X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tarih, sanat, eğlence ve müzeler şehri Berlin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tarih, sanat, eğlence ve müzeler şehri Berlin

  • Giriş Tarihi: 16.4.2014

Küllerinden yeniden doğan bir şehir Berlin. İkinci Dünya Savaşı'nda neredeyse tüm binaları yıkılan şehir kendini kısa sürede yenilemeyi bilmiş. Şimdi tüm yaşananları hücrelerine kadar hissetmek isteyenler için kapılarını açmış bekliyor

Berlin, hem daim hayatın devam ettiği, hareket halinde rengarenk bir şehir. Sahip olduğu zengin kültür sanat dokusu, tarihi, insan çeşitliliğiyle her zaman seyahatseverler için bir çekim noktası olmayı başarıyor. 'Kendimi şehre hazırlamak' gibi bir alışkanlığım var benim. Bir şehri ziyaret etmeden önce, oraya dair yazılanlar, orayı anlatan filmler ya da müziklerle hayattan çaldığım o birkaç güne kendimi hazırlarım. Ama Berlin tam anlamıyla seçenekler şehri olduğu için, hazırlığınızı da ona göre yapmalısınız. Bohem, alternatif, steril olmayan bir Berlin seyahatinde, 'Küçük İstanbul' olarak bilinen, Berlin'e gelen göçmenler için yüzyıllardır 'ilk adres' olan Kreuzberg'i gezilecek yerler listesine koyanlardansanız, Bir Fatih Akın filmi izlemenizi şiddetle öneririm. Hatta Kreuzberg'deki kafelerden birinde Fatih Akın'la karşılaşmanız ya da filmdeki kahramanlarından biriyle yan yana kahve içmeniz muhtemel... "Türkiye'den gidip niye Türklerin mahallesinde takılayım?" diye düşünüyorsanız, Berlin'de Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sının izlerini sürebilirsiniz... Belki de tarih meraklısısınız ve Hitler'i, İkinci Dünya Savaşı sonrası adeta yerle bir olan, Doğu ve Batı diye ayrılan, aradaki duvar nedeniyle hüzne ve ayrılığa boğulan Berlin ilginizi çekiyordur. Bunun için sanırım size film önermeme gerek yok, tüm bu yaşananlar onlarca filme konu oldu... Berlin böylesine farklı şeyler vaat eden bir şehir. Siz kararınızı verirken ben temelde yapılması gereken bir kaç şeyden söz edeyim,

MÜZELER BÖLGESİ GÖRÜLMEDEN OLMAZ!
Müzeler Adası (Museumsinsel), Berlin'in Mitte ilçesinden geçen Spree Nehri'nin üzerinde bulunan küçük bir adanın kuzey kısmında bulunan bir kilometrekarelik alana sahip bir müzeler kompleksi. 1990'da iki Almanya'nın da birleşmesiyle 1945'ten bu yana doğu ve batıya bölünmüş olan koleksiyonlar yeniden bir araya getirilmiş. Müzeler Adası, 1999'dan beri UNESCO'nun Dünya Mirasları Listesi'nde. Adada şu müzeler de yer alıyor: ? Altes Museum (Eski Müze), Neues Museum (Yeni Müze), İkinci Dünya Savaşı sırasında yıkıldı, David Chipperfield tarafından yeniden inşa edildi ve 2009 yılında yeniden açıldı. ? Alte Nationalgalerie (Eski Ulusal Galeri), Joachim H. W. Wagener tarafından bağışlanan 19. yüzyıl sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. ? Adanın kuzey ucunda bulunan Bode Müzesi'nde heykel koleksiyonları, Bizans sanat eserleri sergileniyor. ? Ve Berlin'e giden her Türkün ziyaret etmesi gereken, Pergamon Museum yani Bergama Müzesi. Müzenin koleksiyonları arasında Bergama'dan götürülen kalıntıların yanı sıra, Babil Kapısı İştar da var. Müzede Türkçe anlatım yapan kulaklıklar mevcut.

ÇOCUKLUYSANIZ HAYVANAT BAHÇESİNE GİDİN!
Çocuklarınızla Berlin'deyseniz, dünyanın en çeşitli türlerinin bulunduğu Berlin Zoo'ya uğramadan olmaz! Berlin Zoolojik Bahçesi (Zoologischer Garten Berlin) Almanya'daki en eski ulusal hayvanat bahçesi. 35 hektar alan kaplayan park 1844 yılında açıldı. Bin 400 farklı tür ve 14 bin civarı memeli bulunduran hayvanat bahçesi ve akvaryumu, Avrupa'da en çok ziyaret edilen hayvanat bahçesi.

YÜRÜYEREK GEZMEK EN GÜZELİ
Berlin'de gezilmesi gereken önemli yerler, Mitte'nin içinde ve çevresinde. Unter den Linden'in doğu-batı ekseni gezmeye başlamak için güzel bir nokta. Caddenin bir zamanlar Doğu ve Batı Berlin'i ayıran batı ucundaki kapısı Brandenburger Tor, devasa Tiergarten parkına açılıyor. Kapının kuzeybatısında yeni hükümet bölgesi var. Brandenburg Kapısı'nın güney tarafında kısa bir süre önce tamamlanmış Avrupa'da katledilen Yahudiler için yapılmış Soykırım Anıtı yer alıyor. Peter Eisenmann'ın tartışmalı tasarımı birkaç apartman bloku boyutunda, kıvrılan bir alanda değişken uzunluklarda 2.700 sütuna sahip.

KATEDRALLER GÖZ KAMAŞTIRICI
Berlin Katedrali, mutlaka ziyaret edilmeli. Hatta uzun tur alarak katedralin tepesine kadar çıkıp, muhteşem Berlin manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz. Gelelim katedralin hikayesine, Berlin Katedral'i ilk olarak 1700'lerin ortasında Johann Boumann tarafından barok tarzında tasarlanmış. 1822'de Karl Friedrich Schinkel neoklasik bir tarzda yapıyı yeniden modellemiş. 1894 yılında ise Alman imparatoru II. Willhelm kilisenin yıkılarak yeniden yapılmasını emretmiş. Mimar Julius Raschdorff tarafından yeniden neobarok tarzında tasarlanan katedral 1905 yılında bitirilmiş. İkinci Dünya Savaşı boyunca ağır hasar gören yapı, 1975-1981 yılları arasında bu kez mimar Günter Stahn tarafından tasarlanarak yeniden yapılmış. Unter den Linden'in güneyinde Alman Katedrali ve Fransız Katedrali'nin bulunduğu, Gendarmenmarkt Berlin'in en güzel meydanlarından olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

BERLİN DUVARI
Berlin Duvarı'ndan söz etmeden olmaz. Berlin Duvarı sosyolojik açıdan kendini fark ettiriyor olsa bile fiziksel olarak neredeyse hiç hissedilmiyor. Bir zamanlar duvarın şehrin tam ortasından geçtiği yerler, bugün yeniden imara açılmış, yerini bina, meydan ve sokaklara bırakmış. Bu alanın bir kısmı yola ve yeşillendirilmiş park olanı olarak ayrılmış. Ama duvarın kimi bölümlerine hiç dokunulmamış, anıtsal amaçlı olarak yerinde bırakılmış. 43 kilometrelik duvarın kimi blok parçaları Brandenburg eyaletinde bir depoda tutuluyor. Ancak duvar kalıntılarının bir kısmı başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelere satılmış ve o ülkelerde birbirinden farklı amaçlı mekanlarda sergileniyor. Bütün bunların dışında zamanında duvar boyunca yer alan 302 gözetleme kulesinden bugün sadece beşi anıtsal olarak varlığını sürdürüyor.

YEME-İÇME
Mitte'de, restoranlar Hackescher Markt ve Oranienburger Strasse etrafında toplanıyor. Kellerrestaurant im Brecht-Haus, Nola's am Weinberg, Kollwitzplatz'ta Gugelhof çeşitli alternatifler sunan restoranlar arasında. Berlin'e gelmişken sosis yemeden olmaz diyorsanız, Konnopke's Imbiss 1930'dan beri sosis satıyor.

BUNLARI UNUTMAYIN
* IM Pei tarafından tasarlanmış yeni, gösterişli binasıyla Deutsches Historisches Museum gezinizin alternatifi olabilir.
* Alexanderplatz Meydanı, şehrin sembollerinden top biçimli dönen gözetleme katı ve sivri tepesiyle TV kulesi dikkatinizi mutlaka çekecektir.
* Alexanderplatz'ın kuzeyinde, yenilenmiş Scheunenviertel (Ahır Bölgesi) galeri, bar ve dükkanlarla dolu.
* Auguststrasse sanat dünyasının odak noktası; yeniden canlandırılan Yahudi bölgesi ise Neue Synagoge'nin etrafında uzanıyor.

KREUZBERG
Kreuzberg, genelde Türklerin yaşadığı Berlin şehrinin merkezinde bir semt. Türkler arasında 'Küçük İstanbul' diye anılır. Semtte Türk nüfusu oldukça fazla. Kreuzberg gençliğinin üzerinde Afro-Amerikan, Hip hop kültürünün etkisi son derece hakim. Birçok Türk restoranın yanı sıra, farklı ülkelerden göçenlerin kendi yemek kültürlerini de taşıdığı Kreuzberg'de, alternatif gece yaşamı da etkili. Berlin'in tarihi bölgelerinden biri de olan Kreuzberg'de, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'ndan kalan tarihi eserlerin toplandığı müzeler de yer alıyor. Kreuzberg'deki müzeler arasında, Berlin Duvarı'nı anlatan Haus am Checkpoint Charlie ve Daniel Libeskind tarafından tasarlanan Yahudi Müzesi bulunuyor.

ALIŞVERİŞ
Alışverişin en yoğun olduğu bölge Bahnhof Zoo ve şık Ku'damm. Alışveriş merkezi KaDeWe mutlaka görmeniz gereken yerler arasında. Mitte Friedrichstrasse'deki Galeries Lafayette'e uğrayabilirsiniz. Moda meraklıları Hackesche Höfe ve Alte Schönhauser Strasse civarındaki butiklere ve eksantrik küçük dükkanlara göz atmalı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.