X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Roma'ya bir ziyaret yetmez
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Roma'ya bir ziyaret yetmez

  • Giriş Tarihi: 28.5.2014

Dünyanın en etkileyici şehirlerinden biri olan Roma'nın keyfini yürüyerek çıkarın. Gezilecek o kadar çok yer var ki tek ziyarette tümünü görmek mümkün değil. Bu nedenle acele etmeden keyfini çıkara çıkara gezin Roma'yı. Yoruldukça bir sokağın merdivenlerinde dinlenin

Mayıs ve haziran Roma'ya gitmek için en ideal aylar. Alternatif bir Roma gezisi için minimum beş gün ayırmak gerekir. Kararınızı "kendi başıma gezerim" diye verdiyseniz yapmanız gereken en önemli şeylerden biri otel rezervasyonunu internet üzerinden yapmak. En az bir ay önceden yapılan rezervasyonlarda yüzde 30 civarında ucuza yer bulabilirsiniz, son güne bırakmayın. Gitmek istediğiniz bazı müzeler için de internet üzerinden önceden bilet alın. Özellikle Vatikan Müzesi için internetten alınan bilet müzeye öncelikli olarak girmenizi sağlar. Kapıdan bilet alırım derseniz saatlerce kuyrukta beklersiniz. Termini Roma'nın merkezinde bulunan metro ve tren yollarının merkezidir. Roma'da bütün yollar Termini'ye çıkar, bunu unutmayın. Ayrıca şehiriçi ve havalimanlarına giden otobüslerin de bulunduğu bir merkez. Termini istasyonu çevresinde çok sayıda otel var. Bu civarda her türlü bütçeye uygun otel bulmak mümkün. Yaklaşık iki buçuk saatlik uçak yolculuğundan sonra Leonardo da Vinci- Fiumicino Havalimanı'na varıyoruz. Burası bütün normal uçuşların yapıldığı Terminal 3. Çıkışa doğru yürüdüğünüzde şehre olan ulaşımla ilgili alternatifleri görüyorsunuz. Eğer sizi karşılayan biri yoksa metro, otobüs ve taksiler hizmetinizde. Metro kişi başı 14, otobüs 5 ve taksi 40-50 avro. Toplu ulaşım araçları Termini istasyonuna gidiyor. Tren yaklaşık 30, otobüs ise trafiğe göre 45-60 dakikada varıyor. Biletler gişelerde, bilet makinelerinde satılıyor. Şehirde ise istasyon yakınlarındaki büfelerden bilet alabilirsiniz. Metrodan ya da otobüsten indiniz. Haritaya baktınız "Otel acaba nerede?" diye düşünürseniz, panik yapmaya gerek yok. Hemen solda İstanbul Kebap var. Sahipleri Türk. Bizim kalacağımız otel istasyona beş dakika yürüme mesafesinde idi. O yüzden taksi kullanmaya gerek kalmadı. Aklınızda olsun konaklama ücretine ek olarak kişi başı günlük 2 avro şehir vergisi ödüyorsunuz. Gezmeye başlamadan önce önce sakin bir yerde haritanızı açın ve gitmek istediğiniz noktaları işaretleyin. Genel olarak Roma'da mutlaka görülmesi gereken 11 yeri şöyle sıralayabiliriz:

St. Peter Kilisesi: Giriş ücretsiz, mutlaka görülmeli. Öğleden önce giderseniz en az bir saatlik kuyruğa razı olmanız gerekir. Ama inanın buna değer. Kiliseye girmek için uygun kıyafet giymek mecburi. Kısa pantolon, şort ya da kısa etekle içeri girmenize izin verilmiyor. Omuzların da açık olmamasına dikkat edilmeli. Kilise bütünüyle bir sanat şaheseri. İçeri adımınızı attığınızda hemen sağ tarafta Michelangelo'nun Pieta heykeli ile karşılaşacaksınız. Daha ileride çapraz sağda Canova'nın Papa 13. Clement heykelini göreceksiniz. Kilisenin alt katında papaların mezarları bulunuyor. Güzellik ve estetik başınızı döndürecek.

Vatikan müzeleri: Biletinizi önceden alan şanslılardansanız uzun kuyruğun yanından geçerek giriş kapısında saatiniz geldiğinde içeriye gireceksiniz. Burada gezilecek çok sayıda galeri ve salon var, o nedenle önceden bir plan yapmakta fayda var. Her yeri dolaşmak mümkün değil. Ancak müzenin starı kuşkusuz Sistine Şapeli. Michelangelo tarafından yapılmış eşsiz sanat eserini mutlaka görün. 33 tavan panelinden oluşan eserin en ünlüsü Adem ve Havva'nın yaratılışını temsil edeni. Müze de gözünüz doymuştur. Ama midenizi de doyurmak gerekir. Vatikan müzesine yakın Cipro metro durağının hemen yakınında Roma'nın en ünlü dilim pizzacısı olan Pizzarium mevcut. Burada oturma yeri yok, seçtiğiniz pizzayı alıp dükkan dışında iliştiğiniz bir yerde afiyetle yiyorsunuz. Kişi başı içeceksiz 8-10 avro arasında karnınızı nefis pizza ile doyuruyorsunuz. Artık yoruldunuz tabii ki. Otele dönüş için Cipro metro durağından Termini'ye kısa sürede gidiyorsunuz. Metro biletini istasyon girişinden tek yön olarak 1.5 avroya alabilirsiniz. Ancak alternatif kartlar da mevcuttur.

Pantheon: M.Ö. 27'den beri ayakta duran Roma tapınağının en büyük özelliği 43 metreye 43 metre olan kubbesi. Pantheon 7. yüzyılda kilise oldu. Buradaki kafelerde ya da Pantheon'un karşısındaki çeşmenin merdivenlerinde dinlenebilirsiniz. Bu bölgeye hem gece hem de gündüz gelmelisiniz.

PIazza Navona: Bu meydana Roma'nın kalbi denebilir. Pentheon'dan beş dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. Hipodrom şeklinde olup heykellerle süslü üç çeşmesi var. Etrafındaki birbirinden güzel kafe ve restoranlarda akşam yemeğinizi yiyebilirsiniz. Roma'da bazı kafelerde ve dondurmacılarda fiyatlar ayakta mı yoksa masada mı yiyeceğinize göre değişiyor. Oturmak isterseniz doğal olarak daha fazla ücret ödüyorsunuz. Ama en ucuzu bakkal ve marketlerden aldığınız yiyecek ve içeceği meydanlarda ya da kilisenin merdivenlerinde yemek. Bu Roma'da sıkça görülen bir manzara. Roma ayrıca bakkal ve küçük marketlerle dolu. Bunu değerlendirebilirsiniz. Örneğin su Colosseum'daki seyyar satıcılarda 2, bakkal da ise sadece 0.50 avro. Gerisini siz düşünün.

Roma Forumu: Tarih içinde yolculuk böyle bir his olsa gerek. Antik Roma'nın merkezi. Yani geçmişte dünyanın merkezi. Colosseum'un hemen yanı. Giriş 11 avro.

Colosseum: Roma İmparatorluğu'nun en büyük amfitiyatrosu. Gladyatör dövüşleriyle ünlü bu merkez için bilet aldıysanız Roma Forumu'nu da bedava dolaşabilirsiniz.

TrevI Çeşmesi: Roma'daki çeşmelerin en ünlüsü. Pantheon'a beş dakikalık yürüme mesafesinde. Buraya ilerlerken kendinizi sanki bir minibüste ilerliyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Ama mutlaka görülmeli. Hatta Roma dondurması eşliğinde etraf seyredilebilirsiniz. Roma'da olmazsa olmaz bir ziyaret yeri.

Capıtolıne Hıll: Roma İmparatorluğu'nun politik merkezi. Roma'nın yedi ünlü tepesinden biri. Roma parasının basıldığı ve dünyaya 'para' kelimesini hediye eden Juno Moneta Mabeti'nin olduğu yer.

Vıterıo Emanuele Monument: Şehrin önemli merkezlerinden biri.

İspanya Merdivenleri: Buraya da ister metro ile ister yürüyerek ulaşabilirsiniz. Roma'da bir merkezden diğerine gitmeye çalışırken asla canınız sıkılmaz. Sürekli süprizler sizi şaşırtmaya devam eder. Mayıs ya da haziran aylarında Roma'da iseniz sokaklarda yasemin kokuları size eşlik eder. Dolaşmaktan ve yeni keşiflerden gerçekten başınız döner ve yorgun düşersiniz. Yorulduğunuzda ise oturacağınız bir kafe muhakkak vardır. En kötü ihtimalle bir merdiven bulunur civarda. Bu gezdiğiniz meydanları mutlaka gece de gezmelisiniz. Cumartesi ve pazar akşamları insan seli caddelerden akar. Gece yarısı bir müzeye ya da bir etkinliğe girmek için yüzlerce metre uzayan insan kuyruğuna denk gelip şaşırabilirsiniz. Ama Roma sabaha kadar her anlamda yaşayan bir şehir. Aynı anda onlarca etkinliğe denk gelebilirsiniz.

GALERIA BORGHESE: Dünyanın en önemli sanat galerilerinden biri olan, Villa Borghese bölgesinde bulunan Galleria Borghese'a gitmek şart. Giriş için rezervasyon gerekebilir. Müzenin içinde hiçbir eser olmasa bile sizi etkileyen bir yönü var. Öyle güzel tasarlanmış ki, sadece tavan ve duvar işlemeleri bile gezip görmeye değer. İçindeki eserlerin değerini ve güzelliğini anlatmaya gerek yok, gidince göreceksiniz. Bernini, Canova, Raphael, Caravaggio ve daha birçok sanatçının heykel ve resimlerini göreceksiniz. Müzenin, Roma'da Collesium dışındaki tüm müzeler gibi Pazartesi kapalı olduğunu hatırlatayım. Roma da görülecek yerleri üç-beş günde bitiririm diyene sakın inanmayın. Bitmez. Bu ilk ise ikinci sefere daha iyi hazırlanın. İsterseniz bir günlüğüne Floransa gezisi de organize edebilirsiniz. İki alternatifiniz var bunun için; hızlı ve normal tren. Fiyatlar değişken, sabahın erken saatlerinde olan biletler doğal olarak daha ucuz. Eğer vaktim var, biraz da erken kalkarım diyorsanız normal trenle daha ucuza (tek yön 21 avro) 3.5 saatte Floransa'dasınız. Hızlı trenle ise bir saat 45 dakikada ulaşım sağlanıyor. Tek yön saatine göre değişmekle birlikte 30 avro civarında. İnternetten alım yapılabilir. Bir de istasyonda bilet makineleri var, ayrıca görevlilerden de bilet alınabilir. Alınan biletler trene binmeden önce dışardaki makinelerden mutlaka geçirilerek aktif hale getirilmeli. Ayrıca otobüslerde de biletler otobüs içindeki cihazlardan geçirilmeli. Yoksa ceza gelebilir. Tatil bitti dönüş nasıl olsun. Dönüşte havalimanına tren kişi başı 14, otobüs ise 4 avro. Dönüşte strese girmeyin ve trenle gidin. Çünkü otobüs trafiğe göre geç kalkıp, geç gidebilir. İlle de otobüs derseniz yolu bir saat 15 dakikadan hesaplayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.