X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tarihi otele şık dokunuşlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tarihi otele şık dokunuşlar

  • Giriş Tarihi: 7.5.2014

19. yüzyılda ülkenin en ihtişamlı binası olarak açılan Pera Palas, bugün hâlâ İstanbul'un çekim merkezlerinden biri. Baştan aşağı yenilenen otelin pastanesine bir kahve keyfi için bile gidilebilir

Pera Palas'ın, bugünkü adıyla Pera Palace Jumeirah'ın tarihini, ağırladığı 'edebi' konukları bilmeyen yoktur. Otel, 19. yüzyılın en ihtişamlı binalarından biri olarak açıldı. Sarayın dışında elektrik verilen, ilk asansörün olduğu binaydı. Konukları arasında kimler yoktu ki... Özellikle de edebiyat dünyasının birçok önemli ismi burada konakladı, hatta burada kitap bile yazdı. Konukları kadar otelin yapılış hikayesi de ilginç. Dünyaca ünlü Orient Express, 1888'de Paris-İstanbul seferine başladığında, İstanbul'da trenin yolcularının alışık oldukları yüksek standartları sunabilecek bir otel yoktu. Bu boşluğu, kuruluş çalışmalarına 1892'de başlanan, 1895'te de açılış balosu yapılan Pera Palace Hotel doldurdu. Yüzyıl boyunca krallar ve kraliçelerin yanı sıra Mata Hari, Ernest Hemingway, Greta Garbo gibi isimlerin kaldığı otelde Atatürk ve İsmet İnönü de konakladı. Atatürk'ün kaldığı 101 numaralı oda, bugün müze olarak ziyaretçilere açık. Ünlü yazar Agatha Christie'nin kaldığı 411 numaralı odaysa kullanıma açık. . Peki bu kadar bilinen ve ünlü olan Pera Palas, neden yeniden gündeme geldi? Çünkü tarihi otel restore edilerek yenilendi. Dünyaca ünlü iç mimar Anouska Hempel otelin efsanevi iki salonu 'kubbeli salon' ile 'kütüphaneli salon'u yeniledi. Popüler internet sitesi Thrillist 'Dünyanın en ikonik otelleri' listesine birinci derecede tarihi eser olan Pera Palace Jumeirah'ı da ekledi.

ANTİK TAHTIREVAN KARŞILIYOR
Otelden içeriye girer girmez değişiklikleri hemen fark ediyorsunuz. Kendinizi sanki bu yüzyılda, İstanbul'da değil de 1920'li yılların Fransası'nda gibi hissediyorsunuz. İç mimar Anouska Hempel'in önce çizimlerini yaptığı, ardından da bir ay gibi kısa bir sürede uygulamaya geçirilen yenileme çalışmalarına lobiden başlanmış. Girişte tek olan karşılama masası ikiye çıkartılmış ve alana ek oturma grupları yerleştirilmiş. 19. yüzyılda Orient Ekspress ile Sirkeci Garı'na gelen yolcuları taşımak için kullanılan ve hoş bir anı olarak duran tahtırevan pastanenin girişine alınmış. Kubbeli salona girince kırmızı, dore ve bordonun hakim olduğu renk cümbüşü karşısında kendinizi başka bir boyuta geçmiş gibi hissediyorsunuz. Piyano ise yine eski yerinde... Burada her gün saat 15.00-18.00 arasında piyano eşliğinde açık büfe çay saati devam ediyor.

KÜTÜPHANELİ SALONDA KÜÇÜK BİR MOLA VERİN
100 yıldır ayakta olan bir mekanın hâlâ İstanbul'un kalbinin attığı önemli bir çekim noktası olmasını sağlayan unsur, belirli aralıklarla yapılan küçük dokunuşlar. Kubbeli salondan geçilen ve Orient Bar ile Orient Terrace arasında kalan alanda yerden tavana kadar yükseltilen siyah kitaplık ilk anda dikkati çekiyor. Bu yüzden artık bu bölüm kütüphaneli salon olarak anılıyor. Salonun ortasına ise 10 kişilik büyük bir masa yerleştirilmiş. Öğle ve akşam yemeği için tercih edilen bu masada konuklar bilgisayarlarıyla da çalışabiliyor. İsteyen misafirler de kahve ve çay içip sohbet edebiliyor.

PEMBE BİR DÜNYA
Otelin pastanesi olarak hizmet veren Patisserie de Pera'da ise pembe bir dünya yaratılmış. Bu pembe dünyanın müdavimleri arasında birçok tanıdık isim var. Vitrininde ise pastalar, makaronlar, kekler, kurabiyeler... Patisserie'den içeriye girince acıkmamak imkansız. Üstelik yayılan beş çayı trendinden burası da payına düşeni almış. Her gün saat 15.00-18.00 arası beş çayı düzenleniyor. Genelde rezervasyon yaptırmak gerekiyor. Açık büfeye spesiyal tatlılar, kurabiyeler, sandviçler diziliyor, ardından da çay ikramı başlıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.