Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dikiz aynasından İtalya

Giriş Tarihi: 16.4.2014

Bahar ve yaz aylarında tatil yapmak için en cazip rotalardan biri olan İtalya'da motosikletle tura çıkanlar, her turiste nasip olmayacak köşeleri de keşfedebilir

Son zamanlarda "Geçmişe takılıp kalmayın" söylemi popüler olsa da herkesin geleceğinde olmasını dilediğim güzel bir gezinin tarifi için şimdi kendi gezi anılarıma bağlanma vakti. İtalya'da iki teker üzerinde yaptığım bu gezi, popüler İtalyan şehirleri arasında karayoluyla seyahat edildiğinde keşfedilmeyi bekleyen saklı cevherleri görmeye yaradı. İtalya kadar çok turist alan bir ülkede turist kalabilmek istiyorsanız, biraz da herkesin gittiği yerlerin dışında size hitap edecek olanları gözünüze kestirip gezinizi daha da renklendirebilirsiniz. İtalya bu fırsatlar açısından o kadar zengin ki, dönüşte gittiğiniz yöne değil, benim gibi dikiz aynasından İtalya'yı seyretmeye devam ederek dönmeniz mümkün. Şimdi Trieste- Venedik-Dolomiti-Verona-Floransa-Roma- Pompei rotasından sürelim lastiğin ve harflerin izini...

* TrIeste: Üç gün önceden Pendik Limanı'ndan ro-ro'ya bindirip tek başına yola çıkardığımız motosikletle randevumuza gidiyoruz ve ilk durak Slovenya'nın başkenti Ljubljana. Kısa bir uçuşun ardından İtalya'nın Trieste Limanı'na otobüsle bir saatlik transferden sonra kendimizi büyük bir limanda buluyoruz. Roro, aynı anda iskeleye yanaşma manevralarını tamamlıyor. Tecrübeli TIR şoförü hemşehrilerimiz 10 gün ayrı kalacağımız demleme çaylar eşliğinde kahvaltılarını bizimle paylaşıyor.

* Venedik: Venedik görülmesi gereken düşsel bir güzellik ve 72,5 milletten insanın gezdiği meydanlar ile kanallarıyla gerçek bir dünya kültür mirası. Gezmek için fazlasıyla bilgi alabileceğiniz bir yer ve fazla tavsiye vermemize hiç gerek yok ama gel-gitlere bağlı su baskınları nedeniyle kasım-aralık aylarında gidilmesini önermem. Murano cam işçiliğinin akla hayale sığmaz güzellikleri hem seyirlik hem de anlamlı bir hediyelik fırsatı olabilir. Başka bir yerde tekrarı olmayacağı için 80 avro paraya kıyıp 40 dakikalık gondol sefası yapabilirsiniz, daha kısa süre ya da daha fazla para teklif ediliyorsa Akdeniz'de olduğunuzu hatırlayın ve sizin de Akdenizli olduğunuzu hatırlatın.

* Trevıso-Belluno- Dolomıtı ve Cortına: Venedik'ten ayrıldıktan sonra rota, motor meraklılarının olmazsa olmazı Dolomiti'ler... Ancak Alp eteklerine varmadan önce, tiramisunun doğduğu yer olan 'Le Beccherie'ye uğramak üzere rotadan küçük bir sapmayla Treviso'ya uğrayabilir, 50 yıllık bu lezzeti yaratıcılarından tadabilirsiniz. Ardından artık İtalya ile Avusturya kültürlerinin birbirine karışmaya başladığı güzel İtalyan kasabalarından Belluno'da meydanda bir kahve molası yolunuza keyif ekleyecek. Sonbaharın ilk günlerinde bile kışı yaşayabileceğiniz yükseklikte kimi zaman bulutların içinden yapılan nefis bir rota Dolomiti. Karşılıklı geçişlerde kolu yere eğerek gösterilen zafer işaretinin motorcular arasında oraya dair selamlaşma jesti olduğunu kavrayınca biz de çabucak ayak uyduruyoruz. Sadece motorcular değil, karavancılar açısından da geziciliğin doruğunun burası olduğunu çevredeki karavan yoğunluğu doğrulamaya yetiyor. Birinci Dünya Savaşı'nda İtalya ile Avusturya arasında kanlı ve uzun savaş sahnelerine tanık olan bu yöre, AB sonrası arada sınır bile kalmamasına rağmen kendisine hâlâ 'Güney Tirol' diyerek Avusturya'ya manen bağlılığını sürdürüyor.

* Lago DI Garda-Salo-SIrmIone: Alp'in eteklerinden âşıklar şehri Verona'ya doğru yol alırken görülecek yerleri kaçırmamak adına; Bolzano, Riva del Garda, Salo ve Sirmione üzerinden yol almalı ki; İtalya'nın en büyük gölü olmasına rağmen şöhreti Como'nun gölgesinde kalsa da güzellikte ondan aşağı kalmayan Garda Gölü'nün kenarında serin bir Aperol kokteyli molası verin. Ne de olsa Cinzano ile Aperol'un anavatanındasınız ve göl kıyısında bir kahve molası ya da serin bir alternatif arayanlar için burası hoş bir seçenek.

* Verona: Shakespare'in büyülenerek Romeo ve Juliet'ine anavatan olarak seçtiği bir şehri pas geçmek olmaz. Kalabalık turist rotalarının ana hattında olmamasına rağmen günübirlik gezilerle uğranan bir şehir Verona. Juliet'in (pardon Giulietta) evine uğrayıp aşkınızı bir asma kilit ile kilitledikten sonra Verona Arena'sını, Piazza Erbe ile köprüleri ve kalesini gezmek bu güzel şehri idrak etmek için yeterli.

* Floransa: Rönesans'ın kalbinin attığını hâlâ hissedebileceğiniz bu efsane şehirde gezilecek müze ve kapalı alanların yanı sıra, Michalengelo'nun meşhur Davud heykeli de dahil olmak üzere açık meydanlarda sanat eserlerini görebilirsiniz. Özellikle Dsolomiti, ViaReggio ve Verona gibi daha sakin yerlerden sonra Floransa ve Roma elbette bütün dünyanın aktığı kalabalık turistik merkezler.

Viareggo-Pisa-Lucca-Roma
Verona'dan sonraki durağımız Floransa olsa da yoldan sapmaya söz vermişiz bir kere, hiç denize merhaba demeden, yerlisinin gittiği plajda güneşlenmeden geçmek olur mu? 50 yıl öncesinden bugüne aynı eşyalarla korunarak kalmış gibi, rüzgarda savrulan kumlardan etkilenmemek için yapılan rüzgarlık, güneşlik ve şezlonglar ile dolu kumsallarıyla Tiran denizi sahilleri serinleme fırsatı için hazır. Pisa'da ise kulenin giderek eğilmesi yüzünden yıkılacağı endişesine kapılanlara iyi haberi verelim: Kulenin üst katlarına ziyaret tekrar açılmış. Adının Türkiye'de bir ticari işletmeye verilmesiyle meşhur olan Lucca ise Pisa'dan Floransa'ya doğru dönüş rotası üzerinde... Müzeleri, kiliseleri ve, çeşmeleriyle Roma'da da o kadar çok görülecek yer var ki. Müze gezmeyi sevenler için özel önerim Vatikan Müzesi. Roma'da bizim şansımız, kendi motosikletimiz olduğu için gezilecek noktalar arasında mekik dokuyabilmek ve yakınlara park ederken sorun yaşamamak oldu.

Gurme öneriler:
Treviso: Antico Ristorante Beccherie, Piazza Ancilotto
Verona: La Vecia Mescola, Vicolo Chiodo
Floransa: La Maremma, Via Verdi
Chianti: iL Borgo Antico, Via Convertoie
Montepulciano: Osteria del Borgo, Via Ricci
Roma: iL Belli, Via Giuseppe Gioacchino Belli

CAHİT GÜVENSOY

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Dikiz aynasından İtalya
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz