasındaki buz otel Sorrisniva'da unutulmaz bir gece geçirdim. Eksi 15 derece odada buzdan yatakta yatıp Kuzey Işıkları'nı izledim

Filmlerde, belgesellerde zaman zaman izlediğim buz oteller karşıma her çıktığında, "Burada kalmak delilik" diye söylenirdim kendi kendime. Kutuplarda, 70'inci paralelde izlenen Kuzey Işıkları'nın rengarenk görüntüleri her zaman ilgimi çekti. Böyle bir güzelliğe tanıklık edeceğim ise aklıma gelmezdi hiç. Bu hayalim Digiturk'ün başlattığı ve beş hafta süren Hayallerine Dokun kampanyasıyla gerçeğe dönüştü. Kampanyaya katılan 5 bin kişi hayallerini yazdı. Bunlar arasında beş kişi hayallerini gerçekleştirme şansını yakaladı. Bu beş kişiden hayali 'Kutuplar'da iglo'da kalmak' olan Elmas Döner'in hayallerine ben de ortak oldum. Önce uçakla dört saatte Oslo'ya, ardından da iki saat süren yolculuğun ardından Kuzey'in son noktasında bulunan 20 bin nüfuslu Alta kasabasına gittik. Alta'da yaşam birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi sakin, sessiz ve huzurlu... Karla kaplı Alta'nın ortasında üç katlı büyükçe bir AVM var. Bağımsız villa tarzı evlerde yaşamını sürdüren Altalılar bu şirin kasabanın tüm güzelliklerini yaşıyor. Özel bir araçla şehre 20 kilometre uzaklıkta bulunan buz otele giderken yolda sık sık, 'Geyik çıkabilir' yazılı uyarı tabelaları görüyoruz. Hava karardığı için etrafı fazla gözlemleme şansımız yok. Buzdan otel Sorrisniva'ya vardığımızda heyecanlıyız. Güleryüzlü bir kadın görevli karşılıyor bizi...


BİR AYDA İNŞAA EDİLİYOR
Görevlinin anlattığına göre her yıl aralık ayında 30 işçiyle inşasına başlanan otel, 6 Ocak'ta müşterilerine kapılarını açıyor. Otelin girişinde ahşaptan yapılan küçük binada restoran, sauna, soyunma kabinleri bulunuyor. Görevli bize ilk önce, 'Eğer buz yatakta yatmaktan korkarsanız, bu koltukların üzerinde uyuyabilirsiniz' diyerek alternatiflerimizi sıralıyor. Şaşkınız... Görevliye, "Yatak yok mu?" diye soruyoruz. Gülerek, "Buz yataklar var" diyor. Eskimo evi (iglo) tarzındaki otel, 2 bin metrekare alan üzerine kurulmuş. Yılın beş ayı hizmet veren, bu özel otelin Ren geyiği derisinden kaplanmış kapısından içerisine girdiğimizde soğuk ve keskin bir rüzgar vuruyor yüzümüze. Tüm odaların içi ışıklandırılmış buz heykeller ve buzdan eşyalarla döşeli. Bunların her biri, ilkbaharda Torne Nehri'nden elde ediliyor. Berrak su, kuvvetli akıntıyla beraber, özellikle çok berrak buz oluşmasını sağlıyor. Bu buz, traktör yardımıyla nehirden özel testerelerle kesiliyor. Böyle kazanılan 4 bin ton buz (2 tonluk bloklar) yazın özel buzhanelerde muhafaza ediliyor. Nisan ayı ortalarına kadar kalınan buz otelde dış ortam sıcaklığı zaman zaman eksi 30'lara kadar çıkıyor. Otelde misafirler genelde bir gece kalıyor. Misafirlere içecek servisi bile buz bardaklarda yapılıyor... İçeride sıcaklık eksi 15 derece. Otelde biri balayı odası olmak üzere toplam 30 oda bulunuyor. Odadan içeriye Ren geyiği postunu kaldırarak giriyoruz. Sessizlik... Bu sessizliğin ortasında huzur... Klasik müzik, insanın ruhunu dinlendiriyor. Bu kadar güzelliğin arasında tek sorun buz gibi yataklarda, 'nasıl' sabahlayacağımız. Termal kıyafetler, içlikler, polarlar, pantolonlar, montlar, eldivenler, şapkalar... Hepsini giyiyoruz tek tek. Görevli bize uyku tulumlarını gösteriyor. Yüzümüz adeta buz kesiyor. Hâlâ içimden, 'Burada kalamayız, uyku tutmaz' diye sayıklıyorum. Sonunda hepimiz uyku tulumlarımızı ve birer battaniyeyi alıp odalarımıza çekiliyoruz.

REN GEYİĞİ POSTU ÜZERİNDE DELİKSİZ UYKU
Buzun üzerinde Ren geyiği postlarının olduğu yatağa yatıyoruz. Tulumun içine girip, eldivenlerimizi geçiriyoruz ellerimize. Sadece gözlerimiz açıkta. Yastık küçücük... Zor zor uykuya dalıyoruz. Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum. Uyandığımda, binbir güçlükle kalkıp tulumun içinden çıkıp, dışarıya atıyorum kendimi. Sabah olmuş... İlk ışıklar... Kardan yapılmış garajlardaki 50'nin üzerinde kar kayak aracını çalıştırıyor görevliler. Birazdan turist grubu gelip, bu araçlarla yeni bir maceraya atılacaklar... Ertesi gün Alta'ya iniyoruz. Resimlere bakıp, "Güzel bir anımız oldu" diyoruz birbirimize... Norveç'te hayalini gerçekleştiren Elmas Döner duygularını şöyle anlattı: "Bembeyaz örtüyle gökyüzünün kesişimi olan 'ufuk çizgisi' olamaz diyordum. Muhteşem bir görüntü, havanın açık olması bizim şansımız oldu. Doğanın cömertliğinin yanı sıra insan elinin değdiği yapılara, yerleşime hayran kaldım. O kadar bilinçli bir yerleşim var ki; ayrıca yapılarının sunduğu görsel lezzet, müthiş, kendimizi film karelerinin içerisinde hissettik. Daha önce biri bana sıfırın altında bir sıcaklıkta uyuyacağımı söyleseydi sabaha uyanamayacağımı düşünürdüm. Kar altında bu kadar uzun süre kalmama rağmen Norveç'te geçen en sıcak günümüz oldu iglo gecesi."

Her yıl yeniden yapılan buz otel
Norveç'in Alta kasabasındaki Sorrisniva adlı buz otel her yıl aralık ayında 30 işçi tarafından inşa ediliyor. Oteldeki her şey buzdan. Kapı yerine ren geyiği postları kullanılmış. İçerideki sıcaklık ise eksi 15 derece. Soğuktan uyumakta güçlük çekiyorsunuz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.