X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Avrupa'nın odak noktası: Basel
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Avrupa'nın odak noktası: Basel

  • Giriş Tarihi: 28.5.2014

İsviçre'nin Zürih ve Cenevre'den sonraki üçüncü büyük kenti Basel, sanat fuarları, yüksek yaşam standartı ve Fransa ile Almanya'ya yakınlığı ile gözde bir kent. Ren Nehri'nin ikiye böldüğü şehre Türkiye'den her yıl 100 bin insan gidiyor

Kayak merkezleriyle, çikolataları, doğal güzellikleri ve yüksek yaşam standartıyla ünlü İsviçre'nin Zürih ve Cenevre'den sonra üçüncü büyük şehri Basel, coğrafi konumu sebebiyle dünyanın odak noktası olmaya devam ediyor. Konum olarak dünyanın en stratejik noktalarından biri olan Basel, yerleşim olarak Fransa sınırları içinde kalan ancak İsviçre'ye bağlı olan aynı zamanda Almanya'ya yarım saat uzaklıkta beynelmilel bir havalimanına sahip. Bu sebepten dolayı havalimanının ismi Euroairport. İsviçre'nin kuzey batısında yer alan bu şehre havayoluyla gelen yolcuların çoğu Basel havalimanını; Freiburg üzerinden Almanya'ya ya da Mullhouse/ Strasbourg üzerinden Fransa'ya geçmek için kullanıyor. İstanbul'a 2.5 saat uzaklıktaki Basel'e 1988'den beri sefer yapan Türk Hava Yolları, yaz tarifesine dönülmesiyle beraber Basel'e olan haftalık sefer sayısını yediden 11'e çıkardı. Sekiz yıl Slovenya'da kaldıktan sonra THY'nin Basel müdürü olarak atanan Ayhan Öztürk'ten edindiğim bilgiye göre geçen yıl İstanbul'dan Basel'e giden yolcu sayısı 98 bini bulmuş. Bu sayının sefer sayısının artmasıyla birlikte 2014 yılında 135 bin civarına çıkması hedefleniyor.

SESSİZ SAKİN FUAR MERKEZİ
Peki, bu kadar enternasyonal bir konumda olan Basel nasıl bir şehir? Dışarıdan gelen özellikle İstanbul gibi kalabalığın, trafiğin, gürültü ve stresin yüksek olduğu bir yerden geliyorsanız, Basel oldukça sakin geliyor. İnsanların rahat ve telaşsız hayatlarına, araba yerine bisiklet kullanmalarına, özellikle toplu taşımada birbirlerine olan saygılarına ve çevreye olan duyarlılıklarına imrenmemek mümkün değil. İnsan gibi yaşamak derler ya, bunun karşılığını bulduğu yer Basel. Ülkedeki Novartis ve Hoffmann-La Roche gibi önemli şirketler sebebiyle şehir çok fazla göç alıyor. Ancak giriş ve çıkışlar trenle yapıldığı için şehir içindeki araç trafiği yok denecek kadar az. Korna sesi hiç yok. Şehrin içinden geçen Ren Nehri, şehri Büyük Basel ve Küçük Basel olarak ikiye ayırıyor. İki bölgeyi de birbirine bağlayan beş köprü bulunuyor. İsviçre'nin en büyük liman kenti Basel, ülkenin deniz taşımacılığı yükünü de sırtlanmış durumda. Nehir yazın Baselliler'in serinleme imkanı buldukları yer. Konum olarak stratejik bir noktada bulunmasından dolayı ticari ve sanat fuarlarıyla da cazibe merkezi haline gelen Basel'de özellikle yazın hemen her hafta sanat festivali düzenleniyor. Basel'de birkaç gün geçirdikten sonra bu rutin hayat sizi sıkabilir. Daha renkli bir yer görmek isterseniz ümitsizliğe kapılmaya veya çok uzağa gitmeye gerek yok. Basel'e karayoluyla 40 dakikalık mesafedeki Colmar, doğal güzellikleri ve tarihi yapılarıyla içinizdeki sıkıntıyı atmaya birebir.

BALAYININ YENİ ADRESİ COLMAR
Alsas şarap yolunda yer aldığı için 'Alsas şarap başkenti' olarak anılan Colmar, hayranlık uyandıran bir kasaba. Paris'i bile kıskandıracak güzellikleri barındıran saklı bir cennet olan Colmar, standartlardan çıkıp farklı bir balayı geçirmek isteyenler için iyi bir alternatif. Çevrede doğal dokularını kaybetmemiş birbirinden güzel butik oteller mevcut. Her yeri çiçeklerle kaplı ara sokaklarındaki kafeler ve ilginç küçük dükkanlarla dikkat çeken kasabaya gelenleri gotik mimarinin en güzel örneklerinden olan Saint Martin Kilisesi karşılıyor. Hem tarihi hem doğal güzelliklerini bir arada barındıran romantik kasabaya günübirlik turlar da düzenleniyor. Colmar'da Amerika'nın özgürlük heykelini de yapan sanatçı Frederic Auguste Bartholdi'nin doğduğu ev ve müzesini görme, 'Petite Venise' yani küçük Venedik adlı kanalda gondol turu yapma, Fransa'nın en güzel şaraplarını tatma imkanı bulabilirsiniz.

Eğlenmek için Europa-Park
Eğer romantizm, tarihi yapılar bana göre değil ben eğlence arıyorum diyorsanız Colmar'a yaklaşık 40 dakika mesafedeki Almanya'nın Rust bölgesinde yer alan Disneyland'den sonra Avrupa'nın en büyük eğlence parkı Europa-Park size cazip bir seçenek olabilir. Hızlı trenlere binip korku tüneline girebilir, değişik temalara göre hazırlanmış 500'e yakın farklı eğlence parkurunda adrenalinizi yükseltebilirsiniz. Her yaşa göre oyunun olduğu park, yazın günde 50 bin ziyaretçinin girdiği, yılda yaklaşık beş milyon kişinin ziyaret ettiği devasa bir lunapark. Günübirlik giriş'in 36 avro olduğu Europa-Park, etrafındaki çeşitli otellerin konaklama da sunan kampanyalı fiyatlarıyla çok daha cazip hale gelebiliyor. Özellikle altı yaş ve üstündeki çocuklu aileler için müthiş oyun ve eğlence imkanı sunan Europa-Park, okulların kapanmasıyla birlikte çocuklar için muhteşem bir karne hediyesi olabilir. Bu arada bir not: Sürekli farklı etkinliklerin olduğu Europa- Park'ta 8 Ağustost'ta Anastacia konseri var.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.